Deniz Gökçe deniz.gokce@aksam.com.tr

kategori2

Kabadayılık zamanı değil!

Bizim ulemanın ve halkın çoğunluğuna sorarsanız, AB gibi siyasi veya euro gibi parasal-ekonomik sistemlere girmekte pek fayda yoktur. Çünkü bizim bir yargıya ulaşmamız için gerçekleri bilmek önemli değildir. Çünkü inanç sistemleri bize yeter! İlaveten tuhaf bir özgürlük ve milliyetçilik kavramımız da var.

Burada AB ve euro gibi sistemlerin faydasına dikkat çekmek istiyorum. Bilindiği gibi Danimarka, İngiltere ve İsveç euro sisteminin dışında kalmayı yeğlemiş ülkeler. Şu anda cezalarını görmekteler! Danimarka tüm Avrupa'da en önce resesyona girmiş olan ülke. Durgunluğa ilave olarak parasının pul olmasını önlemek için son birkaç ayda durgunluk ortamında iki defa faiz artırımı yaptı hem de enflasyon düşerken. İngiltere'nin durumu ise malum. Avrupa'nın en büyük ekonomilerinden biri ve büyüklerin içinde şu anda en çok sürünmekte olan ve sürünmeye de en uzun devam edecek olan ekonomi o! İngiltere hem resesyona girdi, hem dev bütçe açığı yaşayacak, hem parası değer kaybetti, hem işsizlik çok yükseliyor. Krizden en geç çıkacak ülkelerden biri ise İngiltere! İsveç de Danimarka ve İngiltere gibi ciddi sorunlu durumda ve kurtarma paketleri kullanmak zorunda. Yani euro dışındakiler oldukça problemli. Macaristan ve Ukrayna gibilerini tartışmıyoruz bile!

Bu örneklerden daha da ilginç olanı ise Rusya! Rusya bir petrol ülkesi. Ama petrol mutluluk demek değil. Petrol bulan ülkelerden durumu iyi olan (Norveç dışında) ülke pek yok.

İsterseniz bir Venezüella sayılarına bakın, nasıl sürünmekteler, dev petrol kaynakları ile! Chavez petrol bolluğunda bile Latin Amerika'nın belki de en yüksek enflasyonunu yarattı: Tamı tamına yüzde 35 enflasyon! Faiz yüzde 18, işsizlik de yüzde 7, borsa da son bir yılda yüzde 60 değer kaybetti. Tüm bunlar 50 milyar dolar cari denge fazlasına rağmen!

Rusya blokların dışında, ama gaz ve petrol ülkesi. Ama diğer taraftan da kabadayı. Gürcistan'a bir girdi. Bir günde 20 milyar dolar ülkeden uçtu. Bir ayda ülkeden seksen milyar dolar çıktı. Temmuz ayında toplam 600 milyar dolara yakın döviz rezervi ile krize başlayan ve cari denge fazlası şu anda 117 milyar dolar civarında olan (eylül sayısı) Rusya, şu anda 450-475 milyar dolara yakın döviz rezervi ile duruyor. Ne var, durumu gene de iyi diyeceksiniz ama, bir de Rus şirketlerinin dışarıdan aldıkları döviz kredileri var. Rus şirketlerinin dışarıdan aldıkları döviz kredileri eldeki döviz rezervlerinden fazla! Rusya'da borsa son yılda yüzde 70 değer kaybetti. Bu yıl yüzde 6 civarında olması beklenen reel büyümenin 2009 yılında yüzde 3 değerine düşmesi bekleniyor. Bu da döviz kaçışı durur ve döviz kredileri gelmeye veya yenilenmeye devam ederse ve petrol fiyatı da daha da düşmezse. Yoksa reel büyüme 1998 yılında olduğu gibi sıfırlanır ve Rusya ekonomisi karışır.

Petrol fiyatları yükselirken değer kazanan ruble, petrol fiyatları düşerken ve uluslararası kabadayılık da faturayı büyütürken değer kaybetmeye başladı. Bunun arkasında kredilerin çıkması kadar, Rus vatandaşlarının da rubleden dövize geçmeleri, yani kendi ekonomilerine güvenlerinin kaybolması ve hızla dolarize olmalarının (dolar almak demek) etkisi var! Bankalar da sıkışıyor ve banka kredilerinin geri dönmesi de sorun olmaya başladı.

Rusya Merkez Bankası kasım ayında rublenin bir miktar değer kaybetmesine izin verdi. Faiz hadlerinin de yüzde 12 değerine yükseltti. Rusya da sanayi üretimi durdu ve Rusya durgunluk ve enerji bolluğu içinde faiz arttırmak zorunda kalanlardan! Ekim ayında enflasyon yüzde 14 civarında olduğundan ve döviz kaçışını da önlemek gerektiğinden Rusya yakında faizleri daha da arttırmak zorunda kalacak.

Rublenin değer kaybetmesine faiz daha da yükseltilerek direnmeye çalışılırsa, ekonomi daha da durgunlaşacak ve döviz rezervi kaybı da gene gerçekleşecek. Eğer rublenin değer kaybına izin verilirse de bu sefer iç siyasette Putin ve adamı Medvedev itibar kaybedecekler, çünkü paranın değer kaybına izin vermeyeceklerini halka defalarca söylemiş, vaat etmişlerdi.

Dünyada bankacılık krizi ve ciddi durgunluk tehlikesi olduğu zaman kabadayılık ve blokların dışında kalmanın getirdiği yalnızlık, ekonomik faturanın daha da büyümesine neden oluyor.

Bakın İtalya, Yunanistan, İspanya ve Portekiz ve benzeri euro sistemi içindeki ekonomilere. Çok problemliler ama, en azından döviz kuru riski yaşamıyorlar!

Biz de kabadayılığı bırakıp bir an evvel IMF ile anlaşsak iyi olur! Çünkü o zaman euro sistemi benzeri bir sigortamız olacak. Bugün kabadayılık günü değildir!



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3