Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

Dost acı söylemeli Fatih

'HoÅŸ geldin bebek' türü 'dalailama, dalailama' yazılar döÅŸenmeyeceÄŸim yeni gazete hakkında.
ErtuÄŸrul Özkök bana bir gün 'Ben sürekli övülmekten, güzel yaptın denilmekten korkarım. İnsanı överek yok etmeye çalışanlar da çok vardır bu dünyada' demiÅŸti.
Onun tecrübeden çıkardığı bu ders aklımdan hiç çıkmadı.
O nedenle ben beni eleÅŸtirenlere her zaman daha çok güvendim. Sana da bu tavrı benimsemeni tavsiye ediyorum Fatih Altaylı.
Bugünlerde övgü dolu laflar çok sayıda gelecektir. Bil ki onların, asıl fikirlerini saklayıp en uygun anda vurmak isteyenler takımından olmaları ihtimali büyüktür.
Tabii ki biliyorum, yapılmış bir gazeteyi eleÅŸtirmek dünyanın en kolay iÅŸidir. Çünkü dünyadaki hemen her insanın daha iyi gazetenin nasıl olması gerektiÄŸi konusunda bir fikri vardır. Bu bir anlamda 'Ne olacak Türkiye'nin hali' türü kahvehane muhabbetine benzer bir konudur. Hele de yeni bir gazeteyi dördüncü gününden eleÅŸtirmek hem haksızlık hem de insafsızlıktır.
Bunun bugün istisnası olması gerekiyor. Çünkü ÅŸu anda beklemeye tahammülü olmayan bir süreçteyiz. Birçok insanın dediÄŸi gibi bu gazetenin çıkmış olması sektörümüz ve hepimiz için güzel bir geliÅŸmedir ama bir de baÅŸarısızlık olursa gazeteciler yine darbe yer.
Öyleyse ben bugün anlamsız övgüler düzmek yerine yanlış gördüÄŸüm noktaları kısaca anlatacağım. Ben yanlışı görüp içinde tutacak ve onu bir insanın arkasından silah olarak kullanacak tiplerden deÄŸilim,
n Dinç Bilgin'in bana öÄŸrettiÄŸi bir meslek sorusu var. 'Ben bir gazeteyi neden alıp okumayı tercih edeyim?'i yayın yöneticileri kendilerine muhakkak soracaklar.
Yani sevgili Fatih, sen sadece okuyucu olsaydın Habertürk gazetesinin bir gün sonrasını özellikle beklemek için gerekçelerin ne olurdu? İyi yazı mı var içinde yoksa yazar gibi yazabilen muhabirlerin yazdığı ilginç haberler mi var?
Ben pek göremiyorum bunları. ÖrneÄŸin; ben bir gazeteyi baskısı güzel, kağıdı kaliteli ve çok bölümden oluÅŸuyor diye katiyen tercih etmem. Bu benim için o gazeteye yatırım yapan patronu gönülden tebrik nedenidir, o kadar... Ondan sonra hemen yayın yönetmeninin kendisine sunulmuÅŸ olan fırsatı nasıl kullandığına bakarım. Sen bu konuda dezavantajlısın Fatih. Çünkü hem patronun o yatırımıyla hem de sen demeçlerinle çıtayı çok yükselttiniz. Åžimdi o çıtayı aÅŸmak için zorlanabilirsiniz.
n Okuyucu olarak gördüÄŸüm nokta, bu gazetenin, içindekilerin anlatılacağı, içeride yer alan konuların kısa özetleneceÄŸi ve o konuların sayfalarının verileceÄŸi ayrı bir 'gazetenin içinden haber özetleri' bölümüne (kutusuna) acil ihtiyacı var. Bunu alabildiÄŸine geniÅŸ tutup o kadar sayfa içinde daha ÅŸimdiden kaybolmaya baÅŸlayan yazar adaylarını da kurtarmak ve özetler bölümünde onların da sayfalarıyla birlikte gösterilmesi gerekiyor.
Sadece bu bölümle bile her gün ayrı yazma kabiliyeti iyi olan bir editörün ilgilenmesi gerekecek. Uzun olacak bu ayrı bölüm. O nedenle bunun birinci sayfadan verilmesi zor olabilir. GördüÄŸüm kadarıyla bu iÅŸ için ikinci ve üçüncü sayfalar çok müsait. Ben açılış sayfası olduÄŸu için çok da önemli olan üçüncü sayfayı gözüme kestirdim. Böylece üçüncü sayfayı açanlar tüm gazetenin içinde yer alanlar hakkında bir bakışta hemen genel malumata sahip olabilecekler.
Wall Sreet Journal her gün bunu yapıyor ve o bölüm gazetenin en çok okunan bölümü ÅŸu anda.
n Üçüncü sayfadan söz açılmışken, o sayfaya Pakize Suda'nın uygun olmadığını hemen herkes biliyor. Pakize Suda çok iyi bir yazar ama yeri üçüncü sayfa deÄŸil. AKÅžAM'da bir ara üçüncü sayfada yazmam bana da teklif edildi. Ben, 'yazılarım o sayfaya uygun deÄŸil' diye reddettim bu teklifi. Pakize'de de aynı problem olacaktır. Hem daha ikinci gün yeri oynadı Pakize'nin. Bu da üçüncü sayfa üzerinde fazla düÅŸünülmeden iÅŸ yapıldığı izlenimi veriyor.
Bu gazeteye, uzun süredir hazırlandığından 'üzerinde fazla düÅŸünülmedi' diye gerekçe sunmak da imkansız. Elinde bir adet iyi yazar olduÄŸu halde onu neden koymuyorsun üçüncü sayfaya? Yani kendi yazın orada güzel okunur gibi geliyor bana. Sayfanın altında büyük kutu ÅŸeklinde gazetenin içinin özetlendiÄŸi bölüm ve üstünde senin yazın şık olmaz mı?
n Birinci gün beklenildiÄŸi gibi ilanlar gayet fazla sayıdaydı. Ancak ikinci gün bıçakla kesilmiÅŸ gibi düÅŸtü ilan sayısı. Bunun mutlaka olacağı önceden tahmin edilip bazı ilanların birkaç güne yayılması temin edebilirdi belki de.
Åžimdi ilanlar kesiliverince görüntü olumsuz oldu. Çıkış aÅŸamasında 'biz ilana mecbur olmayacağız' türünde yapılan açıklamalar da gerçekçi deÄŸildi. Ajansları durup dururken küstürmek gerçekçi bir davranış deÄŸil. Hepimiz aynı realite içinde yaşıyoruz. Realite sen ortaya çıktın, huysuz ve kavgacı olacaksın diye deÄŸiÅŸmeyeceÄŸine göre o zaman sen deÄŸiÅŸmek zorunda kalabilirsin.
n İlanı çekecek star isimler Fatih'in dışında olmayınca tirajla ilan çekilmeye mi çalışılacak? Öyleyse büyük ihtimalle yakında bir promosyon kampanyası baÅŸlayacak ve tiraj patlatılacak. Promosyon sürdüÄŸü sürece tiraj iyi giderse ilancının ilgisi çekilecek.
Peki ama büyük bir promosyon olacak-ki öyle olmak zorunda- bu aÅŸamada. Öyleyse bir ihtimal 59 gün kuponlu sürdürülecek promosyondan sonra tiraj promosyon sürdüÄŸü dönemindeki düzeyinin aniden beÅŸte birine düÅŸünce ne olacak?
n Evet; kısa süre önce senin dediÄŸi gibi benden yayın yönetmeni (Belki) olmaz ama hem iyi bir yazar hem de medya eleÅŸtirmeni olabilir. Senin iyi bir yönetmen olduÄŸunu göstermen için büyük imkan tanındı. Ben sadece sana biraz tehlikeleri göstermeye çalıştım o kadar. Darılma gücenme yok, kızıp darılacaksan o zaman da sen sadece övenlerin lafını dinlersin ve kendi sonunu hazırlarsın. Aman sakın ha yapma bunu.

