Deniz Gökçe deniz.gokce@aksam.com.tr

kategori2

Taraftar kadro seçerse...

Bir gazete, Efes Pilsen sponsorluğunda, taraftarların oylarına dayanarak son 25 yılın efsane on birini seçmiş.

Kalede Rüştü Reçber, geride Recep Çetin, Bülent Korkmaz, Alpay Özalan ve Hakan Ünsal var. Orta alanda Oğuz Çetin, Sergen Yalçın mevcut. Forvette ise Rıdvan Dilmen, Hakan Şükür, Tanju Çolak ve Arda Turan var.

Bu seçilen kadro Türk futbolunda milli takım veya kulüp takımı olarak ortaya çıksa idi ne yapabilirdi? Ben kendim seçse idim başka kadro seçerdim diye bir yaklaşımım yok. Sadece yapılan seçimin sorunlarını vurgulamak için bu yazıyı döktürüyorum.

Geride seçilenler ile oldukça küçük sorunlarım var: Kaleci Rüştü müthiş bir reflekse sahip ama, yan toplarda son derece zayıf bir kaleci. Avrupa'nın en iyi kalecisi diye İspanya'ya yolladık, nerede ise maç oynamadan geri geldi. Bek Recep çok çalışkan, müthiş kesici, ama biraz kontrolu zayıf bir oyuncu idi. Müthiş bir vole ile Avrupa maçında kendi kalesine attığı ünlü golü hatırlıyorum; ama esas hatırladığım, hiç pozisyon yokken, rakibe santrada faul yapıp kart görmesidir. Alpay Özalan futbolumuzun fiziki güç zafiyetini ortadan kaldıran bir sporcu idi, gönülden oynardı, ama kendisinin de beyan ettiği gibi alan savunması oynayamazdı, sadece iyi bir adam adama markaj oyuncusu idi, çağdaş savunma oyuncu sayılamazdı. Bülent Korkmaz gerçek bir profesyonel, gerçek bir sporcu ve müthiş bir takım oyuncusu idi, ama biraz fazla konuşur, şikayet ederdi; hakemle uğraşırdı. Hakan Ünsal ise hem savunma hem hücumda etkili ve güçlü idi, gol vuruşu da vardı, ama erken sakatlandı.

Bu seçilen on birin hem orta alanı hem de forveti ile ilgili ciddi sorunum var: Takımda orta alanda Oğuz ve Sergen var. Ne Oğuz ne de Sergen modern futbolun orta alan oyuncusu olamazlardı. Oğuz beyefendi, gerçek bir sportmen ve müthiş teknik bir hücum organizatördü idi. Ama tüm iyi niyetine, çabalamasına rağmen savunmaya katkısı yoktu. Çünkü tabiatında itme, kakma, mücadele hiç yoktu. Yani modern futbolda orta saha oyuncusu olamazdı. Benzer şekilde, Sergen de orta alan oyuncusu değildi. O da oyunun savunma yönünü hiç oynamazdı; üstelik antrenman da sevmezdi. Sergen için söylenebilecek tek şey Z. Zidane kadar yetenekli olduğu, ama bu potansiyel yeteneği hiçbir zaman kullanmadığı, dünyaya açılmadığı! Dolayısı ile profesyonellik açısından büyük bir yeteneği ziyan etme günahını işlediğinin altı çizilmek zorunda.

Forvete gelince ise Rıdvan için de savunma sevmediği, forvet olarak son vuruşlarda zayıf olduğu, bu nedenle gol üretme becerisinin zayıf kaldığı, ama müthiş zeki bir top taşıyıcı, adam geçici ve ortacı ve pasör olduğu, ama modern futbolun her iki yönünü oynama ilkesine göre sorunlu olduğunu söylemek gerek. Tanju ise büyük golcü idi, ama aynen Sergen gibi yeteneğini dünyaya taşımayı seçmedi, azla yetindi. Avrupa gol kralı olup da büyük uluslararası transfer yapamamış tek sporcu olması, araba kaçakçılıklarına karışması, belinde tabanca çetelerle gece hayatı yaşaması, profesyonel sporculuktan ne kadar uzak olduğunun en iyi işareti. Forvetteki Hakan Şükür ise Tanju'nun tersine tam bir profesyoneldi. Hem hücum ve gol katkısı hem de pres yaparak savunma katkısı nedeni ile, forvet ve orta saha seçilenlerin arasında oyunun iki yönünü de oynayan tek ve en büyük yıldızdı. Başarıları ile yurtdışında büyük uluslararası şöhret sahibi oldu. Arda ise çok genç ve oyunun iki yanını da oynayan gerçekten müthiş bir yetenek. Ama henüz kariyerinin başında. Bir forvet olarak hem hücumda hem de savunmada çok önemli katkılar yapıyor. Sadece iki yıldır vitrinde olduğu için bu kadroya dahil edilmemeli idi.

Ama taraftar taraftardır. Taraftar seçimini yaparken de futbolun kolektif bir spor olduğunu düşünmez. Takım içinde fonksiyonlara dikkat etmez. Kadroda savunma yapmayan Oğuz, Sergen, Tanju, Rıdvan gibilerini bir arada ekibe katar. Futbolun bilimsel yanına dikkate almaz.

Özetle, bu kadro bugün milli takım veya kulüp takımı olarak sahaya çıksa, çok gol yer ve ezilirdi!

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3