AKŞAM GAZETESİ | Burhan Ayeri | 2009-03-10

kategori2

Kesintisiz iletişim

Niye mesajlarımıza yer vermiyorsunuz' diyenlere kızmıyoruz. Ancak gerçekten üzülüyoruz. İnanın tercih kullanmakta zorlanıyoruz. Konya'dan ağaç ve orman aşığı Rahim Demirbaş telefonla aradı, iki tanesi daha devreye girdi. Doğru dürüst konuşamadık bile. İçimize yara oldu. Volkan Akay müthiş yazılar yolluyor, nereye koyacağız? Ondan tek örnek verelim yeter. Başlığına bakın: 'Çakma Erdal İnönü: Kemal Kılıçdaroğlu'. Bu yoruma katılmasak bile, zeka parıltısı müthiş.
...
Murat Yıldırımoğlu ses kayıtlarını, telefon dinlemelerini köşe yazısına dönüştürmekte. İçinde bulunduğumuz duruma ışık tutacak bir roman ve bir film adı veriyor. Milan Kundera'nın 'Var Olmanın Dayanılmaz Hafifliği' ve Andrzej Wajda'nın sinema şaheseri 'Danton'. Hiç olmazsa e-postasının son bölümünü aktaralım:
'Gizli servislerin özel konuşmaları dinleyip yayınlamaları komünist yönetimleri ayakta tutamadı. Rakiplerini düzmece mahkemelerde yargılatıp yok etmek de Robespierre'yi kurtaramadı. Çekoslovakya'da kızıl yönetim 1990 yılında çöktü. Robespierre ise Danton'u öldürüşünden birkaç ay sonra idam edildi'.
Şu özet bile bazılarına 'Yanlış yoldayız' dedirtmeli. Ancak bunların sözünü ettiğimiz kitap ve filmi okuyup, izlediklerini sanmıyoruz.
...
Bahattin Ayran, 'Herkes Osmanlı'ya sahip çıkıyor' görüşünde. Arkasından ilave ediyor: 'Kimi, padişahı ve dedesiyle, kimi de tokadıyla' diyor. Fehmi Koru'yu merak ediyor. Dinlemelere takılıyor. 'Parti liderlerinin rotaları belli. Peki biz tarafsızlar nereye gidelim' diye soruyor.
...
Şahin Erkenez'in sözünü edip, örnek verdiği Bedii Faik'in yanında yetiştiğimizi belirtelim. Yine de ünlü olayı bilmeyenler için aktaralım. Bedii Bey'in, ağır yorumları hükümeti kızdırmaktadır. Her dönemdeki gibi o zaman da iktidar yağcıları var. Hödükler, Dünya'ya gönderdikleri telgraflarla 'Senden nefret ediyoruz, yazdığın gazeteyi bundan sonra okumayıp, tuvalet kağıdı olarak kullanacağız' diyorlar. Üstad'ın bunlara cevabı özel; 'Aman kararınızda devam edin. Bu sayede gün gelir, ..çınız başınızdan akıllı olur'.
...
Muharrem Akduman'ın yakaladıkları hoş. Tıpkı ABD Dışişleri Bakanı'nın ziyaretiyle ilgili olan gibi:
'Saygıdeğer üstadımız, Hillary Clinton geldi. Başbakan'la, Dışişleri Bakanı ile (Ayrıca heyetler toplantısı), öğle yemeği, mecbur olmadığı halde Anıtkabir ziyareti, ortak basın toplantısı, Cumhurbaşkanı ile görüşme ve 4 Cadı'nın programına katılma. Bunların hepsini günün yarısına sığdırıp ülkesine döndü. Başbakan, Davos'a 3 saatlik toplantı için, eş, çocuk, torun torba gidiyor. Bir de literatürümüze (One Minute'ı ekliyor). Babacan, İspanya yolcusu. Yarım saatlik toplantı için 5 gün kalıyor. Örnekleri çoğaltmak mümkün ama moralimiz bozuluyor. Ne diyelim. Teşekkürler Hillary, örnek bir siyasetçi nasıl olurmuş, bizlere gösterdiğin için. Saygılarımla'.
...
Yukarıda sıraladıklarımız 'Tavşanın suyunun suyu' örneği. Tekrarlıyoruz. Kimse bizim okurumuzu ihmal ettiğimizi sanmasın. Hepsini seviyor ve değer veriyoruz. Futbol yorumcumuz Tansu Sarı'yı bile okumadan geçmiyoruz.
***
Küçük bir ekran değerlendirmesi de yapalım. 'Sen Şarkılarını Söyle'de kural değişmedi. Jüriden en az oyu alan Kerkük'lü Erdal elendi. Onur, yine hafta birincisi oldu. DiskoKing'in yeni yıldızı Rizeli Yasemin Çemberci. Yine telefonla bağlandı ve ortalığı kırdı-geçirdi. Okan Bayülgen'in yerinde olsak, bu hanımı stüdyoya getirtmeyiz. İşin büyüsü bozulacak. Şimdiden uyaralım. Show TV'nin Wipe Out'u iyi gidiyor. Orhan Ayhan'ın bu kadar espriyi nasıl bulduğunu merak edenler çoğaldı. Onun adına cevaplayalım; 'Tecrübe ve yaratıcı beyin'.