Bazı şeylere hayret etmemek elde değil. Belki futboldan örnek vermek gerekiyor, vatandaş daha iyi anlasın diye!
Bundan birkaç ay evvel Fenerbahçe'yi çalıştırmak üzere ülkemize gelmiş olan İspanyol Milli Takımı'nın çalıştırıcısı Aragones medyada paramparça edilmiş, derhal gönderilmesi talepleri sayfa sayfa yer alırken, bir-iki hafta içinde ne oldu ise, Aragones birden kahraman statüsüne getirildi, adeta 'iklim' değişti, methiyeler ortalığa döküldü!
Benzer şekilde medya aylardır hükümetin hiçbir ekonomik önlem almadığını bağırıp dururken, açıklanan üçüncü çeyrek GSYİH verilerinde, kamunun azalan özel sektör tüketim ve yatırım harcamaları desteklemek üzere kamu tüketimi ve kamu yatırımına 'gaz verdiği', müthiş Keynesyen takıldığı ortaya çıktı.
Kamunun üçüncü çeyrekte, yani temmuz, ağustos ve eylül aylarında hem attığı bu adımın büyümeye yüzde 1.5 puan eklediğini ve eğer bu adım atılmasa idi, üçüncü çeyrek reel büyümesinin artı 0.5 yerine eksi 1 civarında gerçekleşeceği ortaya çıktı. Tabii merkezi hükümet bütçesi yerine toplam kamu bütçe verileri elimizde olmadığı için bu politika değişikliğini önceden görmek pek mümkün değildi. Şimdi medya ne diyecek bilemiyorum. Tabii IMF ile anlaşma konusunda geç kalındığı tezi doğru, başka ek önlemler gerektiği de gerçek! Ama medyada ciddi bir gol yemiş bulunuyoruz!
Ancak bugün çıkan çatlak sesler arasında yeniden yükselen ve dalgalı döviz kuru politikasından vazgeçilmesi yönünde feryatlar da var, gene ve aynen, futbolda antrenör değişikliği talepleri gibi. Bunları anlamak da mümkün değil.
Merkez Bankası 16 Ekim tarihinde 2009 yılı için para ve kur politikası yaklaşımı konusunda bazı açıklamalar yaptı. Açıklamalarda hem döviz likiditesi hem de YTL likiditesi konusu incelenmekte, politikalar özetlenmekte. Aşağıda bu açıklamaların kur politikası ile ilgili bölümünü bir özetini vereceğiz ki, durum ve Merkez Bankası'nın politikadaki kararlılığı anlaşılsın. Çünkü pek kimsenin zaman ayırıp açıklamaları izlediğini veya okuduğunu sanmıyorum ama, görüşleri (?) vardır!
Özetle kur politikası ve yaklaşımlar değişmeyecek. Merkez Bankası 2009 yılında da dalgalı kur politikasına kararlı bir şekilde ve aynen devam edecek. Yani döviz kurunun düzeyi onu ilgilendirmeyecek. Kur, piyasadaki arz ve talep ile belirlenecek. Ama kargaşaya müdahale edilecek!
Merkez Bankası güçlü döviz rezervi bulundurmak yaklaşımına devam edecek. Bu nedenle döviz arzı döviz talebine göre arttığı zamanlarda Merkez Bankası rezerv biriktirme amaçlı döviz alım ihaleleri gerçekleştirecek. Bu da ilan edilen bir program ve şeffaflık içinde yapılacak. Ama yeni gelişmeler ışığında ihale programı da değiştirilebilecek. Döviz kuru dış nedenlerle oynaklık sergilediği takdirde ihale ve ilgili opsiyonlar miktar olarak azaltılacak veya durdurulacak ki döviz piyasada kalsın ve piyasa likit olsun. Nitekim 24 Ekim sonrası döneminde kısa bir süre için döviz piyasası derinliği kaybolunca, Merkez Bankası piyasaya döviz satış ihaleleri düzenlemeye başlamıştı. Merkez Bankası 2008 yılı içinde 7.6 milyar dolar döviz almış, iki döviz satış ihalesinde ise sadece 150 milyon dolar satmış. Merkez Bankası 2002 yılından bu yana kümülatif 62 milyar dolar döviz rezervi satın almış ve 2.1 milyar dolar da satmış bulunuyor.
Eylül ayından bu yana Merkez Bankası'nın temel çabası, döviz piyasasında likiditeyi sağlama çabası olmuş. Banka bu nedenle döviz piyasasında döviz depo işlemlerinde aracılık yapmaya başlamış, döviz ve efektif piyasalarında işlem limitlerini her banka için iki katına çıkarmış, döviz depolarının vadesini bir haftadan bir aya çıkarmış ve yabancı para mevduat zorunlu karşılık oranlarını 2 puan düşürmüş.
Merkez Bankası açıkça söylüyor ki dış âlemden kaynaklanan olgular döviz piyasasını karıştırır ve kur dalgalanmasını arttırırsa, Merkez döviz satım ihalesi yapma alternatifini elinde silah olarak tutuyor. Benzer şekilde, gerekirse de, bankaların işlem limitlerini yeniden artırır ve döviz mevduatı zorunlu karşılık oranlarını tekrar düşürebilirim diyor. Merkez Bankası döviz piyasasında spekülatif girişimler gördüğünde de derhal müdahale ederim diyor. Piyasada döviz likiditesi sorun olmazsa da rezerv biriktirmeye yeniden girişebilirim diyor. Yani 2008 önlemleri 2009 yılında benzer şekilde devam edecek!
Yarın Merkez Bankası'nın para politikasının diğer unsurları, YTL likiditesi yaklaşımları konusundaki açıklamaları özetleyeceğiz.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.