Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

Halkın yüzde 80'i birbirinin yeğeni geri kalan bölümü ise bir yerin başkanı

Aslında bu yazının baÅŸlığı yerelliÄŸe ve onunla birlikte gelen taÅŸralılığa hakaret eden bir laftan oluÅŸacaktı, ancak yerel seçimin orgazmik  heyecanına kapılmış Türkiye'de o tür bir baÅŸlığın ÅŸu aralar pek de popüler olmayacağını düÅŸünerek yerine bu baÅŸlığı tercih ettim. Ben tüm yaÅŸamımı vatandaÅŸların ne yaptığını takip etmemek üzerine kurmuÅŸ durumdayım. Onlardan mümkün olduÄŸunca uzak durmaya ve birbirimizin hayatına teÄŸet geçmemizi saÄŸlamaya çalışıyorum. Haber bültenlerini hiç izlemesem halkı hiç görmemeyi bile baÅŸarabileceÄŸim. Ayrıca halkın ne istediÄŸini, neler yaptığını illa da öÄŸrenmek gibi tuhaf ve açıklanması zor bir arzum olursa da  Mustafa Dolu gibi bir arkadaşım olduÄŸu için ÅŸanslıyım. Gazeteci arkadaşım, benim için intihar etmekle eÅŸanlama gelebilecek  ÅŸeyi yaptı ve BeyoÄŸlu İlçesi'nden CHP belediye baÅŸkan adayı oldu. Türkiye'de yaÅŸanan yerel seçim muammasının gizemlerini onunla konuÅŸunca çözebiliyorum. Yerel seçim aslında nedir, bu seçimde nasıl baÅŸarılı olunur, yerel seçim kimlerin umurunda, bizim de umursamamız gerekiyor mu, ne tür dinamikler rol oynar bu yerel siyasette bunları anlamak için arada bir Mustafa Dolu ile konuÅŸurum ben.
   ÖÄŸrendiÄŸim ilk ders ÅŸu: Anladığım kadarıyla Türkiye nüfusunun yüzde 80'i birbirlerinin yeÄŸeni. Dünya üstünde bu kadar fazla yeÄŸeni olabilen baÅŸka nüfus da bulunmuyor. Galiba bu ülkede insanlar, akrabalık baÄŸlarını tam tanımlayamadıkları veya akrabası olmasa da kendilerine yakın gördükleri insanlara otomatik olarak yeÄŸenim diyor.
    Yolda ıssız adam edasıyla yürümekte olan iÅŸsiz adamlardan herhangi  birisini durdurun ve rastgele öteki  tarafta tamamen amaçsız bir ÅŸekilde durmakta olan baÅŸka bir adamı gösterin ve 'Tanıyor musun?' diye sorun. Mutlaka ama mutlaka 'Tanımaz olur muyum o yeÄŸenim olur' cevabını alacaksınızdır. Ben Mustafa Dolu'nun yeÄŸeni olmayan bir insanla tanışmadım bugüne kadar. Yaptığım hesaplamaya göre halkın yüzde 80'i onun yeÄŸeni oluyor. Geri kalan nüfus da yani yüzde 20'si de onun baÅŸkanı durumunda. Neyin baÅŸkanı diye sakın ha sormayın. Bunun önemi yok ama bir ÅŸeyin baÅŸkanı iÅŸte. Dolu, yeÄŸenim diye hitap etmediÄŸi insanlara mutlaka baÅŸkanım diye hitap eder ve yeÄŸenim dese de baÅŸkanım dese de bugüne kadar olumsuz yanıt aldığını görmedim. Yani insanlar yeÄŸenlik ve baÅŸkanlık konumunu çoktan kabul etmiÅŸ durumda. 