Deniz Gökçe deniz.gokce@aksam.com.tr

kategori2

Mundell ne diyor?

Cuma günü Bahçeşehir Üniversitesi ile ABD Columbia Üniversitesi ikitisatçılarının katıldığı bir konferansta uluslararası şöhretli ve Nobel'li Dr. Robert Mundell, Dr. A. Lukauskas, Dr. F.L.Rivera-Batiz global kriz ve etkileri konusunda konuşma yaptılar, Dr. Taner Berksoy, Dr. Seyfettin Gürsel ve ben ise onların konuşmalarının sonrasında kendi görüşlerimizi aktardık veya soru sorduk.

Bu konferansta açılış konuşmasını yapan Maliye Bakanı Kemal Unakıtan dünyanın bundan sonra eskisi gibi olmayacağının altını çizdi ve Türkiye'nin de krizden etkilenmeye çoktan başladığını vurguladı. Unakıtan Türkiye'nin iki temel sorunun yıllardır çözmeye çalıştığımız bütçe açığı (ve bu nedenle oluşan borç stoku) ile çok derin yapısal bir sorun olan cari denge açığı olduğunu belirtti. 2001 krizi sonrasında bütçe ve borç sorununun halledildiğini, ancak cari denge açığının Osmanlı'dan beri sürdüğünü ve bugün de en önemli sorun olduğunu vurguladı. Türkiye'nin önündeki sorunun ise katma değeri yüksek ürünler ihracatı için yapısal değişikliğin yaratılması olduğunu gündeme getiren Unakıtan, bu nedenle teknoloji, verimlilik, Ar-Ge, innovasyon ve yatırım ortamı gibi kavramların önümüzdeki dönemde ön plana çıkartılması gereken kavramlar olduğunun altını çizdi. Son yıllarda birkaç kriz yaşayan Türkiye'nin bugün krizler karşısında politika hataları yapan gelişmiş batı ülkelerinden daha fazla kriz yönetimi becerisi olduğunu da söyleyen Unakıtan, ülkemizin dünyada kurulacak yeni uluslararası sistemin ne olması konusunda aktif şekilde fikir üreteceğini de belirtti.

Konferansın en şöhretli konuk konuşmacısı olan Robert Mundell ise, krizin gelişme sürecini özetledikten sonra geleceğe dönük tedbirler alınabilmesi için geçmişte yapılan politika hatalarının iyi anlaşılması gerektiğini vurgulayarak kendi bakış açısı çerçevesinde nelere dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Mundell yazıp çizdiklerini yakından izleyenlerin bildiği gibi, uzun zamandan beri dünyada tek bir para olması gerektiğini vurgular. Dolayısı ile de sabit kur sistemini ön plana çıkartır. Bunun dünya çapında olamaması halinde (siyaseten engel var ve tüm dünya 'optimal currency area' değil, yani ekonomileri benzer değil) ise bölgesel bloklar (yani AB gibi parasal birlikler içinde) sabit kur uygulaması tavsiye eder. Mundell, birincisi , dünyadaki birkaç önemli paranın mesela dolar ile euro arasındaki paritenin dalgalanmasının ve ikincisi dünya çapında gerçekleşecek olan deflasyonların dünyadaki tüm mali sektör ve bankacılık krizlerin anası olduğuna da inanır. Mundell ayırca arz yönlü iktisada ve kurumlar vergisi oranlarının düşürülmesinin gerektiğine inanan , Kanada asıllı ama ABD ve İngiltere eğitimli, fakat oldukça muhafazakar bir iktisatçıdır. Dışa açık ülkelerde faiz, kur, maliye politikası ve kambiyo rejimi miksinin ne olması gerektiği konusunda geliştirdiği ve bugün Mundell-Fleming modeli diye anılan model çerçevesindeki tavsiyeleri ile Nobel ödülünü almıştır.

Mundell konuşmasında önce bu seferki krizin altyapısını hazırlayan ve hata oluşturan faktörleri sıraladı. Türkiye'nin çok dikkat etmesi gereken bir noktanın da altını çizdi. Örneğin konut, kredilerinin 'securitization' yani menkul kıymetleştirilmesi ve sonra da bu yeni menkul araçların sigortalanması şeklindeki yaklaşımın çok yanlış olduğunu vurguladı. Ona göre borçlu ile kreditör arasındaki yakın bağın kalkıp, olayın lokalden globale geçmesi ciddi bir sorundu (Türkiye bu açıdan şanslı çünkü henüz bu tür menkul kıymetler ülkemizde pek yok veya yaygın değil, bizde subprime denen kategoriye kamusal TOKİ hizmet vermekte ve bu nedenle de finans sistemimiz dış finans sistemi kadar hırpalanmadı diye düşünülebilir). Mundell'e göre türev ürünler, CDS ve CDO gibi yaklaşımlar ve sigorta şirketlerinin bu ürünlere bulaşmasına izin verilmesi, büyük regülasyon hataları oluşturuyordu.

Mundell değişken faizli ipoteklerin (ARM) ve peşinatsız konut kredisi gibi olguların da zararlı ve yanlış olduğunun altını çizdi.

Mundell ayrıca krizde mali kurumların başını belaya sokan olgunun en önemlilerinden biri olan muhasebe sistemini de eleştirdi. 'Mark to market' denen mali varlıkları nominal değerle defterde tutmak yerine piyasada yangın varken bile o andaki piyasa değerlerine düşürmek şeklindeki ilkenin de bu kriz ortamında çok hatalı olduğunu belirtti. Bu da bizim SPK, BDDK ve TMSF yöneticilerinin dikkatle değerlendirmesi gereken bir nokta.

Mundell dünya çapında faaliyet gösteren rating yani değerlendirme ve derecelendirme kuruluşlarının büyük hatalar yapmasının ve gerçekçi değerlendirmeler yapmamış olmasının da krizde önemli katkısı olduğunu söyledi.

Mundell, Lehman'ın iflasına izin verilmesinin ve FED tarafından atılan bazı adımların da (özellikle Greenspan uzun süreli faiz indirimi) krizi büyüttüğünü ve politika hataları olarak belirtilmesi gerektiğini vurguladı.

Ancak Mundell, bu söylediklerinin neden birdenbire eylül ayında mali çöküşün gerçekleştiğini de izah etmediğini, zamanlamayı açıklamakta becerisiz kaldığını da kendisi belirtti. Peki ona göre eylül-ekim sürecinde birden çöküş neden gerçekleşmişti? Yarın bu konudaki görüşünü aktararak devam edeceğiz.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3