AKŞAM | CUMARTESI | 23 ŞUBAT 2009, PAZARTESİ
Dün gösterime giren 'Bir Alışverişkoliğin İtirafları' özellikle kadınların en büyük zaaflarından biri olan alışveriş kavramına bakışımızı değiştirdi! Zira modanın alışverişkolikler yarattığı gibi, alışverişkolikleri zorda bırakabildiğini de öğrenmiş olduk.
Sex and The City sayesinde otuzlarının başında, şehirli, kariyer sahibi ve imajına düşkün kadınların hikayesini yıllarca sıkılmadan izledik. Vogue Dergisi'nin yayın yönetmeni Anne Wintour'u asistanının gözünden anlatan 'Şeytan Marka Giyer'le sinema ve moda ilişkisi bilgimizi pekiştirdik. Şimdi de Sophie Kinsella'nın yazdığı kitaptan uyarlanan 'Bir Alışverişkoliğin İtirafları' sayesinde hikayenin farklı bir yönünü gözlemliyoruz... Filmin konusu kısaca şöyle; Rebecca Bloomwood (Isla Fisher), New York'ta yaşayan ve kentin tadını çıkaran bir genç kadındır. Elbette şehirde yaşayan kadınların çoğu gibi onun da takıntısı alışveriş yapmaktır! Takip ettiği moda dergisinde çalışmanın hayalini kurar ama kapısından bile adımını atamaz. Ta ki, aynı yayın grubunun çıkarttığı bir finans dergisinde köşe yazarlığını kapıncaya kadar... Sonunda hayalleri gerçek olmuştur ama tam bir alışverişkolik olan geçmişinin, geleceğini mahvetmemesi için olağanüstü çaba harcaması gerekecektir.
'Bir Alışverişkoliğin İtirafları'nda da Sex and The City ve Şeytan Marka Giyer'in kostüm tasarımlarını yapan Patricia Field'ın tarzını konuşturduğunu ekleyerek, bizim alışverişkoliklerin itiraflarına geçelim...
27 yaşındaki satın alma uzmanı Tuğçe Gül, beğendiği bir ürünü almadan geçemediğini söylüyor ve ekliyor: 'Kendime yakışacağını düşündüğüm hiçbir şeyi almaktan çekinmem. En çok Zara, Guess, Beymen ve Park Bravo'dan alışveriş yaparım. Kendimi kötü hissettiğim de ufacık da olsa bir şey almak bana mutluluk verebiliyor.'
28 yaşındaki finansçı Dilşat Koşmaz alışveriş yaparken yanında zevk almayan biri olunca canının sıkıldığını söylüyor 'En sık alışveriş yaptığım mağazalar Capacity, İstinye Park, Zara, Park Bravo, Massimo Dutti, Banana Republic. Zevk almayan birileri yanımayken rahat alışveriş yapamıyorum. Genellikle indirim dönemlerini takip ediyorum ama aksesuar konusunda aynı şeyi söyleyemem, beğendiğim şeyi hemen alıyorum. Yaptığım en büyük alışveriş hatasıysa tarzım olmadığı halde çok beğendiğim için Vakkoroma'dan ince çok yüksek topuklu bir ayakkabı almaktı, bugüne kadar hiç giymedim. Ama ayakkabımı hala seviyorum!'
YA AŞIRIYA KAÇARSA!
25 yaşındaki iletişim uzmanı Sibel Sezgin bir önceki hayatında 'atkı-bere olduğunu düşünecek kadar kaptırmış alışverişe: 'Kitap ve DVD alışverişlerinde gözümün döndüğünü söyleyebilirim, kıyafetteyse kendime yakın bulup resmen dadandığım mağazalar oluyor. En beğendiğim markalar GAP, Abercrombie, Urban Outafitter, Derishow ve Topshop. Ayrıca, para veriyorsam değişik olmalı zihniyetiyle aldığım tasarım kıyafetler yüzünden uzun süre hiç bir giysimi kombin yapamadım! Şimdi öngörüm yükselmiş olsa da Robin Hood şapkam da var, Pollayana elbisem de! Ayrıca bir önceki hayatımda atkı ve bere olduğumu da düşünmeye başladım. En eğlenceli alışveriş anım Londra'da o zaman için yeni açılan Abercrombie'de kendimi kaybetmemdi. Ellerimin titrediğini net hatırlıyorum, yarım saat içerisinde mağaza kendi kendini imha edecek diye mi düşünüyordum acaba!'