'Bir ÅŸeyin başı ol da istersen s....n başı ol' lafını doÄŸrularcasına çok sayıda baÅŸkan var Türkiye'de. GördüÄŸüm kadarıyla bir kuruluÅŸta odacı, çaycı olarak çalışmakta olan insanlar da baÅŸkan olarak hitap edilmeyi bekliyor ve buna göre hayata tavırlar filan alıyorlar. (Bunu  mutlaka anlatmak zorundayım. Yazımın bu aÅŸamasında Recep İvedik filmindeki baÅŸkan muhabbetini hatırlatmalıyım. İvedik otelden kovulacaktır ve müdür ile arasında tartışma çıkar. İvedik 'Sen kim oluyorsun' diye sorar. Müdür de 'Ben otelin müdürüyüm' diye cevap verdikten sonra İvedik'e 'Peki sen kimsin söyle bakalım' der. Bunun üzerine Recep İvedik kendisinin Karabük Ambarcılar ve Nakliyeciler DerneÄŸi'nin başı olduÄŸunu açıklar. Müdür gülmeye baÅŸlar ama bir kare sonra artık gülmüyordur ve İvedik'e kendisini affetmesi için yalvarıyordur. Kameranın açılımı sürünce biz otelin etrafının eli kazmalı balyozlu adamlarla çevrilmiÅŸ olduÄŸunu görürüz. Grubun  başındaki adam, Recep İvedik'e yönelik olarak 'Yık de yıkalım baÅŸkanım' diye bağırır. Yıkın talimatı gelse oteli hemen yıkacaklardır ama İvedik müdüre sonunda acır ve ondan bir sürü tavizler  aldıktan sonra onu affeder. Türkiye'nin baÅŸkanlık sorunsalını ve yerel dinamiklerini gösteren güzel bir sahneydi bu.)
  Evet yeÄŸenlerden ve baÅŸkanlarından oluÅŸan bu dünyada Mustafa Dolu çok da rahat hareket etmektedir. Bu kadar çok tanıdığım benim olsa, onlara sokakta rastlarım diye evimden dışarıya bile çıkamazdım. Bu arada benim gerçekte hiç yeÄŸenim yok. Varsa bile hatırlamıyorum onları. Bir keresinde gazetede yeni bir sekreter iÅŸe baÅŸlamıştı, sizin isminiz ne diye sorduydum o da bana 'Serdar abi ben senin amcanın kızıyım' demiÅŸti. Bu olay, akrabalarına düÅŸkünlüÄŸüyle meÅŸhur olmasam da beni bile hafif utandırmıştı. Akrabalarıyla iliÅŸkileri bu düzeyde olan bir insanın yabancı insanlara sadece aynı ülkenin vatandaşıyız diye iyi davranmasının da beklenmemesi gerekiyor.
Bir de Mustafa Dolu'dan öÄŸrendiÄŸim bir baÅŸka yerel politika dersi de ÅŸu: Büyük ÅŸehirlerin ilçelerinde, o ilçeye tamamen yabancı olan bir topluluk yaşıyor mutlaka.  BeyoÄŸlu İlçesi'nin sınırları içinde Alucralılar yaşıyor ve belki de onların toplam nüfusu  İstanbul'un tümünün nüfusundan bile fazla durumda ÅŸu anda. Halkın çoÄŸunluÄŸuyla akraba olan, diÄŸer bölümüyle de baÅŸkanlık iliÅŸkisi içinde olan Alucralı dostumun seçilme ÅŸansı da hayli yüksek bu seçimde.
 Yine de onun yaÅŸamı bana çok zor olmalıymış gibi geliyor. O kadar insanı ben tanısam ya da onlarla konuÅŸmak zorunda kalsam veya CHP'li olsaydım ya da yerel seçimde baÅŸkan adayı olsaydım diye düÅŸünüp panik ataklar falan geçiriyorum arada bir. Bu arada yerel seçimlerle ilgili haberleri okudukça, izledikçe halkla zaten zayıf durumda bulunan iliÅŸkilerimi seçim sonrasında tamamen koparmaya karar verdim.
Gerekirse, halk ile bilgi ihtiyacım olursa, onu yine Mustafa Dolu'dan almayı sürdürürüm.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3