Nagehan Alçı tarafından Sami Tan-Mevlüt Aykoç ile yapılan röportaj

AKŞAM 02 ŞUBAT 2009, PAZARTESİ

Türkiye'de Kürtçe ders verecek eleman sıkıntısı yok

Arka Plan

YÖK geçtiğimiz günlerde önemli bir çıkış yaptı ve üniversitelerde Kürtçe bölüm açılacağını söyledi. Biz de ne zaman açılır, kim ders verir diye merak ettik ve YÖK'le ve üniversitelerle bağlantı kurduk. İki taraf da henüz eleman bulamadıklarını, kimin ders vereceğini bilmediklerini, belki yurt dışından uzman getireceklerini söylediler.


"Bu ülkede Kürtçe ders verme yetkinliğinde isim yok mu" sorusunun cevabını merak ettik. Ve küçük bir araştırma yaptık. Karşımıza 20 Aralık'ta faaliyete başlayan Nazım Hikmet Marksist Bilimler Akademisi çıktı. Akademinin içinde önümüzdeki hafta Kürdoloji enstitüsü açılıyor. O enstitüde ders verecek, yurt dışından gelmemiş (!) isimler var.


İstanbul'da 16 yıldır Kürt dilini geliştirmek için hizmet veren Kürt Enstitüsü de mevcut. Burada da uzmanlar var. Ancak ilginçtir ki YÖK onlarla bağlantı kurmuyor.


Biz her iki kuruma da katkı sağlayan iki isim Sami Tan ve Mevlüt Aykoç ile bir araya geldik. Tan, Kürt Enstitüsü müdürü. Aykoç da o enstitüde ders veriyor. Şimdi yeni açılan yerde derslere hazırlanıyorlar.

 

Türkiye'de Kürtçe ders verecek eleman sıkıntısı yok

YÖK'te Kürtçe eğitim tartışılırken, rektörler 'Bu işin yetişmiş elemanı mı var ki bölüm açalım' diye şikayet ediyor. Ancak 16 yıldır hizmet veren Kürt Enstitüsü'nde çalışan Sami Tan ve Mevlüt Aykoç'a göre kazın ayağı öyle değil...

Üniversitelerde Kürtçe bölüm açılacağı konuşuluyor. Ancak kimin ders vereceği tam bir muamma. YÖK ve üniversiteler "Gerekirse yurt dışından uzman getiririz" diyorlar. Gerekir mi?


Sami Tan: Hayır, istenirse Kürtçe ders verecek eleman rahatlıkla bulunabilir. Ama istenmiyor. Bizimle temasa geçen yok. Geçenlerde TRT-Şeş konusunda bize şöyle bir mesaj geldi: Söyleyin onlara, biz oraya gelemiyoruz, bize yardımcı olsunlar. Sonuçta biz bu dile hizmet etmek için yıllardır mücadele veriyoruz. Tabii ki yardım etmek isteriz.


Size üniversitede ders vermeniz için teklif gelir mi?
ST: Beklemiyorum. Gelmez. Ama şu bilinmeli ki burada ders verebilecek yetkin isimler var. Zana Farkini var mesela. Bizim Kürtçe sözlükleri hazırlayan arkadaş. Diyarbakır'da Kürt Yazarlar Derneği var bir de. Orada gramer üzerine ciddi çalışmalar yapılıyor.


Avrupa'dan uzman getirme fikrine ne diyorsunuz?
Mevlüt Aykoç: Avrupa'dakilerin yetkinliğinin Türkiye'dekilerin üzerinde olduğunu düşünmüyorum.

Ama Avrupa'da ortam dilin gelişmesi için çok daha müsait.
MA: Öyle ama bir kere sen Kürt toplumunun dışındasın. Buradaki gibi beslenme imkanın yok.


Siz önümüzdeki haftadan itibaren dersler vereceksiniz. Kimler gelecek?
ST: Meslek sahibi olanlar gelir diye tahmin ediyorum. Kürtçe derslerine ağırlıklı olarak Türkler ya da yabancılar gelir. Kürtçe edebiyata ise Kürt vatandaşlar.


Kürtçe eğitim denince standart bir dilden bahsetmiyoruz, değil mi? Çeşitli lehçeler var.
ST: Evet, Türkiye'de konuşulan iki lehçe var: Kurmançi ve Zazaki. Kürtler'in yüzde 70'i Kurmançi konuşuyor. Bizim derslerimiz de Kurmançi olacak.  Toplam beş lehçe var. Kurmançi ve Zazaki dışında Sorani, Hewrami ve Lori konuşuluyor. Sorani Kuzey Irak bölgesinde, Hewrani Irak-İran sınırında ve Lori İran'da yaygın.


İstanbul Türkçesi'nin Kürtçe'deki karşılığı hangisi?
MA: Kurmançi Kürtler'in çoğunluğunun kullandığı lehçe olduğu için yaygın. Ama Sorani'nin de Zazaki'nin de kendi yazılı dokümanları var. Bizim kullandığımız metinler Kurmançi.


Üniversitelerdeki Kürtçe bölümünde eğitim Kurmançi mi yapılacak?

