AKŞAM GAZETESİ | Alaattin Metin | 2009-02-16
Maçtan sonra konuşulan, 'Büyükşehir maçında kaybedilen üç puan ve o maçla bu maç arasındaki fark'tı.
O gün koşmayanlar; Hacettepe maçında koştular.
Daha da önemlisi düne kadar 'Oyunu kendi sahasında savunma düzenine geçerek rakibi bekleyen' düşünce, bu kez 'İleri çıkarak rakibin üzerine baskı kuran' oyun anlayışına dönüşmüştü.
Hacettepe kötü takım. Sahada iki pas yapmasını bilmiyorlar.
Ama Fenerbahçe'nin de bu maçta kazanma hırsı, koşması, oyunu açma düşüncesi vardı, rakip iyi de olsa sonucu pek değiştiremezdi.
Skor belki 7 olmazdı, 4-5 olurdu.
Farklılık Semih'te. Alex'in golcüye yakın, hücuma dönük oynamasında.
Semih'in kaleciyi geçerek attığı golü Güiza olsa atamazdı.
Semih, çabuk, istekli, topu da çok iyi saklayarak arkadaşlarına hücumda destek imkanı verme özellikleri olan bir oyuncu.
Alex ile iyi anlaşması da takımın oyununu çok etkiliyor.
Alex'in attığı ve attırdığı gollerle şov yaptığı gecede; kaptanın sahada yorgun değil, diri görünmesinin bir başka nedeni de; gücünü boş alanlarda harcamaması.
Büyükşehir maçındaki gibi defansa gelip, stoper arkadaşının yanında görünmedi. Tam tersine rakip kalenin 40 metrelik alanında nöbet tuttu.
Böyle olunca da sahada diri kaldı. Kısa boyuna rağmen, kafa toplarını da aldı.
Çünkü Alex zeka olarak topa yükselmenin, pas vermenin ve gol atmanın zamanlamasını en iyi yapan özel oyunculardan biri.
Böyle oynarsa Fenerbahçe, kolay kolay maç kaybetmez.
Bu iki futbolcunun iyi olmasının bir başka nedeni de; Deniz ile Emre'nin orta sahada kusursuz futbolları.
Özellikle Deniz sıfır hata ile oynadı. Rakibin her kontratak denemesinde ilk hamleyi yaptı.
Kazandığı topları da ileri olumlu soktu. Emre'ye de hücumda arkadaşlarına destek kapısını açtı.
Selçuk, Emre ve Deniz'in iyi olduğu yerde Josico ile Maldonado zor forma giyerler.
Bu üçlünün düzelmesi de Aragones'in eline rotasyon kozunu verir.
Ali Bilgin, 'sağ bekte oynar mı' diyenler; dün Gökhan Gönül'ü pek aramadılar. Belki onun gibi takımın cesur yüreği olamadı ama kontrollü oyunu ile kendisine yeni bir yer buldu.
Atılan gollerden sonra bir şey dikkatimi çekti;
Bütün futbolcular tribünlere değil, yedek kulübesine koştular.
Aragones'ten çok takım arkadaşlarına sarıldılar.
Bunun anlamı 'Bütün olumsuzluklara rağmen, biz istersek çok şeyi başarırız' mesajıdır.