AKŞAM | SIYASET | 07 MART 2009, CUMARTESİ
dergisinin ilginç Erdoğan makalesi: Erdoğan'ın otokratik olmakla eleştirildiğini belirten dergi, PKK ile yapılacak bir anlaşmanın masada olduğunu iddia etti. Yazıda 'Erdoğan'ın hovardalığının IMF'yi kızdırdığı' öne sürüldü
İngiltere'de yayımlanan haftalık siyaset ve ekonomi dergisi The Economist, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dirençli popülaritesine dikkat çekti ve 'popülarite Türk Başbakan'ın reform şevkini köreltecek mi?'' diye sordu.
Yerel seçime birkaç hafta kala Başbakan Erdoğan'ın kendisine güveninin tam göründüğüne dikkat çekilen The Economist'in makalesinde, kamuoyu yoklamalarının Ak Parti'nin rakipleri karşısında bir kez daha zafer kazanacağını ortaya koyduğu belirtildi.
'TRT 6 televizyonun yayına başlaması ve hükümetin devlet üniversitelerinde Kürt Edebiyatı bölümlerinin açılabileceğine dair açıklamalarının daha çok reform umudunu arttırdı. Düşmanca tutumların ardından Türkiye ve Iraklı Kürtlerin arasında görüşmelerin başladı.' yorumunu yapan dergi, makalesinde PKK ile yapılacak bir anlaşmanın da masada olduğunu iddia etti. Dergide, TSK'nın ise 'geçici bir yumuşakbaşlılık' içinde göründüğü savunuldu.
İşte o makalenin çarpıcı bölümleri:
Laik ana muhalefet partisi CHP, şeriat tehdidine ya da Kürt ayrılıkçılığına dikkat çeken tutumunu çaresizlikle bir yana bıraktı. Bunun yerine başörtülü aday gösterme ve Nevruz'un resmi tatil ilan edilmesi gibi açılımlara yöneldi. Bunların hiçbirinin seçmeni fazlaca etkilemesinin beklenmediği kaydedildi.
ŞAHİN GENERALLER GERİ ADIMDA
Erdoğan'ın popülaritesi düşmanlarını bile zorladı. Bu popülaritesi onun başında olduğu hükümeti devirmek için girişimlerde bulunduğu öne sürülen Türkiye'nin şahin generallerinin de geri adım atmasına yol açtı.
Seçim öncesinde hükümet tarafından seçmene dağıtılan kömür, beyaz eşya gibi yardımları yapıldı. Bu tür seçim hovardalıkları IMF'yi kızdırdı. IMF ile uzun süredir üzerinde çalışılan anlaşma bu tür kamu harcamaları yüzünden halen imzalanamadı.
Türk ekonomisi sallanmasına rağmen hala ayaklarının üzerinde duruyor. Bu nedenle Başbakan Erdoğan'ın kendisine güveni anlaşılabilir.
OTOKRAT DEĞİL SABIRSIZ
Başbakan da bir imaj problemi bulunduğunu kavradı ve bu nedenle de nazik bir sözcü ile çalışmaya ve yabancı gazetecilerle ilişki kurmaya başladı. Başbakan 'otokrat' eleştirilerini bir röportajda reddedip, ''Belki zaman zaman sabırsız davrandığım olabilir'' demişti.
Erdoğan'ı eleştiren çevreler, giderek daha otokratik bir yapıya büründüğünü, reformist ajandasından uzaklaşmaya başladığını öne sürüyor.
Bu otokratik eğilimlerine daha ileri bir delil olarak gazete sahibi Aydın Doğan ile süregelen kavgası gösterilebilir.
Sokaktaki Türk için ise Erdoğan öngörü sahibi eski başbakan ve Cumhurbaşkanı Turgut Özal'dan bu yana en popüler ve karizmatik lider olarak kabul ediliyor.