AKŞAM GAZETESİ | Mehveş Evin | 2009-03-10

kategori2

Kadın, erkeğin sponsoru olursa

Rus kadınlarıyla ilgili herhangi bir habere Türk erkeğinin ilgisi muazzam... Artık ben de bir 'internet persona'sı olduğum ve aksam.com.tr'yi yönettiğim için, bazı haberlerin (tabii ki iç gıdıklayıcı başlıkların da etkisiyle) ne kadar okunduğuna an be an şahit oluyorum.
Mesela 'Rus kadının isyanı' başlıklı bir haber, anında tıklanma rekoru kırıyor. Üstelik pek çok internet sitesinde -ne alakaysa- çıplak bir kadın fotoğrafı eşliğinde verilen, 'Kadınlar, erkeklerin ev işi yapmasını istemiyor!' başlıklarıyla sunulan haberin aslı şu:
İş hayatında giderek daha aktif olan Rus kadını, erkeklerin evde oturmasından ve çalışmamasından şikayetçi.
Bunu okuyan ve yorumlayan bazı aklı evveller, kadınların ev işi yapmak ve bebek doğurup evde oturmak için can attığı, çalışmak istemediği gibi sonuçlar çıkarabilir. Oysa kadınların derdi şu: Sırtını kadına yaslayan, 'nasılsa kazanıyor' diye evde oturup içki içen, zahmet edip kendine iş aramayan erkeklerden fena halde gına getirmiş vaziyetteler. Çalışmaktan gocunan yok; bu zamanda tek başına ev geçindirmeyi öneren veya ekonomik özgürlüğünden vazgeçemek isteyen de...
Erkek milleti, çok şükür ki çalışmayan kadının üzerinde kurduğu tahakkümü çalışan kadının üzerinde kuramıyor. Fakat buna paralel olarak durumdan istifade etmeyi kendinde hak görüyor. Kilit kelime budur: Hak görmek. Sanırım çoğu ne yaptığının farkında bile değil. Kadındır, şikayet etse 'karı dırdırı yapma' denir, maç yine 1-0 biter...
Sadece Rusya'da değil, dünyanın her yerinde yaygınlaşan bir sosyolojik olgu bu: Nasılsa kadın çalışıyor diye, erkeklerde bir güzel kendini serme ve kendine servis ettirme alışkanlığı hasıl oldu.
İster tarlada çalışsın, ister şehrin cangılında, Türk kadını da 'çalışmayan erkek sendromu'na hiç yabancı değil. Ne kadar yaygın olduğunu tahmin bile edemezsiniz, çünkü pek çok kadın konuyu mesele haline getirmek istemiyor, yuvasını veya ilişkisini bozmamak uğruna katlanıyor.
Dikkat, krizde işsiz kalanları kastetmiyorum... Erkeğin sponsoru haline gelen çalışan kadınlardan bahsediyorum. 
Hele erkekten daha fazla kazan, bak neler oluyor? İstediğin kadar modern ol, 'kadınlık görevlerini' yerine getirmen 'default' kabul ediliyor, bir de maddi yükü üstlenmekle yükümlüsün. (Sahi, neden 'erkeklik görevleri' diye bir jargon yok?)
Araban varsa otomatik olarak şoför sensin, evin varsa sadece pişen yemekten değil, market alışverişinden de sen sorumlusun... Çocuk yapmaya kalkarsan doğum izninden sonra çalışmaya ve aynı zamanda çocukla ilgili tüm sorumlulukları üstlenmeye devam etmek zorundasın.
Çalışsan da izni alıp veli toplantısına gitme görevi senindir,   kadın...
Ev dağınıksa, pasaklı olan sensin,  kadın...
Yetmiyormuş gibi, şiddete, cinsel
tacize maruz kalıp susan da sensin, kadın...
Sor kendine: Ne için bunlara katlanıyorsun? Ne için?
Her dört kadından birinin şiddet gördüğü, üniversitede okuyan kız öğrencilerin yüzde 87'sinin tacize uğradığı, namus cinayeti denen felaketin yaşandığı, siyasette kadın temsilinin yerlerde süründüğü bir ülkede, bu kişisel Kadınlar Günü yazısı hafif kaçtıysa, affola...