Alice Harikalar Diyarında kitabının yazarı Lewis Carroll (esas adı olan C.L.Dogdson) gerçekte bir İngiliz mantık profesörü idi. Kitaplarında aktardığı birçok mantık örneği vardır. Bunlardan bir tanesi uzun zamandır hafızamda. Atina'da, galiba adı Protagoras olan bir hukuk hocasına, Isparta'dan, adı yanılmıyorsam Euphemides olan bir öğrenci gelir. Hoca ile öğrenci anlaşırlar. Öğrenci hukuk eğitiminin parasının yarısını peşin verecek ve özel ders alacak, ders ücretinin gerisini de ilk avukatlık davasını kazandığında ödeyecektir. Öğrenci eğitimini bitirir, Isparta'ya döner, fakat iki yıl zaman geçmesine rağmen parayı ödemez. Hoca zor durumda kalınca Euphemides'e bir mektup gönderir: 'Artık mahkemeye müracaat edeceğim. Eğer mahkemeyi ben kazanırsam mahkeme kararı ile bana ödeme yapmak mecburiyetindesin. Yok eğer mahkemeyi kaybedersem sen ilk davanı kazanmış olacağın için anlaşmamız çerçevesinde bana ödeme yapmak zorundasın. Bu nedenle beni daha fazla üzme ve paramı gönder!' Euphemides'ten cevap gelir: 'İhtiyar sen iyice kocamışsın, eğer mahkemeyi ben kazanırsam, mahkeme kararı ile para ödemem gerekmiyor. Yok eğer mahkemeyi sen kazanırsan, ilk davamı kaybetmiş olacağım için anlaşmamız çerçevesinde gene para ödemem gerekmiyor. Bu nedenle para göndermeme hiç gerek yok!'
Şimdi bu hikaye neyi vurguluyor? Bir anlaşmazlık varsa, ilk yapılan anlaşma, anlaşmazlığın nasıl çözümleneceği konusunda kriteri de içermezse, anlaşmazlık çözülemez. Bu nedenle bütün uluslararası anlaşmalarda ihtilafın nasıl ve nereye müracat edilerek çözüleceği yazılır.
2008 yılının ilk aylarında ben ABD'nin resesyona girmeyeceği kanısında idim. Resesyonun tanımını ise peş peşe iki çeyrek negatif GSYİH büyümesi olarak kullanıyordum. Çünkü tüm dünya medyası, bu tanımı kullanır. Birçok ABD'li iktisatçı da benim gibi düşünüyordu. Ben tüm dünya gibi ABD'deki milli gelir verilerinin çeyrekler itibarıyla elde olanına sahiptim ve ABD de çeyrekler itibarıyla peş peşe iki çeyrek negatif büyüme henüz yaşamamıştı (dikkat hâlâ da yaşamadı!). ABD peş peşe iki çeyrek negatif büyümeyi, ancak 2008 dördüncü çeyreği verileri ocak ayında açıklandığı zaman yaşayacak ve resesyon tüm dünya medyasının kullandığı bu tanımına göre de medyada yer alacak.
Osman Ulagay ise 2008 başında Davos'a gitmiş ve orada Soros, Stiglitz gibi müzmin kötümserlerin felaket senaryolarına angaje olmuştu. Onunla bir iddiamız zaten olmadı, fikirlerimiz farklı idi, iddia nasıl çözülür, kriter nedir diye de hiç anlaşmadık!
Sonra şartlar değişti. 2008 yılının eylül ve ekiminde ABD ve tüm dünyada mali sektör çöktü ve Lehman iflası sonrası her yer karıştı. Lehman sonrasından itibaren de 'ABD henüz (benim tanımım ile) resesyon yaşamadı' demeye başladım. Dikkat: 'Henüz yaşamadı' demek yaşamayacak demek değildir. Kasım ayı ise tüm reel göstergelerin bozulduğu dönemdi. Kasım ayı başında belli oldu ki, ABD dördüncü çeyrekte felaket düşüş yaşayacak ve böylece peş peşe iki çeyrek negatif büyüme yaşamış olacak (dikkat bu henüz gerçekleşmedi). Bu nedenle ekim sonundan itibaren resesyonun dördüncü çeyrekte gerçekleşeceğini yazmaya başladım.
Burada da John Maynard Keynes'in çok bilinen bir sözünü hatırlatacağım.'If facts change, I change my position, what do you do?' Yani: Gerçekler değişirse ben pozisyonumu değiştiririm, ya siz ne yaparsınız? 'Yeni veriler ışığında tutum değiştirmek neden 'kaybetmek' sayılsın ki?
Osman Ulagay ve gazetesi, belli ki bir iddia olduğunu ve bu iddianın NBER resesyon başlangıcı ilanı yaptığı zaman çözümleneceğini düşünmüşler (NBER 28 Kasım 2008 günü resesyon başlangıcı için 2007 Aralık ayını tespit etti). Görüş ayrılığı iddia değildir. Komiktir, aramızda bir resmi iddia varmış ve tespit edilmiş ortak bir kritere göre de kazanılmış gibi, tuhaf bir tutum içine girdiler.
Onlar NBER'ın on bir ay sonraki tespitini, ben ise bir ay gecikme ile açıklanan (yani çabuk açıklanan) çeyrekler itibarıyla GSYİH büyümesini kullanıyordum. Bu nedenle, zaten ortada bir iddia yoktu ama kriter farklı olduğu için de yukarıda L.Carroll'dan aldığım hikayenin gerçeği gündeme geliyor. Mevcut olmayan iddiada, üzerinde anlaşılmayan kriterler farklı sinyal vermekte. Şimdi ben kazandım demenin mantığı ne?
Kaldı ki biz gerçekte iddiaya girse idik ve ben önceden üzerinde anlaşılmış şekilde bir iddiayı kaybetse idim, bunun 'yüz kızartıcı' nesi var ki? Tahmin doğru da çıkar, yanılır da! Milliyet gazetesi futbol ihalesinin 2008 yılında yenileneceğini yazıp duruyor, aygıt satıyordu, ihale yenilendi mi? Yüz mü kızardı yoksa?
Kaldı ki bir ekonomik tahmin yapılırken iki şey konuşulur, bir gidişatın yönü, ikincisi de zaman. Burada standart tahminci hilesi yönü verip zaman vermemektir. NBER ortalama Haziran 2008 sonuna kadar resesyon kararı veremediğini çünkü hem artan hem de azalan, yani gelişen göstergeler olduğunu yazmakta. NBER özel hesaplanan, bize verilmeyen aylık veriler kullanmakta. Buna rağmen hep 6-18 ay yani arasında geç karar verir. Halbuki iki çeyrek negatif kuralı çok daha önce sinyal verir ve bu nedenle medyada kullanılmaktadır.
Yarın devam edeceğiz.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.