İsmail Küçükkaya ismail.kucukkaya@aksam.com.tr

kategori2

Obama Bush'laşırsa...

Dünya, ABD kaynaklı derin bir küresel krizin içinde. Acaba son yüzyılın en önemli ekonomik darboğazı başka siyasal sonuçlar üretmeyecek mi? Yirmi yıl sonra nasıl bir dünyada yaşıyor olacağız? 'Tek süper güç dönemi' bitecek mi? Peki Türkiye, bu dönüşüm sürecinden nasıl etkilenecek?

Bilirsiniz, Amerika'da görev süresi dolmak üzere olan başkanlara 'lame duck' (topal ördek) denir.

Küresel güç dengelerine uzun perspektif merceğinden bakanlar, Çin, Hindistan ve Rusya'nın gelecek analizlerini yapınca 'ABD'nin etkinliği kademeli olarak azalacak' öngörüsünde bulunuyorlar. 2025 yılında dünyada yepyeni bir güç dengesi oluşacak. Bu değerlendirmeler ışığında, 'ABD topal ördek sendromu yaşıyor' tanımlaması yapıyorlar. Yani 'altın çağın son günlerindeyiz' diyorlar. Günün sorusu şu:

'Amerikan Yüzyılı'nın sonu geliyor mu?

Obama, henüz görevi devralmadı ama ekibini oluştururken, 'ulusal güvenlik siyaseti partiler üstüdür' diyerek Bush döneminin kilit isimleriyle çalışma kararı aldı. Ulusal güvenlik alanında Obama kendisini, ABD'yi ve tüm dünyayı Bush'a yakın isimlere teslim etti. Savunma Bakanlığı, Ulusal Güvenlik Danışmanlığı ile Adalet Bakanlığı'na yapılan atamalar, Bush döneminin uzantısı. Eski Genelkurmay Başkanı James Jones Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanlığı'na getirildi, Bush'un adamı. Savunma Bakanı Robert Gates, Obama yönetiminde aynı görevi sürdürecek. Bush döneminin eski Adalet Bakan Yardımcısı Eric Holder, Obama'nın Adalet Bakanı oldu. Listeyi biraz daha uzatmak mümkün.

//c

Fehmi Koru ne der acaba?

Ünlü yazar Fehmi Koru, 'Erdoğan Obama gibi geldi, Bush gibi oldu' demişti de kıyamet kopmuştu hani. Başbakan Erdoğan, kendisine de yakın olan ama Cumhurbaşkanı Gül'le dostluk ilişkisi bulunan Fehmi Koru'ya çok sert tepki göstermişti. Galiba, bu olup bitenlerin ardından şimdi, 'Obama daha koltuğa oturmadan Bush'laşmaya başladı' yorumları gelecektir. Şaka bir yana, 'devlette devamlılığın', 'ulusal güvenlik alanında istikrar ve tutarlılığın', 'devletlerin kendi ulusal çıkarları doğrultusundaki temel politikalarının kadrolarla değişmeyeceği gerçeğinin' anlaşılması gereken günlerdeyiz. Obama'ya çok aşırı beklenti yüklenildiğinin farkındayım. Nitekim o, 'farklılığını gösterebileceği geniş bir siyasal ve sosyal coğrafya' bulabilir. Ancak gördüğünüz gibi ulusal güvenlikte 'ayrışma' yerine 'devamlılık' ilkesine inanıyor. Ben, kendi devlet adamlarımızdan da hep bunu beklerim.

Son günlerin tartışması, 'devlet-millet çatışması veya buluşması', üzerinde dikkatle durulması gereken bir konu. Uzunca bir zamandır bizde 'Devletle millet birbirine karşıdır' gibi bir paradigma işletiliyor. Çatışma üzerine kurulu bir model. Erdoğan'ı da bu modellemeye göre pozisyonlamışlardı. Devleti 'ürkülecek bir cihaz' gibi sunuyorlar. Bu, daha fazla götürülmesi mümkün olmayan bir yaklaşımdır. İşte şimdi yeni bir paradigmayla karşı karşıyayız.

//c

Düzeltici savaş döneminde barış mı olur?

Temel prensip şöyledir: 'Köklü devletlerde iktidara gelen partiler dış politikaların yönünü değiştirmezler.' Ana çizgilerde, genel eğilimlerde radikal kırılmalar olmaz. Hükümet edenler reform yapabilirler, devrim değil.

Şimdi devlette bütünleşme günlerindeyiz. Küresel kaos dönemi için iç dizaynı değiştirmek şart. Deniz Baykal'ın bize cumartesi günü söylediklerine bakınız. Deniz Bey 'muhafazakâr kesimle Cumhuriyeti buluşturmaktan' bahsediyor, sahici kaynaşma öneriyor.

AKP, CHP ve MHP'nin her birinin farklı coğrafyalara yönelik açılımları tesadüf olamaz.

Kimlik siyasetleri terk ediliyor. Güçlü ve kapsayıcı bir devlete doğru evriliyoruz. Milletin de sürece katıldığı günlerdeyiz. Devleti millete taşıyorlar, millete devleti sevdiriyorlar. Bu Ankara'daki hava.

Washington, dünya politikalarını üreten, çatışmadan beslenen bir merkez. Öyle birdenbire özgürlük ve demokrasi vurgusu yapan bir devlete dönüşemez. Devletlerin stratejileri kalıcı ve yerleşiktir. Çin, Hindistan ve Rusya demiştik. Bu ülkeler büyüyorlar. ABD ise küçülüyor. Büyük güçlerin çöküşü çok uzun vadeli bir dönemsellik taşır. Obama'yla vitrin yenilediler. Bush'un vahşi yaklaşımlarının oluşturduğu anti Amerikan havayı dağıtmak istiyorlar. Kaynayan ve kanayan coğraflarda çatışmalar devam edecek. Kapitalizm büyük krizlerden daima büyük savaşlarla çıkmıştır, buna 'düzeltici savaş' diyorlar. Estirilen barış havalarına kanmayın.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3