İ.Hüseyin Yıldız huseyin.yildiz@aksam.com.tr

kategori2

Bir kötü bir iyi haber...

Bu hafta TÜİK'ten bir kötü bir de iyi haber aldık. Önce kötüyü söyleyelim: Pazartesi günü açıklanan hane halkı işgücü anketi araştırmasına göre; 2008'in son çeyreğinde resmi işsizlik oranı yüzde 12,3'e tırmanmış bulunuyor. 2 milyon 995 bin işsiz var. (Bir önceki yıl bu oran: yüzde 10,1 idi.) Son bir yıl içinde çalışma çağındaki nüfusa 757 bin kişi, işsizler ordusuna 645 bin kişi eklenmiş durumda. İyi haber ise pazartesi günü açıklanan ankete göre, Tüketici Güven Endeksi'nde ocak ayında yüzde 2,37'lik bir iyileşme görülüyor.

Gerçek işsizliğin boyutları tahmin edilenin de ötesinde. Çünkü umudunu yitirdikleri için iş aramakta vazgeçenleri, yarı zamanlı çalışanları ve tarımdaki gizli işsizleri de hesaba kattığımızda, Türkiye'deki gerçek işsizlik oranı yüzde 23'lere ulaşıyor. Bu oran ise 5 milyon 730 bin işsize tekabül ediyor.

Resmi veriler, tarım dışı işsizlik oranının bir yılda 2,8 puan artarak yüzde 15,4'e yükseldiğini gösteriyor. Aslında tarımdaki istihdam rakamlarına dikkat etmekte yarar var. Ülkemizde bir çiftçi ailesinin bağı bahçesi var ise o hanede yaşayan herkesin (sayısına bakılmadan) işi var sayılıyor. AB ülkelerinde ortalama yüzde 5,6 olan tarımın istihdamdaki payı, ülkemizde yüzde 26,4 gibi yüksek bir orandadır. (2007 OECD verileri) Gelişmiş ülkelerde toplam işsizlik oranı ile tarım dışı işsizlik oranı arasında çok fark yokken, Türkiye'de bu fark yüzde 4'leri buluyor. İşin özü, çoğu kağıt üzerinde iş sahibi fakat gerçekte işsiz yığınla köylü nüfusuna sahip bulunuyoruz.

Avrupa'da çiftçi sayılabilmek için belirli bir tarım arazisi büyüklüğüne sahip olmak gerekiyor. Çiftçilik belgesi alanlar; devletten kredi alabiliyor veya sübvansiyonlardan yararlanabiliyor. Böylece hem tarımda ölçek ekonomilerinden yararlanılmış oluyor hem de tarım nüfusundaki yığılma engellenmiş oluyor. Ancak tarımdaki nüfusun kentlere göç etmesi, kentlerde bu nüfusu istihdam edecek sanayi ve hizmet sektörlerinin bulunması ile mümkündür.  Bu ise ülkemizde şimdilik bir hayaldir.
Türkiye'de işsizlik oranının büyümemesi için her yıl 550 bin kişiye yeni istihdam yaratmak gerekiyor. (Başbakanın 3'er çocuk yapın tavsiyesinin sonuçlarını düşünmek bile istemiyorum.) İşsizlik sorunu artık öyle bir hal aldı ki, Çalışma Bakanı'nın kamuya 60-70 bin yeni personelin alınacağı vaadi büyük yankı kopardı. Önceki yazılarımda da vurgulamıştım: söz konusu kamu personel alımlarıyla öğretmen, teknik eleman ve sağlık personeli açığı kapatılmalıdır. Kamuda istihdam edilecek bu insanlar gelirlerinin büyük kısmını tüketim harcamalarında kullanacağından tüketimin, dolayısıyla üretimin canlanmasında etkili olacaklardır. Bu suretle uzun vadede de ülkenin beşeri sermayesine katkı yapılmış olacaktır.
Bu pazartesi TÜİK'ten bir de iyi haber geldi. Tüketici Güven Endeksi'nde ocak ayında yüzde 2,37'lik bir iyileşme gerçekleşmiş. Güven endeksindeki artış, tüketicilerin gelecek dönem satın alma gücü, gelecek dönem genel ekonomik durum, gelecek dönem iş bulma olanaklarına ilişkin beklentilerdeki iyileşmeden kaynaklanıyor. Ayrıca mevcut dönemin dayanıklı tüketim mallarını satın almak için uygun olduğu değerlendirmesi de Tüketici Güven Endeksi'nin artışında etkili oldu.

Özelikle bu dönemin alışveriş için uygun olduğunu söyleyenlerin sayısında çarpıcı bir artış var (%83'ten %90'a). Şöyle bir sokağa çıktığınızda, sattığı malların kalitesi ve fiyatı ne olursa olsun indirim yapmayan mağaza yok gibi. Üreticiler salt çarklar dönsün diye bu fiyatlardan satış yapıyorsa bu durumun sürdürülebilirliği de tartışmalıdır. Kriz dönemleri almak için ne kadar iyiyse satmak için de bir o kadar kötüdür, ama çarkların da dönmesi lazım. Söylemeden geçemeyeceğim; hükümet ne yaptı da tüketiciye bu güven geldi algılayabilmiş değilim ama sebebi ne olursa olsun bu iyimser hava herkesi sevindirmelidir.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3