AKŞAM GAZETESİ | Ahmet İnam | 2009-03-08

kategori2

Türkiye Acısı

Mehmet- İnsan neden acı çeker Elif?Elif- Ciğerlerine hava çektiği  için. Yaşadığı, yaşıyor olduğu için. Maruz kaldığı için.
Mehmet-Acı çekmeden yaşamak mümkün değil mi?
Elif-Yaşamın içinde var acı. Yaşıyorsan eninde sonunda acı deneyimini yaşarsın. Elbette hayat tümüyle acı değil. Acıdan geçmemiş hayat da hayat değil.
Mehmet- Bir 'hayat' bir 'yaşam' diyorsun, ikisi aynı anlama gelmiyor mu?
Elif-Yaşam tene, hayatsa cana ait. Hayat, bu dünyada yaşam üzerine kurulur. Ten acı çeker, can acı çeker.
Mehmet-Peki neden? Biz neden yaşıyoruz, hayattayız? Acı çekmek için mi?
Elif-Elbette değil. Hayat acıdan ibaret değil. Mutluluktan da. Peki ama sevgili Mehmet, bu soruları neden soruyorsun bana? Şu gencecik yaşımda ne bilirim acıyı, mutluluğu?
Mehmet-Senin bilmediğin tek şey benim, Elifciğim. Sıkıntım şu: Ülkemin bana çok acı verdiğini düşünüyorum. Türkiye Acısı diyorum buna.
Elif- Senin gibi uçarı, vurdumduymaz, çapkın birinin böylesi 'varoluşsal' bir duyarlığa sahip olması çok şaşırttı beni. Bildiğim kadarıyla hiçbir ekonomik sıkıntın yok, evin arabaların, iyi bir işin var, insanlar seni seviyor, sen de onları seviyorsun...
Mehmet-Keşke beni bir sevgili gibi sevebilseydin Elif! İnan bu sevgin Türkiye Sancımı biraz olsun dindirirdi...
Elif-Şimdi de acın sancı mı oldu?
Mehmet-Türkiye Sızısı da diyebilirsin...
Elif- Kuzum, benimle dalga mı geçiyorsun?
Mehmet-Gülümsediğime bakma. Öyle güzelsin ki sana gülümsemeden bakamıyorum. Türkiye Acısı, salt Türkiyeli olmanın acısıdır. Anadolu'yu duymanın, geçmişiyle, çok değişik kültürlerin harmanında yaşanan yoğun yaşamların, çekilen acıların, yapılan haksızlıkların, döndürülmüş olan, döndürülen dolapların acısıdır. Kişisel bir acı değil bu sevgili Elif...
Elif-Namık Kemal buna 'hüzn-ü umum”' derdi galiba...
Mehmet-Varoluşcu filozofların örneğin Bulantı (nausea), Kaygı (Angst) dediği, varoluşun anlamını, anlam yitimini duymakla ilgili yaşantılara benzer bir yaşantı Türkiye Acısı. Psikolojik, sosyo-psikolojik bir hal değil, gelip geçici bir duygu değil; hüzün değil örneğin, elem, ızdırap da değil. Dert hiç değil, üzüntüyle de ilişkisi yok. Bedenimizle ilgili bir ağrı da değil. Türkiye'de insan olmanın, Türkiye'de duymanın, çelişkileri, ağır sorunları içinde Türkiye'yi yaşamanın acısından söz ediyorum. Sevinçlerde, kahkahalarda da olan bir acıdır. Batılının melankolisine hiç benzemez elbette, arabesk şarkılardaki yapışkan bir kendine eziyet etmeden duyulan gizli tattan da söz etmiyorum.
Elif- Desene, ağır bir vehim içindesin anlaşılan. Türkiye acısını bir türlü anlatamıyorsun...O değil bu değil! Peki nedir peki?
Mehmet-Pekala anlıyorsun ne demek istediğimi, anlamazlıktan geliyorsun. 'Türkiye neden böyle?' sorusuyla geliyor bu acı. Yılgınlık veren bir acı değil Türkiye Acısı. Bu ülkeyi sevmenin, bu ülke için umutlu kaygılar duymanın doğurduğu bir acı. Düzlüğe çıkıldığı söylendiğinde bu düzlüğün birazdan yokuşa dönüşeceğini sezmenin acısı... Kabalığın, sığlığın, düşünceyle karılmamış histerik duygusallığın Türkiye'nin anlam ufkuna egemen oluşunu görmenein acısı.
Elif-Mehmetciğim seni anlıyorum. Böyle bir acı halkın acısı değil. Elit bir zümrenin duyduğu uçuk kaçık bir 'acı' olsa gerek. Bu acının bu ülkeye ne faydası var? Ülkemin hangi sorununu çözer? Senin bu acını dindar kesim hiç anlamaz. Sosyalist olanı, liberali güler geçer. Senin Türkiye Acın anlattığın biçimiyle bu ülkedeki kimsenin acısı değil. Çok çok fazla entelsin Mehmet...Yaramazsın bu ülkeye.
Mehmet-İşte acımın kaynağı senin gibi düşünenler. Çoksunuz. Her yerdesiniz. Televizyonlarda, yayınevlerinde, gazetelerde, dergilerde, okullarda, akademik hayatta, sanatta, edebiyatta, kilisede, camide...Türkiye böyle insanların çoğunlıkta olduğu bir ülke olduğu için acım var. Acımı duyan, anlayan olmadığı için acım var. Bu ülkenin dönüşebilmesi, kendi kültürünün derinliklerine inebimesi için bu acının anlaşılması gerekiyor.
Elif-Duygularla dönüşmez bir toplum. Siyasal, kültürel ekonomik mücadelelerle dönüşür...
Mehmet-Galiba sen benim sevgilim olamazsın Elif. Sen bu mücadele için gruplardan birine katıl. Ben de acımı anlayacak insan aramaya çıkayım...