AKŞAM | CUMARTESI | 23 ŞUBAT 2009, PAZARTESİ
Tiyatro kökenli İlker Aksum, dizilerin aranan yüzlerinden. 'Canım Ailem'de kıskanç aşık Halim karakteriyle karşımıza çıkan Aksum, son dönemde moda haline gelen doğal oyunculukların dikkat çekmediği görüşünde. Örnek olarak da kamera karşısında şov yapan Engin Günaydın, Binnur Kaya ve rol arkadaşı Şebnem Bozoklu'nun başarısını gösteriyor.
Hacettepe Konservatuarı'nı bitirip bir dönem Antalya Devlet Tiyatrosu'nda sahneye çıkan ve 1996 yılında 'Sır Dosyası' isimli diziyle televizyon dünyasına adım atan İlker Aksum'u her sezon farklı bir dizide izliyoruz; 'Çarli', 'Biz Size aşık Olduk', 'Yabancı Damat', 'Karayılan' ve son olarak da 'Canım Ailem'... Halen gösterimde olan 'Güz Sancısı' filminde de rol alan sanatçı ile oyunculuğu konuştuk.
* Uzun süredir sektörde olmanıza rağmen adım adım yol aldınız. Mesleki çıkışınızı nasıl görüyorsunuz?
Bunu piyasa belirliyor. Bugüne kadar eli ayağı düzgün projelerde yer aldım. Yaptığım projelerde hiç 20 küsur reyting olmadı ama hep ortalama bir reyting ile nitelikli işler oldu. 'Canım Ailem'de reyting ortalamamız 10 buçuk. Ancak herkes bu diziden bahsediyor; çünkü nitelikli. Yönetmeni, cast'ı, yapımcısı ve senaristi iyi olduğu sürece yapılan iş iyi olur. Benim için bu dört ayak önemli.
* Tiyatro okumak nereden aklınıza geldi?
Ortaokulda oyuncu olacağımı biliyordum. Planlamıştım. Orta sondayken konservatuarlılarla konuşuyordum. Babam hep 'Üniversite için çalış' diyordu. Ben 'ÖSS'yi geçeyim yeter' diyordum.
İLK OYUNUMDA KOSTÜMÜ UNUTTUM
* İlk sahne deneyimi...
Çok heyecanlıydım ama tekniğime güveniyordum. Teknik nedir; kulak, algı, ses. İlk oyunda çok heyecanlanırsın, sesin kısılır. Biliyordum ki kısılmayacak. Hata yapabilirdim, yaptım da; kostümümü unuttum. Bizim yaptığımız iş, sanat çerçevesi içinde şovdur. Şov yapmayalım, kendimiz gibi olalım diyenler dikkat çekemiyor. Oyuncu bir projeyi var etmeye çalışıyorsa şovunu yapmalı. Bütün projelerimde de bunu yapmaya çalıştım.
* Kendimiz gibi olalım diyenler dikkat çekmiyor dediniz. Eskiden tiyatro kökenli oyuncuların karakterlerini abartarak oynadıklar söylenirdi. Bunlar artık değişiyor mu?
Evet, artık kendimizi geliştiriyoruz. Aktörler, oyuncular tiyatrodan belirleniyordu, bu çok normal. Tiyatroda sesini yüksek kullanmak zorundasın çünkü en arkadaki izleyici de seni duymalı. Bu televizyona taşınınca, fazla kaçmaya başladı. Artık onlar da daha doğal oynuyorlar. Ama şimdi bambaşka bir yere gidiyor iş. 'Sanatsal film' diye yapılan birçok projede bunu görebiliyoruz. Oyuncunun, senaryonun alt metnini iyi çalışıp şovunu yapması lazım. Bir tavır takınıyorsunuz; Kraliçe Elizabeth'i oynarken doğal olamazsınız. Biz dönem filmi çekiyoruz, ama tavır takınmıyorlar! Herkes kendisi gibi olmayı doğal oyunculuk zannetmeye başladı. Engin Günaydın'ın canlandırdığı 'Burhan Abi' mizahtaki karaktere çağ atlatmıştır. Gerçeklik içinde şov nasıl yapılır bunu gösteriyor. Binnur Kaya da öyle. Şimdi 'Canım Ailem'de Şebnem (Bozoklu) aynı şekilde. Bunu hallettiğimiz zaman uluslararası seviyede oyunculukla ödül alacağız. Senaryo dalında aldık, yönetmen, en iyi film dalında aldık, sırada oyunculuk var.
