Oray EÄŸin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

İlber Ortaylı-Murat Bardakçı ilişkisi

 Söz konusu yazar romancılıkta baÅŸarılı ve ünlü olamadığı için ÅŸimdi bir tarih kitabı yazmaya soyundu ve en kolay yola bulaÅŸarak çok satan kitaplara, bu kitapların yazarlarına saldırma yolunu seçti.
Saldırdığı insanlardan biri de İlber Ortaylı'ydı. Türkiye'nin en güvenilir tarihçilerinden biri olan Ortaylı'nın üzerinden prim yapma merakına daha evvel de ÅŸahit olmuÅŸtuk.
Benim bu sefer dikkatimi çeken, söz konusu yazarın söylediklerini onaylayan Murat Bardakçı'ydı. Zira Bardakçı ve Ortaylı çok yakın iki arkadaÅŸtır. Hürriyet'in yılbaşında verdiÄŸi ekte de belgeli olmak üzere dostlukları çok eskiye dayanıyor. İlber Ortaylı'yı hepimizden daha iyi tanır Bardakçı; eminim çalışma yöntemlerine de hakimdir.
Dahası medyada da eşine az rastlanır bir dostluktur ikisininki.
Yayına çıkarılan adam Ortaylı'yı yalanlıyor, Bardakçı da onaylıyordu. Oysa ki iddialarının çoÄŸu da yanlış ya da teferruattı. Dün, dayanamayıp İlber Ortaylı'yı aradım ve bir süre konuÅŸtuk.
DoÄŸrusunu isterseniz, benim bu gibi tartışmalarda en çok canımı sıkan akademisyenlerin üslubunun bile magazine bu kadar dönüÅŸmüÅŸ oluÅŸu.
Tıpkı Kızılırmak'ın boyunu, AÄŸrı Dağı'nın uzunluÄŸunu bilmemekle suçlar gibi davranıyorlar polemik çıkartmak adına. Halbuki bütün bu bilgiler zaten ansiklopedilerde duruyor. Ayrıca bu gibi detaylardaki kimi sapmalar olayın bütününü, varılan noktayı da deÄŸiÅŸtirmiyor.
Neredeyse açık bulmak için özel olarak cımbızlanmış ayrıntılar. İnsan da buna gülüp geçiyor.
Bana en çok Bandırma 'vapuruyla' ilgili tartışmaları hatırlatır bu durum. Yıllardır Mustafa Kemal'in Samsun'a gittiÄŸi 'araç' hakkında spekülasyonlar yapılır durur. Halbuki mesele Mustafa Kemal'in Samsun'a varmasıdır. Vapuru türü bize Samsun'a varmadığını gösterseydi o zaman belirleyici olurdu ama böyle bir ÅŸey de yok.
Bugünlerde yazdığı kitabın promosyonu için ona buna saldırmak isteyen yeni tarihçinin de kafası bu ÅŸekilde çalışıyor.
Bu yüzden de eleÅŸtirilerde nitelikli bir taraf görmüyorum. Daha da önemlisi, ciddi bir kötü niyet okuyorum. Televizyonlarda dolaşıp ona buna saldırmasından, onun bu kahvehane aÄŸzına çanak tutulmasında da medyada çok iyi bildiÄŸim bir hastalığın izini sürüyorum: Kıskançlığın.
İlber Ortaylı gibi üreten insanlara karşı içten içe büyük bir düÅŸmanlık beslendiÄŸini düÅŸünüyorum. Tek motivasyonu da kıskançlık olabilir. Belki de bilinçaltına kazınmış bir kıskançlıktır bu.
Açıkçası ben Murat Bardakçı'nın en yakın arkadaşı hakkında televizyonda konuÅŸan bir adama karşı yaklaşımını da pek iyi niyetli bulmadım.
En çok da dünkü Yeni Åžafak'taki bir köÅŸede de aynı konuya deÄŸinildiÄŸini görünce güldüm. Kendi kendime 'Her türlü dedikodu ve ucuz polemiÄŸe meraklı bu arkadaÅŸ yine geri kalamamış' dedim.
Bir etik sorusu
GörüÅŸlerine önem verdiÄŸim ve çalışkanlığına hayran olduÄŸum Murat Bardakçı, geçenlerde çok önemli bir iÅŸ yaptı ve Talat PaÅŸa'nın Tehcir'e iliÅŸkin belgelerini kitaplaÅŸtırdı. Bu belgeler daha önce üç gün boyunca Hürriyet'te yayımlanmıştı. Åžimdi daha da geniÅŸletilmiÅŸ hali kitap oldu.
