AKŞAM GAZETESİ | Atılgan Bayar | 2009-03-10
1. Soyadı Türk olan bir DTP milletvekili Meclis'te Kürtçe konuştu.
2. Meclis Başkanlığı bunun Anayasa ihlali olduğunu açıkladı.
3. Milliyetçi tutumlu birkaç siyasi gereğinin yapılmasını talep etti.
4. Gereğinin yapılması demek, kapatma davası açılması, demektir.
5. DTP'liler Başbakan Tayyip Erdoğan'ın da halka Kürtçe seslendiğini hatırlatıp, bu sebeple kapatma davası söz konusu olursa, aynı davanın AK Parti'ye de açılması gerektiğini ima etti.
6. Televizyonlar, sanki bir DTP milletvekili ortalığı karıştırmak istese İtalyanca Sonat söylermiş de, şimdi çok değişik bir şey yapmış gibi Kürtçe konuştuğuna karar vererek gün boyunca olayı köpürttükçe köpürttü.
7. Birkaç saat içinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti Hükümeti'nin 'ulus-devlet konsepti içinde demokratik açılımı' sorgulanır hale getirildi.
8. Milliyetçi kamuoyunda, TRT Şeş'in de yasal olup olmadığı tartışılmaya başlandı.
9. Alt alta yazdığımız bu gelişmeler, 'ulus-devlet konsepti içinde demokratik açılım iradesi'nin akim kılınmak istendiğinin karinesidir.
10. Dolayısıyla, soyadı Türk olan birisi üç cümle Kürtçe konuştu diye Türk televizyonlarının meleklerin cinsiyetinden, devletin kuruluş felsefesine kadar her şeyi hezeyan içinde sorgulamaya başlaması akli değildir.
11. Bu kadar basit bir olayın, elmalarla armutları karıştırmaya çalışan kavramsal saptırmalarla 'demokratik açılım'a gölge düşürmesine izin verilmemeli.
..............................
Hafıza notu
'Ulus-devlet konsepti içinde demokratik açılım' Türkiye Cumhuriyeti'nin silkinme projesidir.
Böyle kendine güvenli ve büyük bir projenin provokasyonlara kapalı olması mümkün değil.
Bu yüzden, her çalışma muhakkak surette ince elenip sık dokunmalı, bütün kontrol mekanizmalarından geçtikten sonra uygulamaya konulmalı.
12 Şubat günü bu sütunlarda okuduğunuz, 'TRT Şeş'e Türkçe altyazı istiyorum,' analizini mahcubiyetle hatırlatmak zorundayım.