AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-02-18
The Economist dergisi Marx'ın 'orta sınıfın en devrimci sınıf olduğunu' söylediğinin altını çizmiş ve sonra da 1990-2005 arasındaki son 15 yıl denilebilecek dönemde şimdi yerden yere vurulması moda olan 'globalleşme' sürecinde gelişen ülkelerde orta sınıf insan sayısında ne boyutta bir artış olduğunu gündeme getirmiş.
Tabii ekonomideki sosyal içerikli birçok kavram gibi, kimin orta sınıf olduğunun nasıl hesaplandığı önemli, ama bu tartışmaya girmek isteyenler bu haftaki The Economist dergisine bakmalı. Orada geniş bir akademik tartışma var. Ama esas önemli olan, tanım ne olursa olsun, gelişen ülkelerde orta sınıf tanımına giren insan sayısında son globalleşme sürecinde büyük bir patlama olduğu. Gelişen ülkeler eskiden külliyen fakir olarak algılanırdı, ama globalleşme nedenli transformasyon bu ülkelerin nüfusunun nerede ise yarısını, tanım ne olursa olsun, orta sınıf yaptı. Gelişen ülkelerde 'yeni burjuvazi' kabaca 2.6 milyon kişi!
Bu gelişme bir yandan iyi bir yandan da kötü. Şu andaki krizde bu orta sınıfın bir kısmı yeni elde ettikleri sosyo-ekonomik düzeyden gerileyecek. Geçmişte bu tür bazı durumlarda orta sınıfın gerilese de, gene de demokrasiyi desteklediği, ama 1930'lu yılların savaş sonrası Avrupa'sında faşizme destek verdiği, 1980'li yılların Latin Amerika'sında da, askeri cuntalara destek oluşturduğu da unutulmamalı. Bugün globalleşmeden en çok faydalanan ülkelerden Çin, Hindistan ve Brezilya'da globalleşme krize rağmen 'yeni burjuvaziden' destek görüyor, Rusya'da ise globalleşme taraftarları hızla azalmaya başladı.
Aşağıdaki tabloda Martin Ravaillon adlı ve bu tür konularda uzman Dünya Bankası araştırmacısının, günde 2-13 dolar arası geliri olanlar tanımını kullanarak ve 2005 yılı satın alma gücü paritesi temelli gelirleri esas alarak yaptığı araştırmada varılan sonuçları özetlenmiş (günde kişi başına 2 dolar dünyada yoksulluk sınırı için en yaygın norm olarak alınıyor). 13 dolar ise mesela ABD için, yani gelişmiş bir ülke için yoksulluk sınırı olarak kullanılıyor.
Ravallion'un araştırma sonuçlarına göre 1990 ila 2005 arasında gelişen ülkelerin yaşadığı büyüme süreci sonrasında gelişen ülkelerdeki orta sınıf insan sayısının gelir temel alınarak yapılan incelemede 1.4 milyar insandan 2.6 milyar insana çıktığı görülüyor. Bu sayı da gelişen ülke orta sınıf insan sayısının toplam nüfusunun üçte birinden toplam gelişen ülke nüfusunun yarısına çıkması demek. Bütün bu gelişme de sadece 15 yılda gerçekleşmiş.
Yani 'globalleşme Batı ülkelerinin mallarına talep yaratmak için bir dümendir' türü paranoit tezlere ve komplo teorilerine abone olanların sayısının dünya çapında az olmadığını düşünürsek (hele ülkemizde müthiş fazla), gelişen ülkelerde 'gelir zıplaması' yapan insan sayısının artışının boyutu, kim olursanız olun ve ne tür saplantılarınız varsa da, insanlık tarihinde müthiş bir gelişme olarak kayıtlara geçecek diye düşünmek gerekli!
Gelişen ülkelerde orta sınıf insan sayısı artışı
(1990-2005 arası milyon kişi)
(Satın alma gücü paritesi ile 2-13 dolar arası
günlük gelir elde edenler)
1990 2005
Doğu Asya ve Pasifik 315.5 1117.1
(Çin) 173.7 806.0
Doğu Avrupa ve Orta Asya 355.3 347.8
Latin Amerika ve Karaibler 276.7 362.1
Orta Doğu ve Kuzey Afrika 170.2 240.1
Güney Asya 192.7 380.2
(Hindistan) 146.8 263.7
Orta ve Güney Afrika 117.7 197.1
TOPLAM 1 428.1 2 644.3