BAZI MEDYA NOTLARI

DoÄŸuÅŸ grubunun Conde Nast ÅŸirketi ile anlaÅŸtığı haberleri eÄŸer resmen teyit edildiyse bu bende büyük heyecan uyandırdı. Haberi ilk verenler bu dev ÅŸirketin bünyesinde bulunan bazı dergileri saymışlar ama bence en önemlilerini unutmuÅŸlar. Conde Nast'ın bünyesinde New Yorker ve Vanity Fair de var.
DüÅŸünebiliyor musunuz; New Yorker türü bir dergi İstanbul'da da çıkarılacak. Hayali bile güzel geliyor insana. EÄŸer gerçekten olursa mutlaka orada gündem dışı konularda uzun yazılar yazmalıyım.
*Reha Muhtar televizyona muhteÅŸem bir dönüÅŸ yaptı ve ben onu ne kadar ekranda görmeyi özlemiÅŸ olduÄŸumu fark ettim. Eski bir candan dostun aniden evime misafirliÄŸe gelmesi gibi bir ÅŸeydi bu. Artık onun programının sürekli izleyicisi olacağım. İlk önce saat 10.00'da Cüneyt Özdemir, sonra da 11.00'de Reha Muhtar... Bunlar üst üste mükemmel oluyor. Mehmet Ali Birand'ı bu kararları nedeniyle kutluyorum.
*Beyaz sayfa çıktığı gün omuriliÄŸi hala olabilen gazetecilerin bulunduÄŸunu gösteren Cumhuriyet gazetesinde İlhan Selçuk ve Cüneyt Arcayürek her gün iyi makale yazarı olmanın ne demek olduÄŸunu bize öÄŸretiyorlar. Fikirlerine her yazıda katılmasanız bile, her yazının bir sanat eseri şıklığında yazılmış olduÄŸunu görmemek imkansız.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3