AKŞAM GAZETESİ | Atılgan Bayar | 2009-02-12

kategori2

Partilerini ve liderlerini aşan siyasiler

İlki Mustafa Sarıgül...    DSP Şişli Belediye Başkan Adayı. Hangi partiden aday olursa olsun seçileceği kesin. Şişli sınırları içinde partisini mil fersah aşmış bir politikacı. Ama ulusal ölçekte başarılı mı, orası kesin değil... Şişli için büyük, İstanbul Büyükşehir Başkanlığı adaylığı için bir numara küçük geliyor... Genel Başkanlığa aday olup, uzun yıllardır İlçe Belediye Başkanı olarak kalmanın başarı addedilebilmesi artık  pek mümkün görünmüyor.
İkincisi Melih Gökçek...

Kendi partisinin bile onun adaylığını istediği şüpheli. Televizyonlardaki Kılıçdaroğlu yenilgisi onu kararından vazgeçirmedi. AK Parti imajı o pogramla yaralandı ama... O yine AK Parti Ankara Büyükşehir adayı... Anlaşılan, bir şekilde, bu şehirde partisinden bile güçlü... Ama sadece Ankara ölçeğinde güçlü...

Üçüncüsü Gürsel Tekin ile Kemal Kılıçdaroğlu...
Onlar partilerini değil, Genel Başkan'larını bile aştılar. CHP kamuoyunun gözü Gürsel Tekin ve Kemal Kılıçdaroğlu üzerinde. Gazeteci arkadaşlarıma bakıyorum, geleceğin CHP'sini Baykal'ın hareketlerinden çok, Tekin ve Kılıçdaroğlu'nun konuşmalarından  çıkartmaya çalışıyorlar.
Manzara-i umumiye böyle... Anlaşılan yerel seçimler, aslında partisini ve hatta liderini aşan siyasetçilerin rüştlerini ispatı şeklinde cereyan edecek gibi görünüyor.

Bu siyasetçilerden hangisi veya hangileri gelecek Genel Seçim'e daha güçlü bir Genel Başkan adayı olarak girer, orasını kestirmek çok güç, çünkü bu yüzlerce değişkene bağlı...

Ancak yine de kaba bir tahminle...
Mustafa Sarıgül'ün, üç dönemdir Genel Başkan Adayı söylemiyle İlçe Belediye Başkanlığı'na sıkışıp kaldığını göz önüne alırsak... Çok şansı yok, gibi... Yerel başarısı artık ulusal başarısızlık olarak okunmaya başlandı.
Melih Gökçek, partisini ve hatta liderini aşarak Ankara adayı olmuş gibi görünüyor... Ama onun da televizyon ekranlarında gösterdiği performans, ulaşabileceği en yüksek noktanın Ankara Belediye Başkanlığı olduğunun teyidi gibi. Üstelik partisinde de bir liderlik sıkıntısı yok.
Gürsel Tekin ve Kemal Kılıçdaroğlu'nda ise umut var. Hem şimdiye kadar büyük iddialarda bulunup, il ve ilçe adaylıklarına kolay razı olmayışları onları yıpranmaktan korudu...

Hem de, partileri ve liderleriyle 'çatışma'dan çok bir ikna ve işbirliği siyaseti yürütmeye çalışıyorlar.
Ne dersiniz, bu yerel seçimlerde kendilerini Belediye Başkanlığı adaylıklarından koruyabilirlerse, önümüzdeki Genel Seçim'de olası bir Tekin-Kılıçdaroğlu işbirliğini CHP liderliğinin güçlü adayı olarak görebilir miyiz?

Sanırım Deniz Bey'in de bir gerçekliği artık görmesi gerekiyor... Gürsel Tekin de, Kemal Kılıçdaroğlu da önceki adaylar gibi yetersiz değil...
Türk solunu diriltebilecek ve aynı zamanda CHP'nin tarihsel misyonuna sahip çıkabilecek müktesebata sahip iki isim.
Kamuoyu yoklamaları, okumasını bilene, 'sol için aranan kan bulunmuştur' diyor... Artık CHP'nin kaderi Deniz Baykal'ın ferasetine bağlı...
Laf aramızda, bu yerel seçimlerin de kaderi öyle... Uzun vadede bile olsa bir liderlik değişimi işareti, kenarda bekleyen oyları CHP'ye akıtabilir...

'Çok eğlendik, çok...'
Diplomasi terminolojisine hakim gazeteci ağabeyimiz, Milliyet'in Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin, sık sık 'anlamakta güçlük çeker'...
O, zarafetiyle, 'anlamakta güçlük çekiyorum' diye yazdığı zaman; biz bunu, 'saçmalıyorsunuz' diye okuruz.
Benim de Türk Sineması'nda 'anlamakta güçlük çektiğim,' bir konu var.
Son günlerde bütün sinemacılar, medyaya 'çok, ama çok eğlendiklerini' anlatıyor. En son AROG ekibinden duydum. Onlar da filmi çekerken çok eğlenmişler...

Benim 'anlamakta güçlük çektiğim,' nokta ise şu:
Eğlenmesi gerekenler, filmi çekenler değil de, bilet parası bastırıp filmi izleyenler değil mi?
İzleyici salonlardan 'kös kös' çıkarken, ekibin eğlenmiş olmasının ne kıymet-i harbiyesi var?
Ey 'anlamakta güçlük çektiğim' sinemacı kardeşler...
Böyle kimseyi ikna edemezsiniz... Sizin çekerken eğlenmiş olmanız, filmin izlenirken eğlenceli olacağının karinesi değil.
Bari filmleri değil de, kamera arkası kayıtlarını gösterime sokun... Seyirci de eğlensin...