AKŞAM GAZETESİ | Metin Taş-Sezgin Özcan | 2009-03-10
Başlığı okuyunca, 'öyle şey olur mu' demeyin. İcradan bir tebligat geldiğinde gerekeni yapmazsanız başkasının borcun ödemek zorunda kalabilirsiniz. Bu konuda hem devlet alacaklarının takip ve tahsilini düzenleyen Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun (AATUHK) hem de özel alacakların takip ve tahsilini düzenleyen İcra ve İflas Kanunu'nda (İİK) özel hüküm var.
SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?
Bir kişi borcundan dolayı icra takibine uğradığında, icra dairesi tarafından bu kişinin mal varlığıyla birlikte alacakları da tespit ediliyor. Özellikle alacakların tespiti evrak üzerinden yapılıyor. Dolayısıyla alacağın tahsil edilip edilmediği konusu üzerinde fazla durulmadan tespit edilen kişilere bir tebliğ gönderiliyor.
Tebliğde, '... ile yapmış olduğunuz ... TL'lik mal alışından doğan borcunuzun ödenip ödenmediğinin bildirilmesi, ödenmemiş ise ilgili kişiye değil icra dairesine ödenmesi...' benzeri ibareler yer alıyor. Yapılan takibe göre; AATUHK'nın 79. maddesi veya İİK'nın 89. maddesi hükmü dayanak gösteriliyor ve cevap için 7 gün süre veriliyor.
CEVAP VERMEK ÇOK ÖNEMLİ
İcra takibi yapılan kişiye borcu olmayanlar, çoğunlukla 'ben borcumu ödedim, bir şey yapmaya gerek yok' diye düşünüyor. Sorun da bu noktadan sonra başlıyor. Her iki kanuna göre de, eğer gelen tebliğe 7 gün içinde cevap verilmezse, 'borç yeddinde sayılıyor'. Yani, ilgili kişiye borçlu olduğunuz kabul ediliyor. Bu noktadan sonra borcu ödemekten başka çareniz kalmıyor.
DEVLET BORCUYSA YANDINIZ
Özel alacakların takibi için yapılan işlemler biraz daha insaflı. Sizden itiraz etmediğiniz kendi borç miktarınızı istiyorlar. Eğer, yapılan takip vergi ve benzeri devlet alacaklarının tahsiline yönelikse yandınız. Yaptığınız alışverişten doğan borcunuzun miktarına bakılmaksızın takip edilen kişinin toplam borcu sizden isteniyor.
Örneğin, küçük esnaf (K) toptancı (T)'den 2.000 TL değerinde mal almış olsun. Toptancı vergi dairesine olan toplam 250.000 TL borcu nedeniyle takibe uğradığında, süresinde bildirimde bulunmayan (K)'dan 2.000 TL değil; toplam borç olan 250.000 TL isteniyor.
MENFİ TESPİT DAVASI
Olaylar son noktaya geldiğinde, yani süreyi kaçırdığınızda borcu ödemekten başka çareniz yok. Dava açmanız işlemin yürütmesini durdurmuyor. Borcun olmadığı, 'menfi tespit davası' açılarak ispat edilebiliyor. Ancak, bu davanın sonuçlanması zaman alıyor.
ÇÖZÜM NE?
Öncelİkle gelen tebligatlar konusunda dikkatli olmak gerekiyor. Eve gelen tebligatlar konusunda aile fertlerinin 'uyanık' olması ve muhatabı derhal bilgilendirmesi çok önemli. İşyerine gelen tebligatlarda ise tebligat çalışanlardan herhangi birine yapılabiliyor. Bu nedenle, bekçi, çaycı demeden bütün çalışanların konuya dikkatlerinin çekilmesinde fayda var. Gelen tebligatın anında size ulaştırılmasını sağlayın. Tebligatı görmeden cevap veremeyeceğiniz için bu nokta çok önemli.
Bundan sonraki aşama ise borcunuz olmasa dahi 7 günlük süreyi geçirmeden yazıya cevap verilmesi. Borcunuzu ödemişseniz, borcunuzu ödediğinizi bildiren bir yazı (varsa ödemeyi kanıtlayan belgeleri ekleyin) yazın ve yazınızın kayda alındığından emin olun. Borcunuzu kısmen veya tamamen ödememişseniz, aynı süre içinde borç miktarınızı belirten bir yazı ile cevap verin. Aksi takdirde başınıza olmadık şeyler gelebilir. Aman dikkat...
18 yaş öncesi sigorta başlangıcı dikkate alınır
16.08.1970 doğumluyum. SSK giriş tarihim 01.02.1982. Bana sigorta başlangıcın 16.08.1988 olur ve 51 yaş haddine girersin diyorlar. Ben SSK'yı hangi mahkemeye verebilirim? Sonuna kadar hakkımı arayacağım yardımcı olursanız çok memnun olurum. l Erol Baykal
'Sigorta başlangıcın 16.08.1988 olur' denmesinin nedeni, sigortanızın 18 yaşından önce başlamış olması ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 60/G ve geçici 54. maddelerine göre, 1.4.1981 tarihinden sonra ve 18 yaşını doldurmadan önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık sürelerinin, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilmesi.
Ancak durumunuz size söylendiği gibi değil. Emeklilik şartlarına ilişkin kademeli geçiş hükümlerinin uygulamasında böyle bir kısıtlama bulunmadığından, kademeli geçiş hükümlerine göre sigortalılık süresinin hesabında 18 yaş sınırlaması uygulanmıyor. Dolayısıyla Sosyal Güvenlik Kurumu'nu mahkemeye vermenize gerek yok. Emeklilik şartlarınızın belirlenmesinde, 18 yaşınızı doldurduğunuz 16.08.1988 değil, ilk defa sigortalı olduğunuz 01.02.1982 tarihi sigortalılık sürenizin başlangıç tarihi sayılır. 46 yaşınızı doldurduğunuzda SSK'dan (devredilen) emekli olmaya hak kazanırsınız.
Eşiniz 5000 gün prim ödediğinde emekli olur
EŞİm 26.01.1963 doğumlu. İlk işe başlama tarihi 01.06.1974 (11 yaşında). Gerek çalışması, gerek isteğe bağlı prim ödemesi ile 4620 gün prim ödemesi var. Bizim hesabımıza göre Ocak 2010'da emekli olabilecek. Acaba doğru mu hesaplıyoruz? Eşim tam olarak ne zaman emekli olabilir? l Şahin Huto
Eşiniz 01.06.1974 sigorta başlangıcıyla, 08.09.1999 tarihi öncesi emeklilik şartlarına tabi. 4620 günlük mevcut prim ödeme gün sayısını 5000 güne tamamladığında SSK'dan (devredilen) emekli olmaya hak kazanır.