26 yaşındaki öğrenci Özgür Sadık anlatıyor: 'Alışverişi seviyorum ve kimi durumlarda kantarın topuzu alışverişkolikliğe kayıyor. Giyimde önemli olan dayanıklılık ve rahatlık açısından paramın karşılığını almak. Ama söz konusu teknolojik bir ürünse çok daha titiz oluyorum. Kız arkadaşımla Roma'da etrafı gezip dolaşmak yerine tam bir alışverişkolik haleti ruhiyesi içinde davranıp mağazalara saldırmamız ve gece otele dönünce de pişman olmak, en acıklı alışveriş anım! 32 yaşındaki basın danışmanı Burcu Sarılar Akbulut ise kendini kesinlikle alışverişkolik olarak tanımlıyor. Bazen kendine hakim olup sorumluluk sahibi insanlar gibi davranmaya çalışsa da zıvanadan çıktığını itiraf ediyor. Kafasını dağıtmak için de iyi hissetmek için de alışveriş yaptığını anlatan Akbulut yine de gördüğü her şeye saldırmadığını eklemeden geçmiyor!
23 yaşındaki Yiğit Yalçın'ın tercihleriyse Adidas, GAP, Zara Pull and Bear markaları. Giyim dışında teknoloji alışverişine de düşkün... En büyük alışveriş hatası olarak da, çok beğense de takamayacağı kadar büyük bir güneş gözlüğü almak olduğunu anlatıyor.
Onlardan dinliyoruz...
Nurbanu Anter Şahin, 33 - Basın ve tanıtım uzmanı-Ayakkabıya dayanamıyorum
Alışveriş yapmayı seviyorum. Özellikle ayakkabıya dayanamıyorum. Giyim tarzıma yakın markaların indirim dönemlerini kaçırmıyorum. Eminim akıllı alışverişin kuralları vardır ama ben ne kadar buna dikkat ediyorum bilemiyorum. Sanırım 2 yıl önce satıcının ısrarı ile Londra'dan yüklü bir bedele aldığım ve sadece 3 kez giydiğim mavi rugan ayakkabım da en büyük alışveriş hatam.
Şebnem Özgün Avalin, 33 -Halkla ilişkiler direktörü-Ayakkabılar karşımda parlıyor
Tam bir alışveriş bağımlısıyım! Ancak son bir senedir kontrol altında tutmaya çalışıyorum. Özellikle Camper ve Derishow'un indirim dönemlerini kaçırmamaya çalışıyorum. Kanyon'da ya da Bağdat Caddesi'nden alışveriş yapıyorum. Beğendiğim bir ayakkabı görünce filmlerdeki gibi parlayarak bana doğru geliyor! En büyük alışveriş hatam da Steve Madden'dan inanılmaz yüksek topuklu rugan bir ayakkabının hem kırmızısını hem de siyahını almamdı. Ayakkabılar fazla parladı galiba! Bu arada Facebook'taki 'Pet Society' para harcamadan alışveriş yapma isteğini tatmin etmenin harika bir yolu!
Gülay Şele Canlı, 28 - PR şirketi sahibi-Almazsam rüyalarıma girer
Ben tam bir alışverişkoliğim. Bir şeyi beğendiğim an alırım! Çünkü rüyalarıma girer. Ama son dönemde şirket sahibi olduğum için masrafları kısmam gerektiğinden zorunlu bir alışveriş arası vermek zorunda kaldım. Günlük ofis kıyafetlerimde Burberry, Network, İpekyol, Stefanel ve Zara'yı tercih ediyorum. En çok ayakkabı, beyaz gömlek ve tişört alıyorum. Her alışverişe çıktığımda eve beyaz yeni bir tişörtle dönerim. Bazı mağazalar indirimi önceden haber veriyor ve hemen ertesi gün gidiyorum. Çünkü indirim zamanlarındaki o kalabalığa girerek alışveriş yapmak benim tarzım değil.
SELİN ÖZAVCI