Üzülüyordum, çaresizdim ama artık içim tükendi. Çaresizlikten, her gün gördüÄŸüm davranışlardan ve bazı suratlardan içim bulanıyor. Tiksindim
Tüm dünya içinden nasıl çıkacağını tam bilemediÄŸi bir krizle boÄŸuÅŸuyor. Her gün sokaklara iÅŸsiz insanlar bırakılıyor.
Borçlar nasıl ödenecek, kira nasıl verilecek, çocuklar ne yiyecek belli deÄŸil.
Çaresizlik, umutsuzluk sarmış ortalığı.
Açıklanan ekonomik kurtarma reçeteleri, zaten parası olanlara para aktarma sistemine dönüÅŸmüÅŸ.
'Bitti artık, olmaz artık' denilen bir olay tekrar dünya gündeminde.
Sınıf savaşı ciddi biçimde olabilir ve oluyor da...
Büyük sosyal patlamalar bekleniyor.
En zengin, en güçlü denilen ülkede bile insanlar 1930'larda yapılmış olan halk savaÅŸlarının hikayelerini okuyup hazırlanıyor.
Normal ülkelerde liderler panik içinde çareler arıyor. Fikirler tartışılıyor. Bu beladan normal çıkış yolları araÅŸtırılıyor.
***
Bu arada Türkiye'de ne oluyor?
Sanki hayatta hiçbir sorun yokmuÅŸ gibi suratlarından sahtekarlık akan bazı insanlar, siktiriboktan bir ilçenin siktiriboktan belediye meclisi üyeliÄŸi için birbirlerini yiyor.
Küfür etmemi mazur görün bugünlük. İçim tiksinti dolu, hislerimi baÅŸka türlü ifade edemeyeceÄŸim.
Türkiye'nin ahlak açısından tükeniÅŸine ÅŸahit oluyoruz bugünlerde.
Dilencilik yapsalar bir günde rahat kazanılacak paraya yapılan belediye meclisi üyeliÄŸi neden bu kadar önemli olsun ki?..
6 yaşındaki çocuÄŸum sorsa ne diyeceÄŸim buna ben.
DoÄŸruyu mu söyleyeceÄŸim; haydi canım, bunu yapamam, utanırım.
O basit koltuk için insanlar birbirlerini yiyor. Çünkü çalacaklar, çıkar saÄŸlayacaklar. Bu artık alenen tartışılıyor.
Gözümüze soka soka yapıyorlar bunu. Utanmaları yok. Para götüreceksen bari bunu gizleyerek yap deÄŸil mi?..
Buna da gerek yok. Çünkü bu toplumda iyi çalanlar, keselerini dolduranlar akıllı, becerikli insan sayılıyor.
Gözümüzün önünde her gün bir ahlaksızlık trajedisi yaÅŸanıyor. Bunu adına da 'Yerel seçim' demiÅŸler...
Türkiye, cumhuriyet yıllarının hiçbir döneminde bu kadar ahlaksız, utanmaz olmamıştı...
Ne yapacağız, ne edeceÄŸiz, ne öÄŸreteceÄŸiz çocuklarımıza bu hayat hakkında, bilemiyorum ki...
Annem ve babamdan gördüÄŸüm terbiyeyi çocuÄŸuma vermeye çalışsam, 'Hırsız olma, alın terinle çalış, onurlu ol, haksızlığı kabul etme' desem, bir gün bana 'Baba sen bana neler öÄŸretmiÅŸtin, baksana etrafa, gerçekte nasıl insanlar var' demez mi?
2009 yılında siyaset bitti. Etik ahlak zaten yoktu. Åžimdi bunların olmaması takdir görüyor bile.
Üzülüyordum, çaresizdim ama artık içim tükendi. Çaresizlikten, her gün gördüÄŸüm davranışlardan ve bazı suratlardan içim bulanıyor. Tiksindim.
Bir insan kendi adayı adaylıktan çekildi diye veya kendisi parti meclisi üye adayı olamadığı için neden hüngür hüngür aÄŸlar ki?..