MA: Evet, TRT-Şeş'in yayınlarının yüzde 90'ı Kurmançi. Sadece haberleri Zazaki olarak dinledim.


Zazaki ve Kurmançi lehçeleriyle konuşanlar birbirleriyle anlaşabiliyor mu?ST: Aynı bölgede yaşayanlar anlaşıyor ancak farklı bölgelerde arada kopukluk olduğu için sıkıntı var. Ama özel televizyonların açılması ile birlikte bu kısmen aşıldı.


Sorani Kürtçesi ile yazılı bir metni Kurmançi bilen biri okuyabilir mi?
ST: Hayır, çünkü en başta alfabe farklı. Sorani Arap harfleriyle yazılıyor. Latin alfabesi ile yazılsa belki biraz anlaşılabilir.

 

O zaman ciddi bir kaynak sorunu olabilir. Yazılı Kürtçe genelde Irak ve İran tarafında gelişmedi mi?
MA: Burada ciddi bir yaklaşım olursa bu sorun 4-5 senede aşılır. Kürtçe yazılı eserlerin sayısı hızla çoğalıyor. 90'lara kadar basılı eser sayısı 100'dü, şimdi ise 1000 civarında.

 

Alfabe yasak TV serbest

TRT-Şeş'i nasıl buluyorsunuz?
ST: TRT-Şeş şu anki haliyle korsan bir televizyon. Yasal alt yapısı yok. Mesela Kürtçe alfabe yasağı devam ediyor ama kanal bu yasağı tanımıyor. Kanunu çiğnemiş oluyor bir bakıma. Bu çelişkinin çözülmesi gerek.

İçerik olarak tatmin edici mi?
ST: Daha önceki TRT yayınına göre çok daha ileri ama gene de oradaki Kürtler, Kürtçe konuşan Türkler olarak varlar. Filmler, haberler, tartışma programları Türkçe üzerine dublajlı yayınlanıyor. Oysa halihazırda Kürt sineması var, ondan faydalanabilirler.


MA: Yapılanlar günü kurtarmaya yönelik. Halen birçok yasak duruyor. Örneğin cezaevlerinde Kürtçe konuşmayı güya serbest bıraktılar ama mahkum Türkçe biliyorsa konuşamıyor!

Stand-up'çı Murat Batgi'den yararlanılsın

TRT-Şeş'te Kürtçe sitcom yayınlanması hoşunuza gidiyor mu?
ST: Neden olmasın? Kürtçe bir dil ve yaşamın her alanına girmeli. Kullanıldığı sürece bu dil gelişir. Kürtçeyi sadece geleneksel kalıplara sokmak yanlış bence.

Bir Kürt sitcom'unun bir Türk sitcom'undan farkı ne olur?
ST: Sonuçta uzaktan bakıldığında çok farklı değil iki topluluk. Uzun yıllardır birlikte yaşamanın getirdiği benzeşme de var. Kürt sitcom'una gelecek olursak, Kürtler'in değişimini, mücadelesini ele almazsa başarılı olamaz.


Nasıl olacak bu?
ST: Biz de değişiyoruz, dönüşüyoruz, kendimizle alay ediyoruz. Mesela Murat Batgi diye bir stand up'çı var. Sizin Cem Yılmaz gibi. Kürtler arasında çok popüler. Kürtler'in bir kuşağı cezaevinde kaldı, onların yaşadığı çarpıklıklar var. Tüm bunları esprili bir dille yansıtıyor. Ondan faydalanılmalı.


Yani Kürt portresi ete kemiğe mi büründürülmeli?
ST: Evet, doğru düzgün bir sitcom olacaksa Türkiye toplumunun ezberlediği klasik Kürt tiplemesinin ötesine geçmeli. Ağa-paşa-namus cinayetine kurban giden kadına odaklanmamalı yalnızca. Bugün Kürtler de şehirli oldu, kadınları kadın hareketinin içinde mücadele ediyor. Aile içi ilişkileri değişti vs.

Şehirli bir Kürt'ü nasıl tarif edersiniz?
ST: Bulunduğu konuma göre tavır alan, köyden geldiği için o kimliği şehirde de tam olarak üzerinden atamayan, otoriteye bağlı pozisyon değiştiren biri. Kürtler bunları aşmak konusunda ciddi çabalar gösterdiler ama hala tam aşılamadı.

 

Nazım Hikmet Marksist Bilimler Akademisi
20 Aralık'ta BEKSAV'a bağlı açılan akademide Marksist bakış açısına göre çeşitli disiplinlerden uzmanlar dersler verecek. Kürtçe'nin yanı sıra felsefe, politik ekonomi, İngilizce, Arapça, kadın ve tarih konularında çalışmalar yapılacak. Kürdoloji Enstitüsü çalışmalarına 9 Şubat'ta başlayacak. Sami Tan ve Mevlüt Aykoç burada ders verecek. Akademinin başkanlığını Alp Altınörs yürütüyor. Kursların kapısı herkese açık. Tel: 0212-2446725

 

İletişim |  Künye |  Siesta | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3