Futbol oynayanlar diyor ki: 'Türkiye'de topla oynamayı en iyi bilen futbolcu Semih.'
Nedeni de:
'Kaleye yüzü dönük oynuyor. Topu da ayağında iyi saklayıp, arkadaşlarına destek için zaman kazandırıyor.'
'Güiza ise sadece rakip defans arasına sızmayı düşündüğü için ilerde tek kalıyor.'
Bursa maçında baktım...
Semihli takımda; Güiza'nın oynadığı maçlardaki gibi golcü ile arkasındaki üçlü arasında 20-25 metrelik boşluk yok.
Vederson, Deivid daha yakın oynadılar. Ayağa tek topu daha çabuk yapıp, rakip kaleye daha hızlı gittiler.
Bunun birinci nedeni, çift önlibero oynayan Selçuk ile Emre'den birisinin hücuma destek vermesi.
İkincisi de Alex'in olmaması...
Yani topu alanın sahada Alex'i aramaması. Sahayı enlemesine değil, dikine kullanmaları.
Alex'siz, Güiza'sız Fenerbahçe daha çok koşan takım havasındaydı.
Eksikleri yok mu!
Allah vergisi büyük yeteneği olan Kazım sahada yoktu.
Çabuk oynama isteğine rağmen, hücumda çoğalmayı yapamadılar...
Aragones bunu hiç denemiyor ama Fenerbahçe en azından kendi sahasında çift forvetle oynasa daha iyi olabilir. En azından gol atmakta zorlanmayabilir...
Gol başlangıcı olan hücuma hazırlık pasları iyi, sıkıntı top rakip kaleye taşındığı anlarda. Roberto Carlos soldan kanat bindirmesi yapıyor, ortaladığı topta Kazım sağdan destek vermiyor.
Söz Carlos'dan açılmışken devam edelim...
Bu yaşına rağmen, bir kanat oyuncusu gibi oynuyor... Gökhan Gönül ile Carlos sahada en çok koşan oyuncular... Carlos tecrübesi ile oyunu çok iyi yönlendiriyor... Geriden uzun toplarla da oyun kuruyor...
Edu'nun yerine oynayan Önder de kusursuzdu... Uzun süredir oynamamasına rağmen Deniz ile birlikte Aragones'in başı sıkıştığı vakit oynatacağı oyuncular. Ali Tandoğan'ın Carlos'a yaptığı kırmızı kartlık harekete sarı bile göstermeyen, Mustafa Sarp'ın Lugano'yu formasından çekmesine penaltı veremeyen hakemi hiç beğenmedim.