AKŞAM | CUMARTESI | 23 ŞUBAT 2009, PAZARTESİ

Lohusalık hurafeleri

Annelik, bebek bakımı ve doğum üzerine birçok hurafe halk arasında yaygın olarak biliniyor. Ancak sorun, bunlara gerçekten inanılması! Çoğu hurafenin altında bazı bilimsel gerçekler yatsa da genel görüş, yanlış oldukları ve bebekle annenin sağlığını tehdit ettikleri yönünde. Örneğin; doğumdan sonra kadının doğaüstü birtakım güçlerin etkisi altına girdiği yönündeki inanışlar Anadolu'da en yaygın olanı. Doğum sonrası depresyon denen 'post natal depresyon',  kadının doğum sonrası değişen hormonlarının olumsuz etkisi ve çocuğun yarattığı sorumluluk hissi gibi nedenlerden oluşur ve birçok lohusanın başına gelir. Halk arasında lohusanın '40'ını çıkarma'sı dedikleri durum da ne tesadüftür ki, 40 gün içinde değişen hormonlarla ortadan kalkan hamilelik sonrası depresyonunu ve  40 gün sonra bebeğin bağışıklık sisteminin güçlenmesiyle dışarı çıkabilmesini işaret eder.

ALKARISI İNANIŞI NEDİR?
Alkarısı veya albastı olarak da adlandırılan özellikle lohusa dönemini yaşayan annelerin korkulu rüyası olan bu hurafelerin çeşitli versiyonları, bütün Asya'ya ve bu arada Türk kültürünün çeşitli boylarına yayılmış bir inanıştır. Alkarısı, albastı, al albıs, albıs, almış gibi isimlerle anılır. Efsanenin temeli Türkler'in İslamiyet'ten önceki inanç sistemleri olan Şamanizm'e dayandırılabilir.
Alkarısının varlığına inanılan her yerde, lohusayı alkarısından korumak için değişik çarelere başvurulur. Özellikle geceleri, lohusa yalnız bırakılmaz, ışığı sürekli yakılı tutulur. lohusa yalnız kaldığı zamanlarda ise, ağzına sakız vererek uyumasına engel olunur. Ayrıca, Anadolu'nun birçok bölgesinde lohusanın başına kırmızı tül bağlarlar, boynuna kırmızı altın takarlar ve kırmızı şeker hediye ederler. Çünkü, alkarısının kırmızı rengi hiç sevmediğine inanılır.

KIRKLAMA VE KIRK BASMASI
Kırk basması: Lohusanın ve kırklı çocuğun 40 gün içerisindeki hastalıkları ve buna bağlı gelişim bozukluklarına işaret eder. Genel inanışa göre, lohusayı ve bebeği korumak için 40 gün dışarı çıkarmazlar.
Kırklama: Lohusa ya da kırklı çocuğu kırk basmaması için birlikte yıkama adetidir. Kırk dökme, kırk çıkarma gibi farklı isimleri de vardır. Genellikle doğumdan sonraki  7., 20., 30., 39. ve 41. günlerde yapılır.

'Al basması, lohusa hummasıdır'
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Kadir Tuğcu, ülkemizde hala etkisini sürdüren doğum, lohusalık ve bebek bakımı hurafeleriyle ilgili olarak bizi aydınlattı. İşte, akla zarar inanışlar...

* Annenin yediğine içtiğine karışılır, ekşi yerse 'Ayşe', tatlı yerse 'Atlı' doğacağı inancı çok yaygındır. Oysa, babadan gecen 'X' veya 'Y' kromozomuna göre cinsiyet değişmemek üzere daha ilk anda tayin olmuştur.

* Bebek doğduktan sonra anneye bebeğini '3 ezan' emzirmemesi söylenir. Bunun sonucunda bebek 9-12 saat aç kalacak demektir. Oysa, bebeğin hipoglisemiye girmemesi için doğar doğmaz emzirilmesi şarttır.

