AKŞAM GAZETESİ | Atılgan Bayar | 2009-02-12
Oturmuş uzun uzun mektup yazmış... 'Bir gün CHP aleyhine, AK Parti lehine yazıyorsun...
Ertesi gün AK Parti aleyhine, CHP lehine...
Siyasi görüşün ne, açıkla da öğrenelim,' diyor.
Kızmasın, allanıp morlanmasın, açıklayayım:
Benim bir siyasi görüşüm yok!
Hiç kusura bakmayın, ben gazetecilerin tıpkı kamu hizmeti yapan herkes gibi siyasi görüşü olmaması gerektiğine inanan ekoldenim.
Seçim zamanı sandığa gider, oy atarım belki ama...
Atacağım oy, tipik seçmen davranışı gibi, sandığa giderken şekillenir kafamda.
Hiç kimse kusura bakmasın...
Ben gazetecinin, bir siyasi partinin veya görüşün propaganda memuru olarak istihdam edilmesine tahammül edebilen bir ekolden değilim.
Hükümetten ihale beklentim yok...
Muhalefete danışmanlık yapıp, fatura kesmiyorum...
Demek ki, benim için öncelik, o ya da bu siyasi partiyi desteklemek veya kösteklemek değil, olaylar ve olguları haber vermek, analiz etmek olabilir sadece.
Laf aramızda, uzun vadede bir partinin propaganda memuru olmaktan daha karlıdır.
Ben işimi yaparken, sizin beni bir 'AK Parti lehinde', bir 'CHP lehinde' görmenizin sebebi budur.
Kusuruma bakmayın...
Ben mesleğimin doğasının 'bir siyasi görüş'e izin vermediğine iman etmiş gazetecilerdenim.
Ama, sakın siyaseti küçümsüyor, siyasete mesleki malzeme gibi bakıyor, diye de düşünmeyin.
Kutsal bir meslektir siyaset.
Ve fakat, Türkiye'de siyaset yapmak her vatandaşın hakkı olduğu için, bir gün siyaset yapmaya karar verir isem, gazeteciliğin arkasına sığınıp yapmam bu işi.
İnanır mısınız, bu bana 'siyasi görüşün ne, açıkla da öğrenelim,' mektubunu yazmaya cüret eden orta kademe siyasetçi için de geçerlidir.
Medyaya bu kadar meraklıysa, kendisi dilediği zaman siyasetten istifa edip, bir gazeteye iş başvurusunda bulunabilir.
Ve fakat, bu kafayla bizim meslekte pek muvaffak olabileceğini zannetmiyorum. Bagajında kesif bir 'siyasi görüş' ile iş bulabileceği tek yer, korkarım partisinin daha önce sübvanse ettiği bir medyacık olabilir.
Bunlar hayatlarında ne gazete ne de gazeteci görmüş anlaşılan.
Egemen Bağış sürpriz değil
14.11.2006 tarihinde AK Parti kongresini analiz ederken bakın ne yazmıştık:
'Yeni MKYK dizaynında ilginç tek figür olarak, Erdoğan'ın danışmanı Egemen Bağış'ın yer aldığını not düşelim ve Bağış'ın önümüzdeki dönemde uluslararası ilişkilerdeki ustalığı ve dengeli kimliğiyle kilit rol oynayabileceğini belirtelim.'
Bağış'ın oynayacağı rol, AK Parti MKYK kompozisyonunda belli olmuş gibiydi. Aldığı Genel Başkan Yardımcılığı görevi partisinin tüm kadrolarıyla iyi ilişkiler tesis etmesine yardımcı oldu.
Şimdi, büyük bir sınavla karşı karşıya. Bu sınavda başarı gösterirse; zengin entelektüel müktesebatı, genç yaşı, mütevazı kişiliği ve liderine bağlılığı ile Türk Siyasi Hayatı'na kalıcı izler bırakabilecek bir aşamada olduğunu söyleyebiliriz.