Bu bayağılık, bu onursuzluk, artık gelemeyecek paralara üzülmekten baÅŸka neyin göstergesi olabilir ki?..
Dünya nelerle uÄŸraşıyor, biz neyle. Büyük olabilecek ve krizden güçlü çıkabilme potansiyelimiz olduÄŸu halde biz küçüldükçe küçüldük, yerelleÅŸtikçe yerelleÅŸtik. Kimse utanmıyor, siktiriboktan ilçenin siktiriboktan belediye meclisi üyeliÄŸi için ölümüne mücadele ediyor.
Ufku ondan ibaret çünkü. O koltuÄŸa oturmak için belirli bir eÄŸitim düzeyi olması zorunluluÄŸu da bulunmuyor. Kaldırmışlar o zorunluluÄŸu. Bu davranışları sergileyebilen bir insanın eÄŸitimli, bilgili, görgülü olabilmesine imkan yok.
***
Bu dediklerim özel olarak hiçbir partiyi hedef almıyor.
Bu trajedide her parti eÅŸit derecede sorumlu.
AKP, 'Din dedi, iman dedi, din kardeÅŸliÄŸi dedi' ama bu iktidar döneminde çıkar saÄŸlamak neredeyse imanın 'Olmazsa olmaz' koÅŸulu haline getirildi.
'Yapmayın etmeyin' deniliyor, 'Ayıp oluyor' deniliyor. Onlar ise en üst düzeyde bile, 'Ayıp filan olmaz, becerebiliyorsanız siz de yapın' diyorlar.
CHP de çaÄŸrıyı kabul etti ve o da becerebileceÄŸini ispata koyuldu.
Al birisini vur ötekine... Tartışılan laiklik, cumhuriyet, özgürlükler filan deÄŸil. Sadece para konuÅŸuyor, diÄŸerleri yürüyor. O kadar iÅŸte...
Türkiye'de tek özgürlük, eÄŸitimsiz ufak adamların köylü kurnazlığı ile çıkar saÄŸlamaya çalışmaları özgürlüÄŸüdür.
Parti meclisi üyeler listesi üzerine yaÅŸanılan kavga, parti olarak CHP'yi benim gözümde bitirdi.
CHP'nin İstanbul komedyasını izliyorsunuzdur. Sanki çok matah bir ÅŸeymiÅŸ gibi AKP'yi kendilerine örnek aldılar. Bari sonunda birleÅŸseler, resmen tek parti kalsa da hepimiz rahat etsek.
Dinine baÄŸlı ama AKP içinde kendisine yer bulamamış ve çıkar dağıtım ÅŸebekesinin dışında kalmış insanlara CHP sayesinde yeni bir yer açıldı. Artık CHP'nin tek varlık nedeni bu oldu.
Kömür mü dağıtılacak, erzak mı verilecek, eÅŸya mı isteniliyor, bunu CHP de yapacak. Çıkar ÅŸebekesi idaresi sadece AKP'ye bırakılmayacak. Türkiye'nin siyasi gündemi bundan ibaret...
Bütün bunlar olurken, baÅŸka bir zamanda baÅŸka bir ülkede yaÅŸamış olsaydı, görünümü ve tavrıyla gayet rahatlıkla bir toplama kampında müdürlük yapabilecek Önder Sav, ÅŸebekenin kendi kontrolünden çıkmasını zor kabul ediyor. Sonrada gitmesin diye komik genelgeler filan yayınlıyor.
Dünya ayağımızın altından kayıyor, bizimkiler bunlarla uÄŸraşıyor. Çünkü tüm dünyaları bundan ibaret.
Küçük adamlar, basit kavgalar ve iç bulandıran bir görünüm...
Sonunda bazı insanlar da 'Alın seçiminizi sokun bir yerinize. Allah belanızı versin' diyecek. Bunu söylemeye baÅŸlamış benim tanıdığım çok insan var. Ve hepimiz de utanmış durumdayız.
Ahlaktan yoksun, etiksiz bir sistem nasıl yaratılıyormuÅŸ, hüzünle bakan gözlerimizle bunu seyretmek zorundayız ÅŸimdi de...