Fatih Özatay dün mükemmel yazmış. Ne demiş? ìEkonomimiz yavaşlarken, çeşitli alternatif önlemler tavsiye edilmekte.
Mesela şirketlerin krediye erişimi sorununu çözmek alternatifi, tek başına sorunları ortadan kaldırmaz, çünkü ortada talep sıkıntısı da var. Krediyi bulup üretseniz de kime satacaksınız, talep olmayan ortamda?
Veya mesela sadece iç talebi canlandıracak önlemler alınsa da, bu tek başına yeterli olmayacaktır. Çünkü yeni kredi bulmakta zorluk çeken, ek teminat istenen, dış kredi musluklarının da kapalı olduğu bir ortamda, talep yaratılsa da şirketler küçülmek zorunda kalır.
Veya Merkez Bankası tek başına önlemler de alsa, bunlar yalnız başlarına anlamlı olamaz, eğer talebi artıracak ve krediye erişimi sağlayacak tedbirlerle beraber bir arada anlamlı olur.
Dolayısıyla bugünün ortamında tekil cephelerde çarpışmak işe yaramıyor. Topyekun hücum gerekiyor.'
Şimdi dikkatli düşünelim.
2008 yılı ikinci çeyreğinde ülkemizde her türlü güveni bozacak kavga vardı. Bu kavgalar daha uluslararası krizin etkileri ülkemize varmadan evvel (kriz eylül ve ekim aylarında finans çöküşü ile dünyaya yayıldı, kasım ayından itibaren de reel sektörü büyük çapta hırpalamaya başladı) ülkemizde reel büyümeyi, sanayi üretimini, özel sektör tüketim ve yatırımını yerlere sermişti. Her halde kimse o tarihteki parti kapatma tartışması, Ergenekon, türban, PKK terörü, asker-sivil kavgası, hükümet-muhalefet kavgası ve hükümet- medya çekişmelerinin ekonomiye iyi geldiğini iddia edemeyecek. Ekonomi nisan, mayıs, haziran aylarında, daha dış kriz etkenleri öncesinde, daralmaya başlamıştı.
Sonra 2008 yılı üçüncü çeyreğinde özel tüketim ve özel yatırım yerlere serilir ve büyüme dururken, kamu devreye girdi, kamu tüketimi ve kamu yatırımı hızla yükseldi ve sonuçta ikisi birden büyümeye yüzde 1.5 katkı yaptılar. Kamu bu önlemleri almasa büyüme üçüncü çeyrekte yüzde eksi 1 olacaktı.
2008 dördüncü çeyreğinde ise dış faktörler son derece güçlü şekilde ekonomimiz etkisi altına alacak.
İçeride dördüncü çeyrek büyümesinin eksi olmasını bekliyoruz. Dışarıda ise ABD dördüncü çeyrek reel büyümesi çok büyük negatif olacak ve piyasalar ocak ayında bir kere daha sarsılacak.
Bu ortamda yapılması gereken, birincisi içerde güveni azaltacak maraza çıkarmamak, 2008 ikinci çeyreğinde olduğu gibi iç gerilimin ekonomimizi boğmasına neden olmamak. Ama şu anda ne yapıyoruz? Anayasa Mahkemesi içinde bölünmüş, Danıştay sesini yükseltmiş, Yargıtay ben cevap vermem demiş, ortalık karmakarışık. Diğer taraftan YÖK'te de münakaşa var, orada da gerilim had safhada! Hukuk kavgası her yerde sürüyor.
Öp babanın elini, bunların zamanı mı?
İkincisi, Fatih Özatay'ın dediği gibi dışarıdan ithal sorunlara karşı 'topyekun ekonomik önlem' gerekli. Biz henüz 'önlem listesini' pek oluşturamadık! Birileri çıkıp sürekli kısmi önlemleri gündeme getiriyor, galiba bir durup düşünmemiz gerek! Ne yaptığımızın farkında mıyız? Medya olanların farkında mı?
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.