AKŞAM | SIYASET | 23 ŞUBAT 2009, PAZARTESİ
İSTANBUL Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'a, belediye şirketlerinin bilançolarını açıklaması için 2 gün süre veren Kemal Kılıçdaroğlu, sürenin bitimiyle beraber kameralar önüne geçti. CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kılıçdaroğlu, belediyeye bağlı 23 şirketten 21'inin bilançolarını açıkladı. Kılıçdaroğlu, şöyle 'Topbaş'a çağrıda bulunduk. 'Şirketlerin bilanço ve gelir-gider tablolarını açıklayın' diye. Açıklamadığı için 21 şirketin ticari kar, zarar, borç ve öz sermayelerini biz açıklıyoruz' dedi.
2.5 MİLYAR DOLAR BORÇ
Kılıçdaroğlu şunları söyledi: '21 şirketin 3'ü zarar, 18'i kar beyan etmiştir. Zarar 17 milyon 957 bin 370,43 TL'dir. 18 şirketin ticari karı 296 milyon 565 bin 545,75 TL'dir. Ancak bilançolar incelendiğinde farklı bir tablo ortaya çıkmaktadır. 21 şirketin 31 Aralık 2007 tarihi itibarıyla toplam borcu 2 milyar 407 milyon 524 bin 840,08 TL'dir.''
283 MİLYON YASADIŞI GİDER
İDO hesaplarında, 283 milyon 741 bin 42,62 TL kanunen kabul edilmeyen gider olduğunu anlatan Kılıçdar-oğlu, bu giderlerin neler olduğunu sordu. Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: Şirketler yıllık karlarını 10 yıl üst üste koyup biriktirdikleri zaman ancak ana borçların bugünkü tutarını karşılayabiliyor. Borç 2 milyar 64 milyon dolar iken, şirketlerin kar toplamı 239 milyon dolardır. Bu borçlar, sadece 21 anonim şirkete ait. Ayrıca, Büyükşehir'in Hazine Müsteşarlığı kayıtlarına göre, 2 milyar 321 milyon 100 bin 751 dolar borcunun bulunduğu bilinmektedir.''
GELİRLER 13 YIL İPOTEKLİ
Topbaş'ın 2004'te, belediyeyi Ali Müfit Gürtuna'dan borçsuz devraldığını söylediğini anımsatan Kılıçdar-oğlu, bugün borcun faizini ödemek için bile yeniden borçlanıldığını öne sürdü. Belediyenin gelirlerinin 2022 yılına kadar ipotek altına alındığını belirten Kılıçdaroğlu, şöyle dedi: '21. yüzyılda Düyun-u Umumiye İdaresi belediyede taht kurmuştur. Belediyenin saydam olmamasının temelinde de bu bilgilerin gizlenmek istenmesi yatıyor. Söz veriyoruz, İstanbullu'ya hesap vermeyi görev kabul edeceğiz. İstanbul 21. yüzyılda bir dünya markası olacaksa bunu yolu saydam yönetimden geçmektedir. Saydam yönetim, kul hakkı yemeyen yönetimdir.'