2008 yılının son günlerinde ünlü Samuel Huntington öldü. Rahmetli ilginç bir adamdı. Yılbaşı tatili bize biraz zaman bahÅŸetti ve Huntington ile ilgili birkaç satır karalayabildik.
Uluslararası bir ÅŸöhret olan Samuel Huntington, 1993 yılında 'Clash of Civilizations' (Kültürlerin Çatışması) makalesini Foreign Affairs dergisinde yayınladığı zaman pek çok tepkiyle karşılaÅŸtı ve birçok kiÅŸinin de dikkatini çekti. 1996 yılında bu yazısını geniÅŸleterek kitap olarak yayınladığında on yıl sonra, dünyanın büyük çapta bu kitapta söylenenler çerçevesinde geliÅŸeceÄŸini pek kimse düÅŸünmemiÅŸti.
Samuel Philips Huntington 1927 yılında New York'ta doÄŸdu. 16 yaşında Yale Üniversitesi'ne girdi. Dört yıllık öÄŸrenim dönemini iki buçuk yılda tamamlayarak 18 yaşında mezun oldu. Askerlik görevini tamamladıktan sonra Chicago Üniversitesi'nden Master ve Harvard Üniversitesi'nden Ph.D. derecelerini alarak 23 yaşında Harvard'da ders vermeÄŸe baÅŸladı. Ölümüne kadar da derslerine devam etti. 1977-78 yıllarında BaÅŸkan Jimmy Carter döneminde Beyaz Saray'da Ulusal Güvenlik Konseyi Güvenlik Planlama Koordinatörü olarak görev yaptı.
Huntington'un ilk ses getiren kitabı 1957 yılında yayınlanan 'The Soldier and the State' (Asker ve Devlet) idi. Yayınlandığında oldukça geniÅŸ tartışmalara neden olan bu kitap, bugün de ABD sivil-asker iliÅŸkileri konusundaki en etkili kitap olarak görülmektedir.
1968 yılında yayınlanan 'Political Order in Changing Societies' (DeÄŸiÅŸen Toplumlarda Siyasal Düzen) modernizasyon teorisyenlerinin, sömürge olmaktan yeni kurtulan ülkelerde ekonomik ve sosyal ilerlemenin kalıcı demokrasileri yerleÅŸtireceÄŸini ileri süren geleneksel görüÅŸlerine karşı çıkıyordu. Huntington'a göre, toplumlar modernleÅŸtikçe, daha karmaşık ve düzensiz duruma geliyorlardı. Bu karmaşıklığa sebep olan sosyal modernizasyon, siyasal ve kurumsal modernizasyonla aynı zamanda gerçekleÅŸmediÄŸi takdirde, sonuç ÅŸiddet olabilirdi.
Huntington bu kitabında ileri sürdüÄŸü tezleri matematiksel formüllerle destekleme çabasını göstermiÅŸti. Ancak bu çalışması ABD Ulusal Bilimler Akademisi üyelerinin çoÄŸunluÄŸunca kabul edilmemiÅŸ ve akademi üyeliÄŸi iki defa reddedilmiÅŸtir.
Huntington'un öÄŸrencilerinden Francis Fukuyama 1992 yılında yayınlanan 'The End of History and the Last Man' (Tarihin Sonu ve Son İnsan) kitabında soÄŸuk savaÅŸ sonrasında komünist dünyanın yıkılması ile tarihin sonunu ilan etmiÅŸti. Huntington'un karşı tezlerini içeren 'Clash of Civilizations' (Kültürlerin Çatışması) bugün en fazla sözü edilen ve baÅŸvurulan bir siyasal bilim kitabı olmuÅŸtur. Huntington, kısaca soÄŸuk savaÅŸ sonrasındaki anlaÅŸmazlıkların, daha çok, sık ve ÅŸiddetli olarak, ideolojik farklılıklardan deÄŸil, kültürel farklılıklardan oluÅŸacağını ileri sürmektedir. Huntington dünyadaki uygarlıkları yedi veya sekize ayırmaktadır:
1) Batı, 2) Latin Amerika, 3) İslam, 4) Çin, 5) Hindu, 6) Ortodoks Hıristiyan, 7) Japon ve 8) Afrika.
Ona göre kültürler arasındaki gerilimlerin uzlaÅŸmaz farklılıkları dikkate alınmadığı takdirde Batı ülkeleri hakimiyetlerini kaybedeceklerdi. Her ne kadar Huntington çeÅŸitli kültürler arasındaki çatışmadan söz etmekteyse de, kamuoyunun ilgi odağı Judeo-Hıristiyan Batı ile İslam arasındaki çatışma olmuÅŸtur.
Pek çok ekonomist insanın 'homo economicus' kavramına indirgenebileceÄŸini düÅŸünür. Ancak dikkatli bir gözlemci dünyanın pek çok baÅŸ edilemez çatışmalarının kültür ve tarih farklılıklarından ortaya çıkmakta olduÄŸunu görür. Hindistan ve Pakistan veya İsrail ile Arap dünyası arasındaki çatışmanın GSMH ve ekonomik çıkarlar ile iliÅŸkisi oldukça azdır.
Huntington'un son kitabı 'Who Are We' (Biz Kimiz) 2004 yılında yayınlandı. Konusu Amerikan ulusal kimliÄŸiydi. Latin Amerika'dan gelen büyük göç dalgası nedeniyle, öngörülebilir kadar kısa bir süre sonra ABD'nin iki halklı, iki kültürlü ve iki dilli olarak ikiye bölüneceÄŸini iddia etmekteydi.
Son olarak Huntington'un 'Kültürlerin Çatışması' tezinin güncelliÄŸini düÅŸünerek ondan birkaç satır aktaralım.
'Benim hipotezim, yeni dünyada temel çeliÅŸki kaynağının öncelikli olarak ideolojik veya ekonomik olmayacağıdır. İnsanlığın parçalanmasındaki hakim çeliÅŸkinin kaynağı kültürel olacaktır. Dünya olaylarında ulusal devletler en güçlü aktörler olarak yer alacaklar, fakat küresel politikanın temel çeliÅŸkileri farklı uygarlıklardan olan uluslar ve ulus grupları arasında ortaya çıkacaktır. Kültürler arasında çatışma küresel politikaya hakim olacaktır. Uygarlıklar arasındaki fay hattı geleceÄŸin savaÅŸ cephelerini meydana getirecektir.'
'Batı, dünya hakimiyetini düÅŸüncelerinin veya deÄŸerlerinin veya dininin yüceliÄŸi ile deÄŸil, fakat organize ÅŸiddet uygulayarak kazanmıştır. Batılılar çok defa bu gerçeÄŸi unutuyorlar, fakat Batılı olmayanlar asla unutmuyorlar.'
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.