Savaşın uygarca yapılabileceğinin kurallarını koyanlar şimdi savaş suçlarını tartışıyor...
Savaş suçlarının işlenmesi savaşı daha az uygar kılıyormuş.
Dünya savaşı her koşulda meşrulaştırma zorunda kalıyor.
Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcısı Moreno-Ocampo; Filistin'in başvurusu üzerine İsrail'in uluslararası mahkemede yargılanıp yargılanmayacağını incelediğini açıkladı.
İsrail'in Gazze'de savaş suçu sayılan, sivillere yönelik beyaz fosfor bombası ve metal oklar içeren tank mermileri kullandığını, insan hakları örgütleri belgelemişti.
İsrail ise savaş suçuyla suçlanan askerlerini savunacağını açıklamıştı.
Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni ciddiye almadığını da böylece ilan etti.
İsrail'in bu tavrı iç kamuoyunu da belirlemeye dönüktü.
Ülke olarak kendini güvenlik ve savunma eksenine yerleştirmiş olan İsrail, dış dünyaya karşı gittikçe sertleşiyor.
Bütünlüğünü tamamıyla dışarıdaki bir düşmana kodlanarak sağlıyor.
Ülkedeki muhalif sesler kısılıyor, medyada sansür her geçen gün artıyor.
İsrail'in otoriter ve faşist yaklaşımları iç siyasette de hakim görünüyor.
Seçimlerden sağcı ve aşırı milliyetçi partiler güçlü çıktılar. İşçi Partisi seçimlerde dördüncü parti oldu.
Gazze saldırısının İsrail'deki genel seçimlere yönelik olduğu görüşleri haklı çıktı.
Obama sonrası dünyada diyalog döneminin başlayacağını bekleyenlerin yanılgısı ortada.
Aksine söylemler daha da keskinleşiyor, daha şiddetli ve pervasız hale geliyor.
İsrail Kara Kuvvetleri Komutanı Avi Mizrahi'nin Türkiye için 'aynaya bakın' ifadesi de bunun bir örneği.
Günümüz dünyasının siyasi dili suçlayıcı ve saldırgan.
Devletler otoriterleşirken halklarını da düşmanlarına karşı ideolojize ediyorlar.
Yeni bir faşizmden söz etmek gerekiyor.
Acımasızlık, öfke ve ateş, kazanan oluyor.
İspanya'da Yargıç Andreu, İsrail'in 2002 yılında Hamas lideri Şehada'yla 14 kişinin öldürüldüğü bombalama olayı ile ilgili İsrailli yetkililer hakkında soruşturma açmıştı. Bu yetkililer arasında eski Genelkurmay Başkanı Dan Halutz da vardı.
İsrailli barış aktivisti Uri Avnery, bu soruşturmaya ilişkin yazısında o dönemde Hava Kuvvetleri Komutanı olan Halutz'un bir meskene bomba attığında ne hissettiği sorusunu 'Kanatta hafif sarsıntı' diye yanıtladığını söylüyor.
Bu sözlerle bir insanın insanlığından neler kaybettiğini değil insanlığı nelerin beklediğini tahayyül edebiliriz.
Herkese bir ayna lazım olmasın.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.