Ne demiş halkımız? 'Bir musibet bin nasihatten iyidir...'
BaÅŸkent DoÄŸalgaz A.Åž. Genel Müdürü Veysel Karani Demir Bey'in başına gelenlerden çıkaracak o kadar çok ders var ki. Hemen bizim ders sunumunun içine aldık... ÖÄŸrendiklerimiz ÅŸunlar:
1. Medya iliÅŸkileri öyle 'Çıkarım aslanlar gibi konuÅŸurum'la kotarılabilecek iÅŸlerden deÄŸildir. Çünkü, bu varsayım en azından öncelikle 'aslanlar gibi' olmayı gerektirir... Aslan deÄŸilseniz ve buna raÄŸmen aslanlar gibi davranmayı planlıyorsanız, o zaman iletiÅŸimin balta girmemiÅŸ ormanında başınıza geleceklere razı olacaksınız...
2. Aslanlar gibi olsanız dahi 'medya iliÅŸkileri eÄŸitimi' almanız ÅŸarttır... 'Gazeteci kim ki, onunla konuÅŸmanın eÄŸitimi mi olurmuÅŸ?' derseniz; en kısa zamanda kendi ayağınıza ateÅŸ etmeniz mukadder olur; gazetecinin kim olduÄŸunu size öÄŸretirler; hem de çok kısa sürede...
3. Sayın Gaf Müdürü 'medya iliÅŸkileri eÄŸitimi' almış olsaydı; durduk yerde ortalığa atılıp basın toplantısı düzenlemeden, durumu bir de iÅŸin uzmanlarıyla istiÅŸare etmesi gerektiÄŸini bilirdi. Kerameti kendinden menkul, kendini uzman sananlarla deÄŸil, bu alanda aslan vurmuÅŸ gerçek ustalarla... Onlar, 'Medya iliÅŸkilerinin uzmanı mı olurmuÅŸ, çıkıp aslanlar gibi...' yaklaşımının ne kadar yanlış olduÄŸunu anlatırlardı müdür beye...
4. EÄŸer kendini her ÅŸeyi bilmek zorunda hissetmeyip uzmanlarla istiÅŸare etme kültürünü edinmiÅŸ ya da iletiÅŸimin en temel kurallarına en azından kulak kabartmış olsaydı, o zaman hedef kitlenin kültür ve deÄŸerlerini rencide edecek tutum ve davranışlardan kaçınması gerektiÄŸini bilecekti. 'Üstleri çıplaktı', 'Kısa keselim camiye gideceÄŸim', 'Åžirketi eleÅŸtirmeyin fiyatını düÅŸürürsünüz...' gibi özellikle acılı aileleri ve kamu vicdanını rencide edecek, 'it yese kudurur' türünden kelamlar etmeyecekti...
5. EÄŸer, örneÄŸin iletiÅŸimi bilmediÄŸini bilmeyen Belediye BaÅŸkanı, hiç deÄŸilse yanındaki üst düzey yöneticilerin iletiÅŸim konusunda bir nebze olsun eÄŸitilmelerini saÄŸlamış olsaydı, Veysel Bey, çıktığı yolun kendisini toplumsal intihara götüreceÄŸini sezer, 'sıcak kestaneleri ateÅŸten almak' için hemencecik 'teÅŸne' olup ortalığa dökülmezdi...
6. Bırakın tecrübeli iletiÅŸimcileri, adam gibi bir iletiÅŸim fakültesinde 4'üncü sınıfa kadar gelmiÅŸ bir öÄŸrenci bile, genel müdürün basın toplantısına o kılıkta çıkmasına izin vermezdi...
7. Veysel Bey, medya ile iliÅŸkilerin insana anadan doÄŸma DNA - RNA molekülleri ve genler vasıtasıyla geçen bir yetenek olmadığını bilmiyordu herhalde... Herkesin bir gün ihtiyaç duyabileceÄŸi, öÄŸrenilebilen, her yönetici için edinilmesi ÅŸart, meslek” bir refleks olduÄŸunu kavramış olsaydı; belli bir aÅŸamadan sonra konuÅŸtukça batacağını da bilecek ve 'ilahlar kurban istiyor' gibi sadece bugününü deÄŸil geleceÄŸini de tehlikeye sokacak kritik saptamalarda bulunmayacaktı...
8. Hele sonrasında 'İfadelerim iÄŸrenç bir ÅŸekilde çarpıtılarak kamuoyuna yansıtıldı' ÅŸeklindeki açıklamayı yapma konusunda ona kim akıl verdiyse Veysel Bey'in o kiÅŸi ile iliÅŸkilerini hayat boyu kesmesi yerinde olur. Bütün gazeteler aynı ÅŸeyi yazdı mı, burada saptırma olamayacağını Halkla İliÅŸkiler'e GiriÅŸ (101) dersinde okuturlar...
9. Gerekli eÄŸitimi almamış yönetici ÅŸu sorunun yanıtını bulmakta da zorlanabilir: Kriz durumunda ilk yapılacak iÅŸ nedir? Aynı zamanda en klasik sınav sorumuzdur bu. Yanıtı da çok basittir hani: Önce ÅŸu iki sorunun karşılığı bulunur: Krizin muhatabı kimdir? Hasarın boyutu nedir? Çünkü tepki, hasarın boyutuna göre verilir...
Veysel Bey'in bu bilgisi olsaydı ya da bu bilgiye haiz bir uzmanı, o zaman muhatabı görülmeyeceÄŸi bir olayın tarafı olmamayı da seçebilirdi... 7 gencin bir gecede hayatını kaybettiÄŸi bir olayda hasar, sadece kimsenin daha önce adını duymadığı bir genel müdürün çıkıp konuÅŸması, sonrasında da istifa etmesiyle karşılanamaz.
10. İşin en acı tarafı, yukarıda sıralanmış ve iÅŸi ekseninden tamamen koparmış gaflar dışında, Genel Müdür'ün söylediklerinde pek çok haklılık payı olabileceÄŸi gerçeÄŸidir. Ancak gerçeklik (reality) o kadar ağır basmıştır ki hakikatle (truth) kimse ilgilenmemektedir artık. 'SöylediÄŸin her ÅŸey doÄŸru olsun ancak aklına takılan ve doÄŸru sandığın her ÅŸeyi söyleme!' ilkesinin geçerliliÄŸi bir kez daha kanıtlanmıştır.
GeçmiÅŸ olsun Veysel Bey'e... SaÄŸlam durmazsa eÄŸer, bazen böyle arkasından itiverdikleri zaman dikelemez insan... Bir de hazırlıksız yakalandı mı, bir daha türbülanstan zor çıkar... Yalnız ÅŸunu bilin ki, ilahlar sadece sizinle yetinmeyecek; baÅŸka kurbanlar da isteyecektir...
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.