AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-02-23
Bugün tüm dünyada sorulması gereken iki adet soru var. Dünya çapındaki krizde, nerede ise tüm ülkelerde, bir yandan devlet harcamalarının artırılarak ve vergileri indirerek, yaratılan bütçe açığı ile ekonomiyi canlandırma girişimi var. Diğer taraftan da, üzücüdür ki, nerede ise tüm dünyada yeniden ortaya çıkan korumacılık girişimleri gözlemleniyor.
Cevabı henüz pek ortada olmayan iki adet soru ise şunlar: Birincisi, destek programları canlanmayı sağlayabilecekler mi? İkincisi de, korumacılık 1929 depresyonunda gündeme geldiği gibi, salgın haline gelirse, yeniden 1929 tipi büyük depresyon yaşanabilir mi?
Aşağıda birinci soruya cevap vermek için yardımcı olacak iki adet grafik var. Birincisi, ABD için hazırlanmış olan ABD toplam bütçe açığı veya fazlalarının GSYİH oranı olarak grafiği. 2009 yılında bütçe açığının ulaşacağı boyut, destek harcamaları olmasa da, GSYİH oranı olarak yüzde 8 olarak tahmin ediliyor. Tahmin Congressional Budget Office (CBO) tarafından gerçekleştirilmiş. Ancak ayni grafiğe Strategas adlı tahmin kuruluşunun hem destek (stimulus) hem de (TARP denen) toksik varlıkları ortadan kaldırma programının ikisinin de etkisini göz önüne alarak yapılan yüzde 14 bütçe açığı tahmini var. Hem CBO tahmini, hem de Strategas tahmini ABD tarihinde bu güne kadar görülen tüm açıklardan çok daha büyük sayılar ve bu durum daha evvel yaşanmamış bir bütçe açığı durumu olduğu için, nasıl yönetilebileceği, konuyu değerlendirmeye çalışanları acı acı düşündürüyor.
Ancak aşağıda ikinci bir grafik daha var. Destek programları ve bu programların yarattığı devlet harcaması artışı ve bütçe açıklarından en önce beklenen şey 2009 yılında yüzde 9 oranına kadar yükselecek olan işsizlik oranını azaltmaları.
Aşağıda devlet harcamaları ile işsizlik sayılarının GSYİH oranı olarak geçmiş değerleri gösteriliyor. Eğer devlet harcamaları arttıkça, işsizlik azalacaksa, iki grafiğin birbirine paralel değil, birbirine ters, yani negatif korelasyonla hareket etmeleri gerek. Böyle bir ters korelasyon geçmişte pek gözükmüyor, tersine iki grafik paralel hareket ediyor. Bu da açıklanması gereken bir durum.
Bu grafiğe bakan bazıları devlet harcamalarını artırmanın işsizliğe çözüm olmayacağı sonucuna varıyor.
Diğer bazıları ise itiraz ederek farklı yorum ve analizler getiriyorlar. Bir haklı itiraz işsizlik arttığı için devlet harcamaların arttığı, dolayısı ile ilişkinin yönünün işsizlikten devlet harcaması artışına doğru gerçekleştiği.
Bir diğer itiraz da para politikasının durumunun, grafiği analizi zor hale getirdiği ve para politikası gevşek ise, devlet harcamasının işsizliği azaltacağı.
Bir diğer itiraz da bu verilerde dönemsel (cyclical) faktörlerle, yapısal (structural) faktörlerin bir arada sergilendiği ve bu şekli ile grafiğin düzeltilmemesi halinde, sonuca varılamayacağı.
Ama sonuçta, ders kitaplarında öğrencilere verilen Keynesyen analizin, gerçek dünya geçerliliğinin galiba biraz daha derinden düşünülüp, uygulama sonuçlarının izlenmesi gerekiyor.
Korumacılık konusunu ise izliyoruz, yakında konuya gireceğiz.