AKŞAM GAZETESİ | Dr. Murat Kınıkoğlu | 2009-02-16

kategori2

Aftın mı var, derdin var

Aftlar ağız içi mukozasında, yanakta, damakta ve dil üstünde görülen oldukça can sıkıcı küçük, ağrılı yaralardır. Sık sık tekrarlar, genellikle 1-2 hafta içinde kendiliğinden iyileşirler. Daha çok bayanlarda olmak üzere neredeyse her 5 kişiden birinde aft görülür. Gençlerde daha çoktur ve yaş ilerledikçe görülme sıklığı azalır.

Hastalarımdan 'Bende çok sık aft çıkıyor acaba vücudumda bir eksiklik mi var?' sorusunu çok sık duymuşumdur. Hastaların yüzde 80'inde aftı izah edecek bir neden bulamayız. Her hafta, kansere çare bulduğu iddiasıyla gazetelere manşet olan 'modern tıbbın' aftın nedenini bulamaması bana her zaman komik gelmiştir.

Vücudumuzdaki pek çok rahatsızlık gibi aftlarda stresle artar. Bir diğer deyimle tek başına stres aft nedeni değildir ancak stresli dönemlerde, örneğin çocukların sınav dönemlerinde aftların sayısında ve büyüklüğünde artma görülür. Tek yumurta ikizleri aftların oluşumunda genetik geçişin önemli olduğunu göstermektedir. Aft alerjik bir reaksiyon olarak oluşmaz ama şu da bir gerçektir: Alerjik yapısı olan kişilerde aft daha sık görülür.
Hastalar aft çıkacak yerde önce bir acı ve yanma hissederler. Takip eden gün içinde birkaç milimetrelik minik yara ortaya çıkar. Hastalar en çok rahat yemek yiyememekten yakınırlar. Ağrı genellikle 3-4 gün sürdükten sonra kendiliğinden geçer. Tam iyileşme 7-8 günü bazen 2 haftayı bulur.
'Gluten' içeren yiyeceklere dikkat!

Ağzında aft çıkan hastaların yüzde 20'sinde 'demir' veya 'vitamin B12' eksikliği vardır. Aftlardan çok şikayetçi iseniz bir kereye mahsus 'demir', 'folat' ve 'vitamin B12' ölçümü yaptırabilirsiniz.

Kahve, çikolata, patates, peynir, ceviz ve fındık gibi kuruyemişler, incir, portakal, mandalina, buğday, çavdar arpa gibi 'gluten' ihtiva eden yiyeceklerin afta neden olduğu şeklinde yayınlar vardır. Eğer çok dertliyseniz bir süre -örneğin 1 ay süreyle- bu yiyeceklerden uzak durun. Diyetten faydalanırsanız ve aftların size verdiği sıkıntının bu güzel bu yiyeceklerden uzak durmanıza değeceğini düşünürseniz diyete devam edersiniz.    

Ağzında aft çıkan herkesi 'Behçet Hastalığı' açısından araştırmaya almayız. Bu hastalıkta da aynı basit aftlara benzeyen ve1-2 haftada kendiliğinden geçen lezyonlar vardır. Sayıca daha çok ve daha ağrılı olabilirler. Görüntü ile ayırıcı tanıya ulaşmak mümkün değildir. Eğer ağız içi aftlarla birlikte cinsel bölgede (kadınlarda vajinada erkeklerde penis veya testis üzerinde) küçük deriden kabarık sivilceler şeklinde başlayan sonradan zımbayla delinmiş görünümde yaralar oluşuyorsa, gözde uveitis (kanlanma ve bulanık görme şeklinde şikayetler) varsa, en çok dizde olmak üzere eklemlerde şişme ve ağrı varsa 'Behçet Hastalığı' açısından araştırma yapmak gerekir. (Bir cildiye uzmanına, tercihen üniversite hastanesine başvurunuz.) Cildiye uzmanları başta paterji testi olmak üzere gerekli tetkikleri yaparak teşhisi koyacaklardır.

Daha önce sık aft hikayesi olmayan bir kişide ağız içinde çıkan afta benzer yaraları ciddiye almak gerekir. Yaranın 21 gün içinde kendiliğinden iyileşmemesi halinde ağız içi kanserleri ekarte etmek için bir doktora görünmek gerekir.  

Eczanelerde aft üzerine sürebileceğiniz (bazıları kortizon ihtiva eden) çeşitli krem ve damlalar vardır. Bunlar çektiğiniz acıyı azaltabilirler ancak aftın iyileşmesinde fazla bir etkileri olduğu söylenemez.

İyi uyu, kalbin teklemesin

JAMA dergisinde 2008'in son ayında yayınlanan bir çalışma iyi uyuyamayan kişilerde kalp damar hastalığı riskinin daha yüksek olduğunu gösterdi. Bundan önce yapılan pek çok çalışmada da 'uykusuzluk' ile 'kalp krizi' riskinin arttığı gösterilmişti ancak bu çalışma uyku süresi ile hastalığın derecesi arasında kesin bir korelasyon kurması açısından ilk oldu.  Uykusuzluğun kalp üzerindeki kötü etkisi 2 yolla olabiliyor.

1- Uykusuzlukla artan stres hormonu 'Cortisol', kalp damarlarının bozulmasına neden oluyor.

2- Uykusuzluk, tansiyon yüksekliğine neden olarak kalp damarlarını kötü etkiliyor.

Araştırmada yaşları 35-47 arasında değişen 495 kişi beş yıl boyunca takip ediliyor. Günde ortalama 5 saatten az uyuyanların %27'sinde kalp damarlarında kireçlenme oluşurken günde 7 saat ve üzerinde uyuyan kişilerin sadeceyüzde 6'sında damar kireçlenmesi görülüyor.

Kendinizi kalp hastalığı açısından riskli görüyorsanız akşamları yatağa daha erken girmenizde fayda var.