Sevim saÄŸ olsun, tanıdık tanımadık bütün kızlar bir araya gelip Hilde'ye gidecektik... BuluÅŸma tarihi yaklaÅŸtıkça hastalananlar, cayanlar arttı. Bari ÅŸehrin göbeÄŸinde bir yer bulalım, tarihi erteleyelim derken, alemin en yumuÅŸak huylu iletiÅŸimcisi arkadaşımız sayesinde Lipsi'de karar kıldık. Adını minicik bir Yunan adasından alan, NiÅŸantaşı'nda, NiÅŸ'in yerine açılan bu Rum meyhanesinde normalde haftada 3 buzuki, pazartesileri fasıl var. Sirtakide ortalık coÅŸuyor, Serdar Ortaç gibi ünlü müdavimleri çıkıp ÅŸarkı söyleyebiliyor...
Bilumum diÅŸi medyacı, 10 kiÅŸilik masaya kurulduk. Mekan, giriÅŸin bir kat altında olmasına raÄŸmen acayip ferah; mavi kepenkli pencerelerin ve beyaz örtülü masalardan olsa gerek... Aydınlatma loÅŸ fakat kasvet sıfır, masalar da sıkış tepiÅŸ yerleÅŸtirilmemiÅŸ. Åžiraze'nin yorumuyla 'insana iyi gelen bir mekan, çünkü Bodrum meyhanesi gibi'. Aperatif olarak Efe rakısıyla hazırlanan kokteyller ikram ediliyor. Benim içtiÄŸim zencefilli rakılı (evet aynen öyle) Efe Zencemix adını vermiÅŸler. Zencefil sevmeyenler burunlarını kıvırdı ama bence denemeye deÄŸer. Yine de yenilikçi olmayanlara uygun bir tat deÄŸil, söyleyeyim. DiÄŸer kızlar Rakito denedi; Mojito'ya gönderme yapan baÅŸarılı bir çalışma... Tam sohbet derinleÅŸmeye baÅŸlamıştı ki fasıl ekibi sahneye çıktı. Gayet sempatik ve genç bir topluluk, tatlı tatlı musiki icra etmeye koyuldu. Repertuarımız zayıf olduÄŸundan arada bir ellerimizi çırptık.
İLGİNÇ MEZELER
Masaya önce iri çekirdekli yeÅŸil zeytinler, çok güzel bir beyaz peynir, salata gibi klasikler geldi. ZeytinyaÄŸlılar gerçekten hem çok hafif hem de çok lezizdi: Mini enginar, midyeli lahana dolma ve fava, en sevdiklerim olduÄŸu için pek memnun kaldım. Mezeler farklı; mesela hardal soslu hamsi, zencefilli levrek gibi tatlar sunuluyor. Mönü, mevsimine göre deÄŸiÅŸiyormuÅŸ... Fasıl sırasında ikili-üçlü sohbetler koyulaÅŸtı, bu esnada servis durmak dinlenmek bilmedi. Bir ara kendimi sahanda sunulan ciÄŸere pike yaparken buldum. Üzerine pastırmalı paçanga böreÄŸini de afiyetle yedik. Bunlar yetmiyormuÅŸ gibi ana yemek seçeneklerini (enginarlı tavuk ÅŸiÅŸ, kağıtta kuzu, balık dolması) sıraladı garsonlarımız. Tercihim uskumru dolmaydı; asma yaprağında piÅŸirilmiÅŸ olarak servis edildi ve çok güzeldi. Bu arada hasta olan, yorulan, iÅŸi olanlar dağıldı... Dedikodular koyulaÅŸtı, meyveler ve tatlılar ikram edildi. Tabii ki sakızlı muhallebi ve kaymaklı kadayıftan da yedik. Erkenden kaçmaya hazırlanırken bir de baktık ki saat 1 olmuÅŸ.
KiÅŸi başına fiks 70 TL+ içecek olduÄŸundan herhangi bir meyhaneye göre pahalı gelebilir. Fakat NiÅŸantaşı'nda, sakin ve şık bir mekanda Türk müziÄŸi dinleyip, farklı ve hafif mezeler deneme ÅŸansınız da baÅŸka yerde yok...
'İhtiyar diktatörlerle tanışmayın çünkü onları sevebilirsiniz!'