Atılgan Bayar atilgan.bayar@aksam.com.tr

kategori2

Ulus kalabilmek için acıya muhtaç mıyız?

Bu toprakların kültüründe Baküs var.  
BaÄŸbozumundan sonra baÅŸlayan ve günlerce gecelerce süren eÄŸlenceler var.
Bu toprakların kültüründe 'halay' var.
Ekini kaldırdıktan sonra, köyün meydanında bir Kürt'ü, bir Ermeni'yi, bir Türkmen'i, bir Yahudi'yi omzundan tutup coÅŸkuya katmak var.
Bu toprakların tarihinde sevinç var.
Münzevi manyaklar gibi, marazi sevgilerle kendi köÅŸemizden birbirimizi sevmek yok.
Bu bireysel sevgileri bir talep formuna dönüÅŸtürüp,
'Ben seni seviyorum, sen de o zaman başını örtme, bacağını açma,' demek yok.
Halayda omzundan tuttuğunun nesebini, dinini, meşrebini araştırmak yok.
Bu toprakların tarihindeki sevinç, bizi birbirimize baÄŸlayan ÅŸey.
Sevinç, platonik bir manyak gibi, bir köÅŸede kendi kendine gerçekleÅŸtirilebilen bir deneyim deÄŸil.
Paylaşılan bir duygu, paylaşılan bir coşku.
Sevinci unuttuk.
Baküs mitolojisi ne anlatıyor bize?
Sevinci paylaÅŸmak için önce baÄŸbozumunu yapmalısın.
Halay ne diyor bize?
Köyün meydanında coÅŸmak için önce ürünü kaldırmalısın.
Üretmeyi bıraktığımızdan beri ortak sevinci de unuttuk.
Geriye bir tek acılar ortak kaldı.
Ulus kalabilmek için acıya muhtaç hale geldik.
Televizyon ekranlarında bir Kürt, Kürtçe konuÅŸtu diye dünyanın yıkılmasını bekliyoruz.
Sabahtan akşama kadar, kriz ile yatıp, krizle kalkıyoruz.
Depremde sarılıyoruz birbirimize ancak...
Ramazan Bayramı'nda bile evlerimizin kapılarını kapatır tatile kaçar hale geldik.
Üretim, dolayısıyla sevinç olmadığı için, ortak acıları tükettiÄŸimizde bireysel acıları ekranlarda toplumsallaÅŸtırıp, bunu paylaÅŸmaya çalışıyoruz.
Her sabah, 'Kocam dövdü, kaynım kaydı, ben de çocuÄŸumu öldürdüm,' hikayeleri dinliyoruz.
Bir insan, acı veren iliÅŸkisine ne kadar dayanabilirse o kadar tahammül kaldı içimizde artık.
'Kaşının üzerinde gözün var,' demeye baÅŸladık.
Oysa, bu fasit daireden çıkmanın bir tek yolu var.
O Baküs ayinlerine geri dönmeli, köy meydanlarında o halayları tekrar çekmeliyiz; bayramlarda koca kazanlarda etler kaynatıp bunları bölüÅŸmek zorundayız...
Hançeremiz yırtılana kadar bağırmalı, ellerimiz patlayana kadar alkışlamalı, önümüze çıkanı omzundan tutup halaya katmalıyız.
Marazi manyaklar gibi uzaktan sevmeyelim birbirimizi artık.
Hep beraber neyi ekecek, neyi biçeceksek bir an önce karar verelim...
Devlet, 'sevinç dağıtan' anlamına böyle kavuÅŸur.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3