AKŞAM | PAZAR | 08 MART 2009, PAZAR

Okuyamayan kızların kurtarıcı meleği

Türkiye'nin neresinde olursa olsun, parasızlık yüzünden ya da okul veya yurt olmadığı için okutulmayan genç kızlar biliyorlar ki Türkan Saylan var. Ona veya Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD)'ne ulaşırlarsa burs alıp okuma şansı bulabilecekler. O yüzden içleri rahat.

Türkan Saylan'ın ise bütün kızlar 12 yıl zorunlu eğitim görmedikçe içi rahat etmeyecek. Önce cüzam (lepra) hastalarının çocuklarına burs veriyor Türkan Saylan ve arkadaşları. 1976 yılında başlayan çalışmalarla bu hastalığın kökünü kazıyan ekip, tedaviden sonra hastaları Türkiye'nin neresinde olurlarsa olsun evlerinde ziyaret ederek, hem onların hem de çocukların durumlarını takip etmiş ve ihtiyacı olanlara burs vererek eğitimlerini tamamlatmışlar. Ardından kırsal kesimden büyük şehre okumaya gelen yoksul üniversite öğrencilerine burs veriyorlar. Öğretim üyesi olarak, ekmek arası patatesle karın doyuran, açlıktan önlerinde yere düşüp bayılan öğrencilere kayıtsız kalamıyor ve az da olsa burs imkanları yaratıp okumalarını sağlıyorlar. ÇYDD de böylece kuruluyor.

Bu çalışmalar sırasında gittikleri her ilin valisi, ilçenin kaymakamı ve belediye başkanları ile görüşüp işbirliği yapmaya gayret ediyorlar. Ve Cumhuriyetin 75. yılında birçok ilçenin kaymakamını İstanbul'a davet edip STK'larla tanışmalarını sağlıyorlar. O buluşmanın ardından Siirt'in Pervari İlçesi'nin Kaymakamı bir gün telefon açıp, ilçesindeki 17 kızın 8. sınıfı bitirdiğini ve o güne kadar ilçeden hiçbir kızın liseye gitmediğini söyleyerek yardım istiyor. Diyor ki, 'Eğer bu 17 kıza burs bulursanız, ben babalarını ikna ederim ve onları liseye yazdırırım.' O 17 kıza burs bulunuyor; o kızlar okula gidiyor; aralarından üniversiteye gidenler de oluyor. Bu bir milat oluyor ÇYDD için. Doğu ve Güneydoğu'daki ilçelerden her yıl ortalama 20 kızın mezun olduğunu görüp bu kızlara burs sağlamaya çalışıyorlar. Her ilçeden talepler yağmaya başlıyor derneğe. Tunceli'den 400 başvuru geliyor. Ne yapacağız, nasıl bulacağız diye düşünürlerken Sibel Asna aracılığıyla Turkcell'den yardım eli uzanıyor ve 5 bin kıza verilen bursla Kardelenler Projesi başlıyor.

Bugün bu bursla okuyan kızların sayısı 36 bini aşmış bulunuyor. Ne var ki yeterli değil. Daha okumak isteyen ama ilçesinde yatılı bölge okulları ve yurt olmadığı için okuyamayan binlerce kız çocuğu var. Türkan Saylan'ın en büyük amacı okumayan tek kız kalmaması. Bunun için 488 yurda ihtiyaç var. Bir başka deyişle 488 trilyona. 
 

Uyandığınızda nasıl hissediyorsunuz kendinizi?
'Çok şükür dün akşamı da yaşadım, uyandım, bugün çok işim var' diyerek uyanıyorum. Öğlene kadar olabildiğince gazeteleri okuyorum. 

Bunu ihmal etmiyorsunuz...
Asla. Heyecanla gelme saatini bekliyorum. İçlerinden birini alıp baştan sona okuyorum. Ötekileri de karıştırırken keyfim yerindeyse ve insanlar farklı şeyler yazmışlarsa okuyorum. Ha bir de televizyon seyrediyorum. Sabahları açmıyorum genellikle ama öğleden sonra izliyorum.  

Haber kanallarına mı, kadın programlarına mı bakıyorsunuz?
Hepsine. Evlenme programlarını da izliyorum. Toplumun bir kesitini görüyorum orada. Müthiş bir değişim var toplumda. Önce yarışmalara gönderdiler kızlarını. Ödül vardı sonuçta ama kızlarının arkasında durmaları hoşuma gitti. Bu iyi bir şey bence. Herkes ümitsiz. Bense ümitsizlik ve yorgunluk sözünü yasakladım arkadaşlara. Otoritemi kullandığım tek nokta bu.


EVLENDİRME PROGRAMLARI BENİ UMUTLANDIRIYOR
Bunları izlediğinizde umutlanıyor musunuz?
Evet, bir kadının televizyon programına çıkıp koca araması müthiş bir şey. Bazen magazinleşiyor program ama beni kadınların ve erkeklerin medeni cesareti ilgilendiriyor. 

10 yıl önce bunun olacağına düşünemezdik...
Asla, çıkanı linç ederlerdi. Ben toplumun aşırı tutucu olmadığını düşünüyorum. Ancak bir çıkar ilişkisi varsa ucunda, muhafazakarlaşıyor. Bugüne kadar 36 bin kıza ulaştık, hiçbir baba 'kızımı asla okutmam' demedi. Daha önce angajman yapmış ve kızı para karşılığı vermişse birine, karşı çıktı. 