* Halim karakteri size neden cazip geldi?
Halim'den yola çıkmadım. O saydığım dört faktör; yapımcı, yönetmen, senaryo ve cast'a baktım önce. Selin Tunç yazıyordu, rolü anlattı. 'Var mısın' dedi. Başka bir şeye bakmama gerek yoktu. Halim, delikanlı, sert ama duygusal, aşık ama kıskanç, pek çok şeyi içinde barındıran bir karakter. Aşkını büyük yaşıyor. Ben de bu tarz karakterleri seviyorum.
ŞEBNEM PATLADI ÇÜNKÜ ŞOV YAPIYOR
* 'Bu kadar da olur mu canım' dediğiniz yönleri yok mu Halim'in?
Bazı sahnelerde ufak değişiklikler olabiliyor. Bir projeye baştan evet deyip imza atan, sonradan bıçkınlık yapan oyuncu tipinden değilim. Senarist ve yapımcı seni psikopata bağlayan bir karaktere dönüştürebilir. Oynadığın karakterin çok saçma sapan yerlere gitmeyeceğini bileceksin. Bunun savaşını verebilirsin; ama senarist ve yapımcıyla tek yürek olarak. Ben bunu başarıyorum. Bu nedenle piyasada benim için uyumlu, çalışılabilir adam denilir.
* Dizinin tutma sebebi nedir?
Şebnem, Erol Avcı ile Uğur Yücel'in keşfidir. Açık konuşayım ilk gördüğümde 'olmaz' dedim. Çünkü 28 yaşında bir kız, 45 yaşında Uğur Yücel'in sevgilisini oynayacak! Kamera tecrübesi sıfır, korktum. Uğur Abi, 'Gör bak' dedi. 'Demek ki var bir şey' dedim. Şebnem olmasaydı bir başkası olsaydı nasıl olurdu bilmiyorum ama harika bir birliktelik. Şebnem arada patlama yaptı. İşin sanatsal kısmında şovunu yapmayı mükemmel bildi. Çok zor bir iş, helal olsun! Çünkü Uğur Yücel'in karşısında oynuyor.
* 'Güz Sancısı'ndaki rolünüz nasıldı?
'Kıbrıs Türk'tür' adında bir cemiyetin adamlarından birini oynuyorum. Anlatılanlar gerçek. Devletle bürokrasi arasında aracılık yapan, filmin kötü karakteri gibi görünse de inanmış, aşırı milliyetçi, davası olan ve hayatını da vermeyi göze almış biri. Filmin kahramanıyla kavga içerisinde olan bir adam...
EFSANE SÖZÜ BİRAZ İDDİALI...
* Ekşi Sözlük'te sizin için 'bir efsanenin gençliğini yakalamak bizim kuşağa da nasip oldu' yorumu yapılmış...
Evet, gördüm; çok sevdim. 30'lu yaşlarımda yakaladılar evet, ama efsane lafı iddialı. Bakalım 20 yıl sonra böyle konuşabilecekler mi? Son üç-dört projede iyi işlerde olmam seyircinin farkına varmasını sağladı. İnsanlar bal gibi de her şeyi anlıyorlar. Şener Şen, Uğur Yücel, Türkan Şoray'ı insanlar bu yüzden taçlandırıyor. Ya da Ajda Pekkan ve Sezen Aksu bugün bu nedenle başarılı. Yaptığın işle 50 yıl ayakta kalabilmek ne büyük bir başarıdır! Ben de bunun peşindeyim ama yolun başındayım.
* 'Kendimi geliştirme konusunda adımlarım yavaş. Erteleme duygusundan kurtulmak istiyorum' demişsiniz bir röportajınızda. Nedir bunlar?
İngilizce bilmemek beni rahatsız ediyor. Sanatla ilgilisiniz ama dil bilmiyorsunuz, kötü bir şey. Şart değil ama vicdanım beni rahatsız ediyor. Sesine, nefesine, bedenine dikkat etmek zorundasın. Kendini geliştirmek bunlar. İnternete fazla hakim değilim. Sıkı durmayı bil, aklını ve vücudunu geliştir, alkol içme. İçersen 12 saat sonra önemli sahnende yorulursun. Çünkü yoğun bir tempo. Güçlü olmak lazım.
EKİN TÜRKANTOS