AKÅžAM | PAZAR | 15 ÅžUBAT 2009, PAZAR

Tüm darbeciler aynı gün öldürülünce hayatta kaldım

Gazeteci  Ahmet Özay, Hitler'e karşı planlanan suikastlarda görev alan Baron Philipp von Böselager ile geçtiÄŸimiz yıl  bir söyleÅŸi gerçekleÅŸtirdi. Baron Böselager gerçek hayatta, 'Operasyon: Valkyrie' adıyla beyazperdeye aktarılan, baÅŸrolünü Tom Cruise'un oynadığı ve 20 Temmuz 1944 darbesini anlatan filmde, Binbaşı Stauffenberg'e  bombaları teslim eden kiÅŸiydi. Baron Böselager, iki hafta önce ülkemizde de vizyona giren filmi göremeden geçtiÄŸimiz mayıs ayında yaÅŸamını yitirdi. Baron ile saÄŸlığında yapılan son söyleÅŸi AKÅžAM Pazar'da...

pz
Almanya'da aşırı saÄŸcı gençlik arasında moda olan bir söz var: 'Nur die besten sterben jung'... Türkçe, 'Sadece en iyiler genç ölür' anlamına geliyor. Baron Philipp von Böselager öldüÄŸünde 91 yaşındaydı. Genç ölme fırsatını henüz 22 yaşında, teÄŸmen rütbesi ile katıldığı 2. Dünya Savaşı sıralarında hayatta kalarak yitirmiÅŸti. Önce Polonya, sonra Sovyetler BirliÄŸi cephelerinde savaÅŸtı. Ancak, talih hep hayatta kalmasından yanaydı. Savaşın ilk günlerinde yaralanmış olmasına raÄŸmen, sakatlandı ama ölmedi. Sakatlığı onu cephe arkasına yönlendirdi. Ölüme gönderilmek yerine Sovyet birliklerine karşı görev yapan bir ordunun karargahına tayin edildi. Bu görev ona komuta kademelerindeki yüksek rütbeli subaylarla birlikte hareket imkanı tanıdı.

Hitler'e karşı düzenlenen darbe giriÅŸimlerinin en önemli tanığıydı Baron Böselager. Alman Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki 'çekirdek suikast timinin' en önemli baÄŸlantı elemanıydı. 20 Temmuz 1944 günü Hitler'e karşı patlatılan iki bombayla baÅŸlayan askeri darbenin 'bombacısıydı'. Kara Kuvvetleri Kurmay BaÅŸkanlığı'nın öncülük ettiÄŸi suikastta kullanılan iki adet İngiliz yapımı patlayıcıyı temin etmiÅŸti. Darbe açığa çıkarılıp, darbeciler idam edilince, hayatta kaldı. Çünkü aynı gün uygulanan idamlar nedeniyle darbedeki rolü yıllarca       gizli kaldı.

ŞATOSUNDA İNZİVADAYDI
Bu sırrını, öldükten birkaç ay sonra beyazperdeye aktarılan 'Operasyon: Valkyrie' filmine kadar sadece yakın çevresiyle paylaÅŸtı. Hitler diktasının üzerinden 60 yılı aÅŸkın bir süre geçmesine karşın, Alman toplumu için Hitler halen bir tabuydu. Baron, hayatının son günlerini Almanya'da artan Neo-Nazi akımlar nedeniyle ÅŸatosuna kapanarak geçirdi. Åžatosunda yapılan cenaze törenine ismen davet edilmiÅŸ bin dolayında seçkin konuÄŸun katılmasına izin verildi. Alman Silahlı Kuvvetleri, bir devlet töreniyle kendisini ebedi bir kahraman olarak tarihe uÄŸurladı. Bu cenaze töreniyle Alman yakın tarihinin eksik kalan sayfalarından biri daha sonuna kadar yazılabildi.

Alman Ordusu'nda nasıl görev aldınız?
Ren Nehri'nin batısındaki Alman topraklarından Versailles AnlaÅŸması döneminde, bir Alman askerinin üniformalı olarak sokakta bile gezmesi yasaktı. Müttefik devletlerin bu baskıları Hitler'in iktidara yürümesini kolaylaÅŸtırdı. BaÅŸlangıçta kendisine karşı büyük bir sevgi vardı. Milli marşımızı bile okumamız yasaktı. Hitler'in iktidarı ile 'Aman ne güzel her ÅŸey düzeliyor' denirken bir baktık çevremizden Yahudiler kaybolmaya baÅŸladı. Devletin böylesi bir caniliÄŸe tenezzül edeceÄŸi kimsenin aklına gelmezdi. Okul yıllarında mükemmel Arapça öÄŸrenmiÅŸtim. Diplomat olmak istiyordum. Ancak, bu mümkün olmadı. Zira ben ahlaklı biriydim; Nazi rejimi için yalan söyleyemezdim. Ata binmeyi seviyordum. Süvari subaylığını tercih ettim. BaÅŸlangıçta cephe gerisindeydim; politika ve savaÅŸla bir ilgim yoktu. Hatta savaşın baÅŸladığı 1 Eylül 1939 günü Hava Kuvvetleri'nde pilot olan abimin düÄŸünü vardı.