* Anneye al basması olmasın diye altın takılır, kırmızı bezler bağlanır, yatağının altına süpürge, makas gibi cisimler konulur. Bu boş işlerin Allah'tan bebeğe bir zararı yoktur! Al basması dedikleri durum lohusa humması adı verilen mikrobik bir durumdur, antibiyotikler sayesinde artık hiç görülmemektedir.

* Memeden gelen ilk ağız sütü denilen 'kolostrum' bebeğe verilmez ve toprağa atılır. Bunun sebebi ilk ürünün toprağa verilmesi ile bereketinin artacağı inancıdır. Çok tanrılı dinlerden kalmadır. Oysa, ilk ağız sütü bebek için hayatidir, aşı görevi görür.

* 'Anne sütü sarılık yapar', genellikle Anadolu hekimlerinin iddiası olup, literatürde sadece 1970'li yıllarda bir makale görebiliriz, hiçbir yerden desteklenmemiş ve ispatlanamamış bir tuhaf makaledir.

* 'Bebek, göbek düşene kadar yıkanmaz'... Günümüzün ezberci tıbbına en güzel örnek budur. Eskiden göbek tozu diye bir ilaç kullanılırdı. Bu durumdaki bebek suya girdiğinde bu çıkın ıslanır ve etrafa çok kötü kokular yayılırdı. Artık göbek tozu kullanılmadığı için, bebek ilk günden itibaren yıkanabilir.

* Meme veren anne çok su içerse sütünün sulu olacağına inanılır. Oysa, annenin çok su içmesi gereklidir ama annenin sütü sulanmaz.

* 'Meme veren anne hamile kalırsa sütü bebeği zehirler.' Yalandır. Sadece anne için zor bir durumdur.

* 40. gün bebeklerin kırklanması, içine altın atılmış su ile bebeğin 40 defa yıkanması, Hıristiyanların vaftiz merasiminden uyarlamadır, Türkiye dışında hiçbir Müslüman ülkede yapılmaz.

* Maalesef günümüze kadar gelen bu hurafeler yetmezmiş gibi bir de yenileri uydurulmaktadır. Bunlara mani olmanın en iyi yolu, çok okumak ve bilgi sahibi olmaktır.

Bebeklerimiz önlenebilir nedenlerden ölmesin
Ülkemİzde her yıl yaklaşık 1 milyon 400 bin canlı doğum gerçekleşiyor. Ancak bu bebeklerin yaklaşık 38 bini 1 yaşına gelmeden ölüyor. 1 yaşından önce ölen bebeklerin yaklaşık 22 bini ise 1 aylık olmadan hayata gözlerini yumuyor. 1 aylık bebek ölümlerinin yüzde 66'sı, doğumdan hemen sonraki ilk bir haftada gerçekleşiyor.

Bu tablonun iyileştirilmesine katkıda bulunmak üzere, Prima ve Kiler'in bebek ölümlerinin azaltılması için düzenlediği Umuda Destek Kampanyası bu yıl da devam ediyor. 21 Şubat-18 Nisan 2009 tarihleri arasında Kiler'den Prima ve P&G kampanya ürünlerini alarak siz de bu projeye destek olabilirsiniz. Kampanya kapsamında 2009 yılında Tunceli, Bingöl, Ardahan, Artvin, Gümüşhane ve Bayburt illerindeki hastanelerin bebek bakım ünitelerindeki ihtiyaçların karşılanması planlanıyor. Kampanya sayesinde, 2007 yılında Bitlis Devlet Hastanesi ve Tatvan Kadın Doğum ve Çocuk Bakımevi Hastanesi'nin bebek bakım ünitelerinin ihtiyaçlarını karşılanarak 3 kuvöz, 3 fototerapi cihazı bağışlanmış. 2008 yılında ise Erzurum Oltu Devlet Hastanesi ve Muş Bulanık Devlet Hastanesi'nin bebek bakım ünitelerine 3 kuvöz, 1 radyant ısıtıcı, 1 fototerapi cihazı bağışında bulunulmuş. Ve bütün bunlar yaklaşık 50 bin annenin kampanya paketi alarak 'umuda destek' vermesiyle sağlanmış.
HÜLYA YILDIRIM

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3