Deniz Gökçe deniz.gokce@aksam.com.tr

kategori2

Mundell'den değerlendirmeler!

Dün bu satırlarda Nobel ödüllü iktisatçı Robert Mundell'in ve Columbia Üniversitesi'nden F.L. Rivera Batiz ve A.Lukauskas'ın, Bahçeşehir Üniversitesi iktisatçıları ile beraber İstanbul'da Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş kampusunda gerçekleştirdikleri konferansta Robert Mundell tarafından yapılan kriz analizinin özetini vermiştim. Mundell krizin zaman içindeki gelişmelerini açıklamalar vererek anlattıktan sonra, dünya çapında yapılan analizlerin hiçbirinin krizin neden birden 2008 Ağustos sonu-eylül başında felakete dönüştüğünü açıklamadığını vurgulayarak kendi analizini getirdi.

Aşağıda onun analizi var. Mundell dünyadaki bütün mali, bankacılık veya parasal krizlerin anasının, ya döviz kurlarında büyük dalgalanmalar olduğuna, veya yaygın deflasyon, yani aşırı durgunluk olduğuna inanıyor. Ona göre krizler dünyanın büyük ekonomilerinin içinde olduğu uluslararası parasal sisteme de tamamen endeksli. Bugünkü şartlarda uluslararası sistem büyük çapta dalgalı kur sistemi. Bu da çoklukla iki büyük ekonomik bloğun paraları arasındaki kurun (dolar-euro paritesi) dalgalanmasına endeksli olmak demek. Bu sistem de her sistem gibi kendi iç sorunlarına sahip. Kurların çok büyük oranlarda dalgalanması ve dalgalanmaların temel değişkenlerden (fundamentals) kopması, çok büyük 'servet el değiştirmesi' yaratıyor, çünkü borçlar genelde sistemin hakimi olan para cinsinden ifade ediliyor. Bugünkü sistem ABD lehine ve Avrupa ve başta Çin ve Japonya gibi büyükler olmak üzere diğer büyük ekonomilerin aleyhine çalışıyor. Genelde dolar, durgunluk dönemlerinde ABD para politikası gevşediğinde değer kaybediyor, büyüme olan ve enflasyona karşı paranın sıkıldığı dönemlerde ise değer kazanıyor.

1982 yılındaki Latin Amerika ülkeleri borç krizi de, daha sonraki ABD'deki Savings and Loan denen tasarruf ve konut kredisi kurumları krizi de, ABD birden enflasyonist dönemden dezenflasyon dönemine geçip para politikasını sıktığı zaman, yükselen faiz ortamında dolar değerlenince gerçekleşmişti. Asya krizi de, 1995 yılından 1998 yılına kadar doların yen'e karşı 78 değerinden 148 değerine çıkarak değerlenmesi sonucu, Japonya'dan dışarıya doğrudan sermaye akımının durması ve dolara endeksli ülkelerde ise değerlenen paralar nedeni ile piyasalarının çökmesi ile deflasyon gerçekleşmesi (üretim ve ihracat yapamaz hale gelmeleri ) sonucu ortaya çıkmıştı.

2008 Eylül ayı çöküşünde, dikkat edilirse, dolar hızla 1.60 dolar euro başına değerinden 1.25 dolar euro başına değerine yollandığı için Lehman'ın zaten darbe yemiş durumdaki varlıkları iyice değer kaybetmiş ve devlet de büyük bir hata ile yatırım bankası Lehman'ın iflasına izin verdiği için sistemin çöküşünün yolunu açmıştı.

Yeni sistem tartışmalarına dönülürse, 1946 sonrası Bretton Woods sisteminde dolar altına bağlı, diğer paralar ise dolara bağlı idi. Diğer paralar dolar rezervi miktarı ile kontrol edilirken, dolar likiditesinin artışını sınırlayan altın konvertibilitesi idi. Ancak 1973 sonrasında işler değişti. Serbest dalgalı kura dönülünce ve dolar altından koparılınca likidite kontrol edilemez oldu. Büyüme faktörünü bir yana koyarsak, iyi çalışan bir sistemde bir ülkenin kaybettiği döviz rezervleri dünyanın geri kalan tüm ülkelerinin kazandığı rezerve eşit olur. Ama 1973 sonrasında dünyadaki toplam likiditenin kontrolu elden çıkmıştı. Bugün bir ülke diğer ülkelerin rezervlerini, dolayısıyla likiditeyi azaltmadan, istediği kadar döviz rezervi biriktirebilir. Nitekim Çin, kimsenin likiditesini azaltmadan, beş-altı yıl içinde 2000 milyar dolara uzanan döviz rezervi elde etmişti (dolar rezervlerini ABD Hazine bonolarına yatırınca dolar likiditesini azaltmadan dolar rezervi artmış oluyor, çünkü bonolar likit).

Mundell bu analizin ötesine de geçerek, önce kısa vadede yapılması gerekenleri sıralıyor. Gelişen ülkeler kendilerini neyin hırpaladığını anlamalı, iyice bilmeli ve yeni bir dünya parasal sisteminin inşası sürecine katılmalıdırlar diyor. Gelişen ülkeler kesinlikle G-20 tarafından atılacak yeni dünya sistemi adımlarına katkı yapmalıdırlar tezini savunuyor. Kısa vadede ABD'nin FED ve Avrupa'nın ECB kısa adlı merkez bankasının, koordineli çalışmaları ve doların euro karşısında 1.25 değerinden daha fazla değerlenmesine izin verilmemelidir diyor (çünkü ABD dev cari açık sahibi).

Uzun vadede ise dünya, eğer tek bir para sistemine siyasi engellerle sahip olamayacaksa, kur dalgalanmasına karşı currency union veya para birliği şeklinde, kuru oldukça stabil hale getirebilecek düzenlere girilmelidir diyor. Yeni dünya sistemi yeni bir çapa (nominal anchor) gerektirmektedir derken, burada da çeşitli alternatiflerin olduğunu düşünüyor.

Yarın, Mundell'in dünyada ' yeni parasal sistem olarak' ne alternatif düşündüğünü, ABD'de bugün yapılması gerekenler konusundaki fikirlerini ve Türkiye'nin kriz ortamında ne yapması ve ne yapmaması konusundaki düşüncelerini özetleyeceğiz.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3