Bu yılki Davos pek iyi ve hayırlı başlamadı. Önce IMF ile Türkiye anlaşmasının sorun yaşadığı Merkez Bankası'nın ağzından deşifre oldu. Halbuki IMF ile anlaşma, hangi açıdan bakarsanız bakın, gerekli idi. IMF anlaşmasının acilen bitirilmesi gerekiyor!
Sonra IMF revize Ocak 2009 tahminlerini yayınladı, krizin büyüdüğü ortaya çıktı. Bu da krizden çıkmanın 2009 ortasında başlamasını altı ay kadar ileri itti, 2009 sonuna taşıdı gibi duruyor. Zaten dün IMF tahminlerini vermiştik.
Sonra Davos öncesi Zürich'te yapılan IIF yani Uluslararası Finans Enstitüsü toplantısında gelişen ülkelere sermaye akımının iyice yavaşlayacağı açıklandı. Bu da bizim için kötü haber ama oldukça tahmin edilen bir gerçekti.
Sonra da Davos'taki panelde İsrail Cumhurbaşkanı ile Başbakan Erdoğan arasında gerilim çıktı. Moraller iyice bozuldu! Her ne kadar Peres sonra, telefonla özür dilese de ve her ne kadar panel yöneticisinin (zaten taraflı olduğu geçmişten bilinen bir kimse) yanlı davrandığı uluslararası medyaya yansısa da, gene de gerilim hoş olmadı! ![]()
Aşağıda bir grafik bir de tablo veriyoruz.
IMF'den aktardığımız grafik IMF'nin tahmin içeren tebliğinden alındı. Gelişen ülkeler, gelişmiş ülkeler ve dünyanın reel büyümesini gösteriyor. Ortadaki mavi istatistik dünya genelinin 2009 sonunda daralmadan yeniden düzelmeye geçeceğini gösteriyor.
Aşağıdaki tablo ise IFF raporundan özet olarak aktarıldı. Tablo gelişen ülkelere sermaye akımı tahminlerini gösteriyor. 2009 yılı verilerine baktığınız zaman gelişen ülkelerin 329 milyar dolar cari denge fazlası yaşayacağını görüyorsunuz. Buna karşılık daralan sermaye hareketi özel ve resmi akım ve kredi olarak, toplam 78 milyar dolar finansman sağlayacak. Sonuçta gelişen ülkelere döviz rezervleri 246 milyar dolar artacak. Çünkü gelişen arasında Çin ve Hindistan gibi döviz biriktiren cari denge fazlası olan ülkeler var. Bizi ilgilendiren ise özel sermaye hareketi. Tabloda özel sermaye hareketinin iki yıldır hızla daraldığı gözüküyor. 2007 yılında özel sermaye hareketleri 929 milyar dolar iken 2008 yılında 466 ve 2009 yılında 165 milyar dolar olarak görülmekte. Yani dış sermaye girişi hızla daralıyor. Bizim 70 milyar dolar resmi döviz rezervimiz var ve bu rezervlerin önemli bir kısmını kaybetmemek için de, IMF ile anlaşmamız gerekiyor. Anlaşmazsak da, ya sistemi bozar rezervi harcamak zorunda kalırız ya da dalgalı kur sisteminde kalırız, kur ve faiz hızla artar. Bu kadar basit. Çünkü Davos'ta olanlar zaten risk primimizi çoktan artırdı! Bu gelişmelerin ve gerilimin sonuçlarını zaman içinde yaşayarak göreceğiz.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.