Nihat Sırdar

kategori2

Sosyal devlet, müteşekkir millet...

Deniz feneri...  Pırlanta kardeşliği... Artık filocuk olan   gemicikler...
Kemal Abi'nin mahdumları ve önlenemez yükselişleri...
Cemaatten müteahhitlere verilen ihaleler ve bu adamların inşaatlarında kanalizasyona düşerek ölen  çocuklar...
Kömür dağıtıp, kömürün konduğu çuvalı bile kendi partilisine yaptıranlar...
Muhallebicilikten, muhallebi imparatorluğuna yatay geçiş yapanlar...
Bu geçiş sırasında Boğaz'ın göbeğinde kaçak inşaat yapmayı bile normal sayanlar...
Daha sayayım mı?
Yok...
Bence bu kadar yeter.
Zaten daha fazla saysam da bir manası yok...
Ne yapacaksınız ki?
En iyisi ben size bir masal anlatayım...
Vaktiyle bir memlekette halkından fena halde vergi alan bir padişah varmış.
Gel zaman git zaman bu vergiler o kadar artmış ki artık padişah bile durumdan rahatsız olmuş...
Ama rahatsızlığı vergilerin çokluğundan değilmiş...
Halkının bu eşek yüküyle alınan vergilere ses çıkarmamasına kafası takılmış...
Saraya en yakın şehrin ulaşımını sağlayan bir köprü varmış.
Demiş ki padişah;
'Tez bu köprünün girişine bir memur koyula. Gelenden geçenden 1 akçe alına.'
'Başüstüne devletlum' deyip hemen memuru dikmiş vezirler...
1 hafta sonra sormuş padişah dalkavuklarına;
'Var mı halkımdan bir isyan, bir nümayiş?'
'Yok padişahım demiş' yağdanlıklar...
'O zaman köprünün öbür tarafına da bir memur koyula. Köprüden çıkandan da bir akçe alına.'
İkinci memur da yerleştirilmiş köprüye...
Padişah bir hafta sonra sormuş yine var mı bir ses soluk diye...
Çıt yok...
Çok kızmış bu sefer...
Bağırmış çağırmış...
Demiş ki 'Bu nasıl halktır böyle. Böyle pısırık, sesi soluğu çıkmayan bir teba yarın öbür gün cenkte ne yapar?'
Buyurmuş vezirlerine;
'Tez köprünün ortasına bir yiğit koyun. Köprüden geçen herkesi bir güzel becersin.'
'Siz nasıl münasip görürseniz devletlum' demiş yalakalar...
Padişah bu kez emin...
Kesin isyan çıkacak...
Ama yok...
Tek bir şikayet yok...
Atlamış atına gitmiş şehre toplamış herkesi meydana...
Meydan hınca hınç...
'Padişahım çok yaşa... Varol, nurol' diye yıkılıyor ortalık...
'Bre mendeburlar' diye kükremiş padişah...
-Söyleyin bakalım bana var mı benim devletimden bir şikayetiniz?
.........
-Hepiniz mi memnunsunuz? Hiç mi bir sıkıntınız isteğiniz yok...
-Padişahım çok yaşa...
-Eğer tek bir şikayet bile yoksa burada, hepinizin kellesini vurdururum şuracıkta...
Meydan bir anda buz kesmiş...
Herkes birbirine bakarken arkalardan bir el kalkmış titreyerek...
-Padişahım.... deyivermiş.
'Buyur' demiş padişah
-Çok şükür biri dile geldi. Söyle bakalım nedir devletimden şikayetin?
-Padişahım hani şu bizim köprü var ya...
-Hah tamam işte... Çok vergi alıyoruz di mi o köprüden?
-Yok padişahım estağfurullah. Bizim derdimiz o değildir...
Şaşırmış tabii devletlu...
-E nedir peki o zaman derdiniz?
-Şu köprünün ortasındaki adam var ya...
-Var ya... Derdiniz bu değil mi? Devlet böyle şey yapar mı? Kızdınız değil mi buna?
-Yok padişahım ne haddimize?
-E peki ne o zaman?
-Tek adam olunca sabahları akşamları çok kuyruk oluyor. Dememiz o ki birkaç yiğit daha koysa devletimiz oraya ne güzel olur padişahım...

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3