Dikkatimi çeken bir nokta, kitabın 'yazarının' Murat Bardakçı oluÅŸu. Halbuki kitap tamamen Talat PaÅŸa'nın belgelerinden oluÅŸuyor. Bardakçı, bu belgeleri elde edip okura aktaran bir aracı.
Etik ve intihal konusunda ne kadar titiz olduÄŸunu yıllardır yazılarından bildiÄŸim Murat Bardakçı'yla kafama takılan bu meseleyi paylaÅŸmak isterim.
'Talat PaÅŸa'nın Evrak-ı Metrukesi' adlı kitapta Murat Bardakçı'nın adının 'Derleyen', 'Yayına hazırlayan' olması gerekmez miydi?
Mesela benim elime Murat Bardakçı'nın günlüÄŸü geçse ve ben bunu kitaplaÅŸtırsam yazarı mı olurum?
***
Yıldız Tilbe'den utanıyorum
Gündüz kuÅŸağı televizyon programlarında siyasi propaganda yaptığı için...
Bir ülke halkına ve devletine bela okuduÄŸu için...
Kendisini o ucuz dilin tutsaklığından kurtaramadığı için...
Dünyada her an yükselmeye hazır bekleyen Anti-Semitizm'e katkıda bulunduÄŸu için...
Bugüne kadar hiçbir politik çıkış yapmayıp, ÅŸimdi yükselen 'İsrail karşıtlığı' kampanyasından medet umduÄŸu için...
Allah, cehennem, ölüm gibi yükü ağır kelimeleri bu kadar basit telaffuz edebildiÄŸi için...
Yaptığının ne kadar tehlikeli olduÄŸunu bilmediÄŸi için...
Provokasyon yaptığı, halkı galeyana getirdiÄŸi, sorumsuz davrandığı için...
Ona alkış tutan savaÅŸçılar ordusundan...
Bu cahil cesaretinden, bu savaÅŸçı dilden, bu iÅŸlerin Yıldız Tilbe'ye kalmasından utanıyorum.
Cehalet ilk yok edilmesi gereken düÅŸmandır.
***
2009'da ilk hedefim
Geride bıraktığımız yılın son zamanlarını evdeki dizi ve film stoklarını eritmeye ayırmıştım. Evden mümkün olduÄŸu kadar az çıkıyor, yarım kalan dizileri bitiriyordum. Tabii ki hepsini tüketmem mümkün olmadı. Hele de bu satın alabilme hızımla.
Sanırım hayatımda beni en mutlu eden anlardan biri kargo ÅŸirketi görevlisinin kapıyı çalıp amazon.com'dan bir paket teslim etmesi...
Yeni yılın ikinci gününde de kapım çaldı ve ısmarladığım yeni DVD'ler geldi. Bunlar arasında en çok önemsediÄŸi 'The Wire' oldu.
HBO'nun beÅŸ sezonluk polisiye dizisi pek çoklarına göre televizyon tarihinde gösterilmiÅŸ en iyi yapım. Her sezonda baÅŸka bir temaya deÄŸiniyor, son sezonunda ise 'medya' konusunu iÅŸliyor. UyuÅŸturucu, suç, okullar, ÅŸiddet diÄŸer temaları.
Baltimore'da geçen ve karakterleri ÅŸimdiden televizyon tarihine geçen 'The Wire'a geçen sen bir türlü baÅŸlayamamıştım. Birileri hep dizi hakkında konuÅŸuyordu ve merakım kabardıkça kabardı. Bu seneki ilk hedefim baÅŸlayıp en kısa zamanda beÅŸ sezonu birden bitirmek. Eminim üzerine söylenecek çok ÅŸey olacak bu dizinin. Columbia Üniversitesi'nin derslerinde bile okutulduÄŸuna göre!
Türkiye'de de yayınlandı 'The Wire' ama ben geç kaldım. Bir de istiyordum ki eksik dizilerimi bitireyim, kafam rahat bir ÅŸekilde sadece buna konsantre olayım.
Bu fırsatı bulduÄŸum için çok heyecanlıyım.
Kutudan bir de 'The Wire'ın yapımcılarından 'Generation Kill' çıktı. O da 'amaçsız' bir Irak savaşı hakkındaki yedi bölümlük bir mini dizi, tıpkı 'The Wire' kadar gürültü koparan.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3