İsmail Küçükkaya ismail.kucukkaya@aksam.com.tr

kategori2

Atatürk'ün yalnızlığı O'nu anladığımızda bitecek

Anlamak, sevmekten daima daha zordur. 10 Kasımları, Atatürk'ü saygı ve minnetle anarken, O'nu daha iyi anlamanın günlerine dönüştürmek zorundayız. Hafta boyu Atatürk'ün, 'tarihi liderlere özgü yalnızlığını' tartıştık. 'Atatürk'ün yalnızlığı O'nu gerçekten anladığımızda bitecek.'

Obama, ABD başkanı seçildiği gün yaptığı konuşmasında, 'bugün kurucularımızın idealleri gerçek oldu' diyordu. Sonra da 'hâlâ atalarımızın hayallerinin gerçekleşeceğinden kuşkusu olan varsa...' diyerek seçimin böyle düşünenlere cevap olduğunu söylüyordu.

Düşünün, dünyanın en güçlü devletinin başkanlık koltuğuna oturan bir siyasetçi, ülkesinin 232 yıl öncesine referans yapıyor. 'Değişim, özgürlük ve umut' diyerek kampanya yürüten ve olağanüstü bir rüzgâr estiren Obama, köklerine atıfta bulunuyor.

Obama'dan alınacak dersler yok mu? 'Biz bugün kurucularımızın ideallerine ne kadar yakınız, o idealleri ne kadar benimsemiş durumdayız?' 10 Kasımlarda bu soruları yanıtlamak zorundayız. 'Kurucularının ideallerini, devletlerinin kuruluş felsefelerini kendilerinde, toplumsal varlıklarında yaşatamayan ülkeler, değişim ve dönüşümü yaratacak inanç ve umudu taşıyamazlar.' Her millet, devletini kuranlara, borçludur, hiçbir zaman ödenemeyecek kadar borçlu...

Mustafalaştırmak...

Atatürk'ü anarken, 'Mustafa belgeseli' üzerinde hakkıyla durmak gerekiyor. İnsanlardaki reaksiyonun sebeplerini anlamak zorundayız. Günlerdir bunu yapmaya çalışıyorum. Filmi izledikten sonraki görüşlerimi yazmıştım. 'Filmi beğenmedim, sakıncalı ve eksik buldum, bunu aktardım.'

Sonraki günlerde tartışmanın çok yanlış bir minvalde yürüdüğünü görüyoruz. Eleştirilerin düzeysizleştiği ortada. Tartışmayı filmin işlevi ve analizi üzerinden götürmek lazım. Atatürk'ün toplumumuz nezdindeki yerini net görebilmek için filmi izleyenlerin neden tepki gösterdiklerini analiz edelim. Bana kalırsa, izleyenler Atatürk'ün iyi, ya da kötü resmedilmesinden daha çok 'Mustafalaştırılmasına' tepkililer.

Filme, 'Mustafa' ismi konulmasıyla reaksiyon başlıyor. Ulusal önderimizin 'bir kimlik olmaktan çıkarılıp', 'zaaflarıyla birlikte bir kişiliğe dönüştürülmesi' şok etkisi yarattı. 'Sıradanlaştırma' girişimi gibi görüldü.

Atatürk, insanlar için hiçbir zaman bir kişi olmadı. O, çok derin anlamlar ifade eden tarihi bir kimlik.

Toplumsal olarak ihtiyacımız olan şey de onun yapıştırıcı, yol gösterici kimliği.

Liderler, hayattayken hem kişidir hem de kimlik. Ancak tarihi liderler, hele bir ulusun kurucu ideolojisinin parçası olmuş figürler artık sıradan bir kişi değil, kalıcı kimliktirler. Can Dündar'ın yaptığı hata Atatürk gibi bir dehayı, hiç gereği yokken kişilik düzeyinde sergilemek oldu. Oysa Atatürk'ün simgelediği duygu, yıkılmış bir imparatorluktan bir Cumhuriyet kurmak, mağlubiyetten efsanevi bir zafer yaratmaktı. O, birleştirici bir kimliktir, etnik köken, dil, din, mezhep farkı gözetmeden...

Klişe Atatürkçülüğe hayır

Film, zamanlama olarak tepki yaratmaya uygun bir iklime denk geldi. Cumhuriyetin kuruluş ideolojisi ciddi tehditlere maruz kalıyor. Etnik ve dinsel kimlikler, mezhepsel ayrıştırma çabaları ön planda. Dünya sathında etkileri görülen devletlerin parçalanma sürecinin riskleriyle karşı karşıyayız. Sürekli alt kimliklere vurgu yapılıyor. Bir de bunların üzerine 'liberal faşizm' yaşıyoruz. Hırçınlaşan ve başka kimseye söz hakkı tanımayan, kendi aralarında adeta cemaat oluşturan aşırı liberaller, kuruluş felsefesine ait her türlü değere ve kuruma saldırıyorlar.

Peki ne yapmalı?

Atatürk'ü sevenler olarak, O'nu klişelerden kurtarmak zorundayız. Ezberlenen Atatürkçülükten fikri Atatürkçülüğe geçeceğiz. Atatürkçülük zaman ötesidir, ilerleme ve devrimciliktir, yeniliktir. Cumhuriyeti kurarken O'nun düşündüğü idealleri her zaman yaşatacak ve tazeleyecek bir dinamizm gerektirir Atatürkçülük. Ama bunları, elinde rakı kadehiyle Atatürk'ü göstererek değil, fikirlerini tartışarak başarabiliriz. 'Atamızın hayallerinin gerçekleşeceğinden kuşkusu olan var mı?'

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3