AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-02-16

kategori2

Veriler beklendiği gibi!

Son günlerde peş peşe birçok ekonomik veri açıklandı. Ama ümit edilen ve gereken IMF anlaşmasından haber de yok, hükümet açıklaması da! Biz IMF ile anlaşmanın derhal yapılması taraftarı olduğumuzu zaten açıklamıştık.
Açıklanan veriler arasında aralık ayı sanayi üretimi vardı. Aralık ayında sanayi üretimi yüzde 17.6 daraldı. İmalat sanayii üretimi ise yüzde 20.0 daralmış bulunuyor. Bu verilerde bir sürpriz yok. Dördüncü çeyrek sanayi üretimi de böylece eksi 12.5 ile daralma sergiledi. Bu sanayi üretimi gelişmeleri, 2008 dördüncü çeyrek reel büyüme sayıları ilan edildiği zaman büyümeyi 3-4 puan arasında aşağıya çekmiş olacak. Böylece 2008 yıllık reel büyümesi, yüzde 0 ila 1 arasında küçük bir pozitif büyüme olarak kapanacak gibi duruyor. Daralmanın 2009 yılının ilk döneminde de devam etmesi beklenmelidir.

Aralık ayı cari açık sayıları da sön dönemde ilan edilen veriler arasında. 2008 yılı toplam cari açığı 41.4 milyar dolar olarak kapandı. Daralan ekonomi ortamında hem ihracat hem de ithalat beklendiği gibi düşerek 2008 başında yapılan tahminlerden çok daha düşük bir cari açık oluşturdu. Bu arada 2007 yılının bütününde soğuk para dediğimiz doğrudan yabancı sermaye yatırımı 22 milyar dolar civarında gerçekleşmişken, 2008 yılı bütününde doğrudan yabancı sermaye yatırımı 17.7 milyar dolarlık finansman sağladı. Bu çok iyi bir performans. 2009 yılı cari açık toplamı 25-30 milyar dolar arasında bir sayıya düşecek gibi gözüküyor. IMF ile anlaşma yapıldığı takdirde korkulan finansman sorunlarının hiç yaşanmayacağını düşünmekteyiz.

Son ilan edilen veriler arasında Ocak 2009 merkezi bütçe verileri var. Ekonomistler 2009 bütçesinin temel varsayımlarında gerçekçi olmayan sayılar olduğunu ifade etmekteler. Bu nedenle de bütçenin büyük oranda sapacağını , gelirlerin düşüp harcamaların aratacağını, bütçe açığının ise büyüyeceğini düşünmekteler. Ancak tüm dünyada hükümetler ise, destek planları çerçevesinde bütçe açıklarını büyüterek, iç talebi canlandırmaya çalışmaktalar. Ülkemizde de son 12 aya bakıldığında konsolide bütçe (toplam kamu demek) faiz dışı fazlasının GSYİH’ya oranının, yüzde 1.7 düzeyine yaklaştığını ve yıl sonu hedefi olan yüzde 3 değerinin çok altında kaldığını görmek mümkün. Burada, ya zaten 'varsayımları uydurma olan bütçe tutmuyor' yargısı yapılabilir (ki piyasacılar bunu yapıyor) ya da 'hükümet çaktırmadan reel büyümeyi destekliyor' diye düşünülebilir. Nisan ayında açıklanacak 2008 dördüncü çeyrek reel büyüme sayılarında gerçekleşmelerde devlet tüketim ve yatırım harcamalarının  katkısının ne olduğunu göreceğiz. Üçüncü çeyrekte özel tüketim ve yatırım perişan olurken, kamu tüketim ve yatırımı büyümeyi pozitif tutmuştu.
Bu arada bir de açıklama yapamam gerekiyor. Bazı kişiler iki günde bir ABD verilerini aktarmama reaksiyon göstermekteler. Bu tamamen saçma bir yaklaşım. ABD toparlanmadan, AB toparlanamaz. AB toparlanmadan da bizim dış ticaret ve üretim canlanamaz. Tamamen, kendi kendimiz, kendimizi çekip beladan çıkartabileceğimiz düşüncesi saçmadır. Dünya ve dış talep toparlanacak ki, biz de peşinden toparlanacağız. Bu nedenle ABD haberleri çok önemlidir.

Sıkı durun! Şu anda ABD’den hafif hafif iyimserlik verecek haberler gelmeye başladı. Dün ilan edilen yeni verilerde ABD perakende satışları yedi ay peş peşe daraldıktan sonra ocak ayında yeniden artmaya başladı. Bir ay yeni bir trend değildir, yargı için beklemek gerekli ama bu çok iyi bir gelişme. Hele ABD’de destek paketlerinin  uygulanmasına henüz başlanmadığını düşünürsek!
Aşağıdaki grafik Ocak 2009 ABD perakende satışlarının aylık  artışını sergiliyor.
Beklentilerin negatif artış sergilediği ortamda, ocak ayı perakende satışları bir evvelki aya göre yüzde bir artış gösterdi. Bu oldukça iyi bir haberdir. Birkaç ay daha benzer artışlar gerçekleştiği takdirde tüm dünyanın mutlu olması için neden oluşmuş olacaktır. ABD'yi izlemeye devam edeceğiz!
Grafik: Ocak 2009 toplam perakende satışlar aylık yüzde artışı