Hitler'e karşı darbeyi düzenleyen ekibe nasıl katıldınız?
DoÄŸu Cephesi'nde Polonya'da görev yaparken 50 tane Çingene gözaltına alınmıştı. Savaşın ilk günleriydi. Bunların Polonya üniforması giydirildikten sonra kaybolduklarını subay gazinosunda öÄŸrendim. Bu olay benim hayatımı deÄŸiÅŸtirdi. Polonyalı esirlerin nerede olduÄŸunu sordum. Bazı subaylar bana gülüp onların bir SS tugayına nakledildiÄŸini söyledi. Gerçekte onlar SS'lere infaz edilmek üzere teslim edilmiÅŸlerdi. Bunu asla kabul edemedim. Ordu komutanımız bu infaza engel olmak istediÄŸi için görevinden alınmıştı; bense sadece bir teÄŸmendim. Fransa seferinin baÅŸlaması ile korktum. Bu masum bir savaÅŸ deÄŸildi. 1941 yılıydı, Rusya'ya doÄŸru hareket halindeydik. Karnımdan 5 kurÅŸunla yaralandım. Bu olaydan sonra beni ordu karargahına aldılar. Topallayarak yürüyordum. Çingenelerin öldürülme olayını belki gençliÄŸin de etkisiyle Ordu Komutanı'na sordum. Bana 'Tüm Yahudiler ve Çingeneler öldürülüyor' cevabını verdi, baÅŸka yorum yapmadı. Böylece, ilk ağızdan Yahudi ve Çingenelerin yok edildiÄŸini öÄŸrendim. Bu Lahey AnlaÅŸmalarına aykırıydı. Nazileri artık sevmiyordum; darbeciler safında yer aldım.

'HİTLER'E KARŞI SAVAŞACAĞIZ'
Darbeye katılma emrini kimden aldınız?
Orgeneral Tresckow'un emriyle suikast giriÅŸimine baÅŸladık. Sık sık karargahımıza gelirdi. Birçok yabancı dil bilen, yabancı ülkelerde görev yapmış tek komutandı. Onun Nazi olmadığına, büyük bir entelektüel olduÄŸuna tanık oldum. Cephede Yunan düÅŸünürü Platon'u okurken gördüm; bunu bir Nazi yapmazdı. Karizmatik bir adamdı. Zamanla onun çevresine girdim. Ekim 1942'de bir gece karargahta General von Tresckow'un ilk kez 'Hitler'e karşı savaÅŸacağız' dediÄŸini kulaklarımla duydum; 'Onu öldüreceÄŸiz' dedi. Beni tetikçi olarak görevlendirdi. Hitler bizim ordu karargahını denetlemeye gelecekti. Burada benim de aralarında bulunduÄŸum 8 subay onu vuracaktı. Ancak, olmadı. Yanına Himmler'i almadan gelince, onu tek başına öldürmenin bir anlamı olmayacağı kararına varıldı.

Hitler'i hiç gördünüz mü?
Herhalde! Beni hiç etkilemedi insan olarak. Bizim karargahımıza sık sık gelirdi. Bu nedenle onu vurmayı kendimize görev edindik. Konyak ÅŸiÅŸelerine patlayıcı doldurarak uçağına yükledik, Ancak, patlayıcılar infilak etmedi.

STAUFFENBERG YANLIÅž SEÇİMDİ
Hiç korkmadınız mı?
Korkmaz olur muyum? Korktum ama 'Valkyrie Planı' devreye girmiÅŸti. Hitler ortadan kaldırılınca yerini alacak sivil bir komite için görev dağılımı bile yapılmıştı. Ben tek başına deÄŸildim ki... Bu göreve sakat olduÄŸu için pek dikkat çekmeyen Binbaşı Stauffenberg seçilmiÅŸti. Bu bence yanlış karardı, bir gözü yoktu. Bir elini de aldığı yaralar nedeniyle kullanamıyordu. 'Valkyrie Planı'nın baÅŸarılı olamayacağı bence başından yapılan hatalı tercih nedeniyle belliydi. Ama ben genç bir subaydım. Sadece verilen emirleri uyguluyordum. Neticede plan baÅŸarılı olamadı. Bomba Hitler'in masasının altında patladı ama o hayatta kaldı. Ancak, Berlin'deki Kara Kuvvetleri Kurmay BaÅŸkanlığı'na baÄŸlı birlikler bir kez harekete geçmiÅŸti. Onlar Hitler'in öldüÄŸünü sanıyordu. Darbe aynı gece bastırıldı. General Beck ve Binbaşı Stauffenberg'in de aralarında bulunduÄŸu 14 kiÅŸi o gece öldürüldü. Cephede bulunan General Tresckow ise intihar etti. Aralarında diplomatların, politikacıların ve yurtseverlerin bulunduÄŸu 450 seçkin ÅŸahsiyet ise sözde yargılamalarla idam edildi.

Kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz? Bir hain misiniz yoksa bir kahraman mı?
BaÅŸkalarının ne dediÄŸi benim için önemli deÄŸil. Ben adalet ve özgürlük için mücadele ettim. Amacım savaşın bir an önce bitmesi ve daha az insanın ölmesiydi. Bunun için üzerime düÅŸen her ÅŸeyi yaptığıma inanıyorum.

Kızı, Binbaşı Stauffenberg'in oğluyla evli
Baron Philipp von Böselager, 1917 yılında Bonn'da doÄŸdu. Cizvit tarikatına mensup bir aileden geliyordu. Süvari teÄŸmeni rütbesi ile 2. Dünya Savaşı'na katıldı. Hitler'e karşı gerçekleÅŸecek 8 suikastta görev aldı. Silah arkadaÅŸlarını ve süvari generali olan kardeÅŸi TuÄŸgeneral Georg von Böselager'i Hitler diktatörlüÄŸünün yargılamalarında kaybetti. Binbaşı rütbesi ile savaşı tamamladı. Ölümünden bir süre önce kızını Hitler suikastçısı Stauffenberg'in oÄŸlu ile evlendirdi.

AHMET ÖZAY

Alevi açılımına zemin hazırlamak için roman yazdım
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3