Her şey para için...
Dünya ekonomi üzerinde duruyor, inançlar da kullanılmış oluyor bu arada. Eskiden öğretmenler ağustosun başında dağ köylerine gider, babaları ikna etmeye çalışırlardı. Burs olayından beri babalar kendi elleriyle getiriyor kızlarını. 'Maaşını hemen bağla' diyorlar. Maaş, burs oluyor. 

Kızların okutulmaması gibi bir sorun yok mu?

Bizim hareketimizden sonra, böyle bir sorun kalmadı. Bu çok büyük bir gelişme. Yeter ki öğretmen olsun köyde, orada yaşasın, lojmanı olsun. İlkokulu bitiren kız, okumak istiyorsa bir yolunu bulup, muhtara, jandarmaya gidiyor, valiye mektup yazıyor ve kendine burs olanağı yaratıyor çünkü. Bir de yurt olsun ilçelerde. Midyat'a iki yurt yaptık mesela, yine de yetmiyor. Yurt müdürü telefon etti, 'Hocam ne yapacağımı şaşırdım, hiç yer kalmadı ama 5 tane kız geldi, kapının önünden ayrılmıyorlar. Bir yurt daha yapın'dedi.

 Yeterli yurt olursa bütün kızlar okuyacak!

Valilerle konuştuk, 488 tane acil yurt isteği var. Yapılabilir mi?
Niye olmasın? Bir yurt 900 bin liraya çıkıyor. 500 işadamı bir tane yaptırsa bu sorun ortadan kalkar. Yurtsuzluk yüzünden tarikatlara veya kocaya gidecek kız kalmaz ortada. 

İşadamları ne diyor bu önerinize?
Başbakan isterse, yaparız diyorlar! 

Başka ne yapılması lazım?
Her köye bir okul. Hatta okul yapılırken, tuvalet, çamaşırhane, lojman da yapılmalı. İnanın para değil bunlar. Sadece planlama, öngörü ve öncelikler meselesi. Önceliğimiz halkın eğitim görmesi ve fırsat eşitliğinin sağlanması. Bu fırsat sağlanırsa okunuyor. Çocukların zekaları, hırsları müthiş. 


Gece yatağa girdiğinizde kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Hep bunları düşünüyorum. Ne oldu, burs bulduk mu, yurdu tamamladık mı? Yine de memnunum hayatımdan. Huzurlu yatıyorum ama yapılabilecek şeyler yapılmadığı için de öfkeliyim. 500 milletvekili var. Hepsi bir köyden çıkmış. Köyüne okul yaptırmaya ön ayak olabilir. Okul ve lojmanın maliyeti 40 bin TL. Lojman olursa öğretmen köyde yaşar, öğretmenle birlikte köye yeni bir yaşantı gelir. Hava değişir. Bu kadar basit aslında.

İngiliz Kültür'den burs aldım

Sizi Milli Eğitim Bakanı olarak düşünüyorum da, 'eğitim şart' sözü tarih olurdu herhalde.
Bakan olmaya gerek yok. Yazdıklarımı okusalar da olur. 


Siz niye siyasete girmediniz?
Başarılı olamıyorsunuz ki. Bu sistem içinde çalışamıyorsunuz. Başkana bağlısınız. Elini kaldır diyorlar, kaldırıyorsunuz. STK'larda daha özgürsünüz. Erkek, siyaseti rant kapısı, yükselme kapısı olarak görüyor. 

Oysa belediye başkanlığı kadınlar için daha uygun?
Bence de. Benim hayalim kadınların muhtar olarak işe başlaması. Her mahallede çok akıllı, öncü kadınlar var. Birazcık eğitimli olmaları yeterli. 

Siz hiç burs aldınız mı?
Ben bir tek İngiliz Kültür'den burs aldım. Sınavlara girdim ve iki çocuğumu da yanıma alarak 11 aylığına İngiltere'ye gittim.

Dinci basın beni hapse attırmak istiyor

Cumhuriyet mitingleri ile Ergenekon bağlantısı yapıldı. Sizi de alırlar diye endişe ettiniz mi?
Herkes gibi ben de ettim. Hala da ediyorum. Dinci basında her gün haber çıkıyor hakkımda, bugün bile var. 'Bu kadını ne zaman içeri alacaksınız?' diye soruyorlar. Akılları fikirleri beni içeriye attırmak. Ben ne şeriat, ne darbe diyen bir kadınım. O yüzen İzmir'de konuşturmadılar beni. Demokrasi istiyoruz biz, eşitlik istiyoruz. Mitinglerde de Atatürk ilkelerini ve laikliği savunduk. Darbe isteyenler de vardı belki ama ben askeri darbeleri yaşamış ve bunun çözüm olmadığını gören biriyim. 


Tutanaklarda sizin de adınız geçiyor, 'cinsel yaşamınız' konu ediliyor...
Neler demediler ki? Kimi PKK'lı diyor, misyonerlikten tutun da yolsuzluk yaptığımıza dair ne ihbarlar. Şimdi de lezbiyen diyorlar. Ayvalık'a gidermişim her sene, kadınları toplayıp alem yaparmışım, sordum arkadaşlara 10 yıl önce bir kere gitmişim.

  • Diğer Haberler

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3