Deniz Gökçe deniz.gokce@aksam.com.tr

kategori2

Korumacılık geliyor!

Dünya 2008 yılında global çapta durgunluğa, istihdam ve üretim kaybına girdi. 2009 zor geçecek. Dünya çapında entegrasyonun ve üretim patlamasının motoru olan dış ticaret akımları ve uluslararası sermaye hareketleri 2008 yılı sonunda, hem de ikisi bir arada, daralmaya başlamış bulunuyor. Bu üretim ve yatırım da daralacak, dış talep de daralacak demek!

Dünya Bankası verilerine göre 1990 -2010 arasındaki yirmi yıllık dönemde tüm dünya GSYİH toplamı yani üretim, iki misline çıkmış, ama aynı zaman diliminde, dünya dış ticaret hacmi toplamı ise üç misli artmıştı.

Gene Dünya Bankası verilerine göre gelişen ülkelere net özel sermaye akışı 2007 yılında zirve yapmış olup, 1000 trilyon dolara çıkmışken, 2009 yılı için yapılan tahminlerde yarıya inmiş olacakmış.

Bu yıldan önce, Çin ve Hindistan gibi dev boyuttaki ülkelerin ve bu arada Türkiye'nin de, inanılmaz ihracat patlaması ve reel büyüme, gelir düzeyi ve istihdam artışı yaşamasına yol açan global gelişmenin arkasında ise, ortalama gümrük vergi tarifelerinin, ayni zaman diliminde, yüzde 26 düzeyinden yüzde 9 düzeyine inmesi yatıyordu. Tüm dünya, bu zaman dilimi içinde dış ticaretteki serbestleşmenin avantajlarını gördü ve yaşadı.

Bugün trend tersine dönmüş bulunuyor. Dünya ticaret hacmi bu yıldan önce en son 1982 yılında ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki gerilim ortamında daralma sergilemiş. Ancak, tamı tamına 27 yıl sonra ve gene Dünya Bankası tahminine göre, 2009 yılında, dünya ticaret hacmi bir kere daha yüzde 2 daralma sergileyecekmiş.

The Economist dergisinde aktarıldığına göre (Dünya Bankası iktisatçısı C.Freund'a hesaplarına dayanarak), 2008 yılında Ocak-Kasım arasında dış ticaret verilerini yayınlayan tüm ülkelerin istatistiklerine bakılırsa, dünyada ihracat çift sayılı yüzde daralmalar yaşamış bulunuyor. Bazı ihracata aşırı dayalı ülkelerde, mesela Şili, Güney Kore ve Tayvan gibilerinde, bu ihracat daralması yüzde yirmi düzeyini aşmış bulunuyor. Yani dünya dış ticaretinde ciddi boyutta daralma gündeme gelmekte.

Tüm dünyada global krizin etkilerinin sonucu olarak durgunluk ve istihdam azalması yaşanması ise, giderek artan 'korumacılık' eğilimlerini iyiden iyiye azdıracak gibi gözüküyormuş. Hindistan, Rusya ve Vietnam bu yıl çoktan gümrük tarifelerini arttırmış bulunuyorlarmış.

Asya krizinde gelişen ülkeler tarifelerini artırdığında gelişmiş ülkeler de antidamping cezalarını artırarak buna cevap vermişler. Bugün de aynı şeylerin olması bekleniyor. 2008 yılının ilk yarısında antidamping vakalarında yüzde 40 artış gerçekleşmiş. Geçmişte birçok ülke gümrük tarifelerini limitin çok altına tek taraflı olarak indirmiş bulunduğundan bugün gümrük tarifelerinde artışın, DTÖ kuralları içinde kalarak yapılabilmesi de birçok ülke açısından mümkün imiş. Eğer bütün ülkeler bu şekilde davranırsa da dünya dış ticaretinde global gümrük tarife oranı iki misline çıkarken dünya dış ticareti de yüzde 7.7 daralır denmekte. Çin'de tekstil ve demir çelikte ve mesela ABD'de otomotiv sektörüne verilmesi planlanan dev destekler büyük tartışma konusu olacak gibi gözükmekte. 2001 yılından bu yana sonuçlandırılamayan Doha Round dış ticaret görüşmelerinin 2008 Temmuz ayında durmuş olması da, sorunu hızla büyütecek bir faktör olarak ortada duruyor.

Korumacılığa karşı en etken silahın ise ülkelerin tek tek sektörlere seçilmiş destek vermesi yerine (yani seçilmiş bazı sektörlere mikro destek değil), genel iç talebi artıracak yaygın makroekonomik destek paketleri uygulamayı seçmeleri. Ancak gelişen ülkelerin çoğunun makroekonomik desteği (kamu harcaması artırmak demek) vermeleri zor olabilir.

1930'lu yıllarda korumacılık büyük depresyonu kuvvetlendiren ve yayan en önemli olgulardan biri olmuştu, çünkü makroekonomi o günlerde iyi anlaşılmış bir konu değildi (Keynes anlaşılamamıştı) ve siyasetçiler de iktisatçıların gözyaşları arasında ve ikazlarına rağmen, mikro ekonomik korumacı kanunları devreye sokmuşlardı. Bugünkü tehlike de aynı!

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3