Kadınların anlamının ne olduÄŸunu düÅŸünmekten erkeklerin ne olduÄŸunu düÅŸünmeye hiç vakit ayıramamış ve bu yüzden de erkekliÄŸi konusunda hiçbir nosyonu bulunmayan benim gibi insanın, bir gün içinde bu kadar fazla erkelik söylemi duymaktan içi doÄŸal olarak bayıldı.
İlk önce Hüsnü Åženlendirici çıktı ortaya ve 'ErkekliÄŸime laf ettirmem' dedi. Sonra da İbrahim Tatlıses 'Ben erkeÄŸim, o ÅŸekilde konuÅŸurum' türünden bir ÅŸeyler söyledi.
İkisi de dediklerinin anlamlı olduÄŸunu düÅŸünerek demeç mahallinden mutlu bir ÅŸekilde ayrıldılar.
Bu ikisinin de kadınlarla hayli problemli iliÅŸkileri (sakin olun; cinayete filan gerek yok, cinsellikten bahsetmiyorum burada) olduÄŸu da bilindiÄŸinden, benim erkeklik söylemi konusunda kafam iyice karıştı.
Aslında Türklerin erkekliÄŸi dünyaca meÅŸhurdur.
Erkeklik, doÄŸan Türk oÄŸlan çocuklarına ileriki yıllarda doÄŸal olarak gelen bir meziyettir. Ve bu kadar doÄŸal gelen bir meziyete laf edilmesinin bu kadar sinir bozmasını da doÄŸal karşılamak gerekebilir belki.
Hüsnü Åženlendirici'nin Deniz Seki ile ilgili davranışı hakkında çok fazla yorum yapıldı.
Tahmin ediyorum ki; onun asıl sinirini bozan, ErtuÄŸrul Özkök'ün konu hakkında yazdığı yazı olmalı.
Åženlendirici, 'O niye karışıyor bu konuya' diye düÅŸünmüÅŸ olabilir. Ama bilmiyor ki bu Türk medyasında erkeklik üzerine laf etmeye hakkı olan bir insan varsa, o da ErtuÄŸrul Özkök'tür. Çünkü o bir zamanlar hazırlanan 'Dünyanın en seksi erkekleri' listesine girmeyi baÅŸarmıştı.
Bu kadar baÅŸarılı bir erkeÄŸin, Hüsnü Åženlendirici hakkında laf etmesi doÄŸal hakkıdır. Gerçi 'Dünyanın en seksi erkekleri' listesi yayınlandıktan sonra adının o listede yer aldığına büyük ihtimalle hayli piÅŸman olmuÅŸtur.
Çünkü ben liste yayınlar yayınlanmaz o günlerde yayın yönetmenim olan ErtuÄŸrul Özkök'ün adı hangi yazımda geçerse geçsin, adının hemen arkasından aynen ÅŸu cümleyi '-ki kendisi dünyanın en seksi erkekler listesinde yer almaktadır'ı daima koydum yazıma ve bu da hiç sektirmeden birkaç yıl kadar devam etti.
Aslında listedeki sırasını da belirtiyordum cümlelerimde ama ÅŸimdi unutmuÅŸum hangi sıra olduÄŸunu.
Dün araÅŸtırmacı gazetecilik kuralları çerçevesinde haber kaynağına telefon açtım, 'Dünyanın en seksi erkekleri' listesine kaçıncı sıradan girmiÅŸ olduÄŸunu sordum, maalesef o da hatırlayamadı. Ben de fazla ısrar edemedim. Çünkü iki ciddi insan olarak hemen ÅŸu anda Türkiye'nin en önemli meselesi haline gelen konuyu konuÅŸmaya baÅŸladık. O bir TV dizisinde oynayacak ya, bu meseleyi sordum kendisine. Ben bu defa kendimi tutacağımı ve bu konuya hiç girmeyeceÄŸimi söyledim. İleride keyifli olursam o konuyu bir kitap ÅŸeklinde yayınlamayı düÅŸüneceÄŸim.
Gazetelerde yazmayı bıraktıktan sonra bu kitap benim açımdan bir emeklilik projesi de olabilir.
Neyse; asıl konuya döneyim. 'Ben erkekliÄŸime laf ettirmem' lafı kendi başına alındığında ne kadar saçma ve itici bir laf deÄŸil mi? Türk erkeklerinin cinselliÄŸinin muasır medeniyetlerin üstüne çoktan çıkmış olduÄŸunu tüm dünya bilmektedir.
Bu global efsaneye Türk erkekleri galiba gerçekten inandıklarından, turist kızların her yıl kendileriyle seviÅŸmek için buralara geldiklerini sanmaktadır. Ve bir yabancı dizide Türk kızının yabancı erkek ile iliÅŸki kurduÄŸunun gösterilmesini, o dizinin çekildiÄŸi ülkeye savaÅŸ açılması için yeterli ve haklı gerekçe olarak görürler.
Aksi, yani bir Türk erkeÄŸinin yabancı kız ile iliÅŸki kurduÄŸunun gösterilmesi normdur ve bu normaldir. Tabiat kurallarının gereÄŸi de budur.
Åžimdi üçüncü filminde Recep İvedik'in sevgilisi de gözükecek ya; bunun yabancı bir fıstık olması çok da yerinde olur. Bu gerçekçi de olacaktır. Çünkü iliÅŸki kurmak için buralara gelen bir yabancı kadının sonunda bir ayıyla iliÅŸki kurması da son derece gerçekçidir. (Åžahancığım bu lafı cümlenin gidiÅŸatı nedeniyle mecburen söyledim yoksa yarattığın karaktere bayılıyorum. Ben, 'Onu beÄŸenmedim' havalarına giren anal retentif tiplerden deÄŸilim, filmlere çok da gülüyorum.)
Hüsnü Åženlendirici ve İbrahim Tatlıses'in erkeklik söylemleri hakkında daha fazla laf etmeyeceÄŸim. Çünkü kendimi tutmasam bu yazı hiç bitmeyecek gibi gelmeye baÅŸladı bana. Åžu andan itibaren afakanlar basmış durumda içimi. Ama bir son sözüm olacak yine de...
Åžöyle düÅŸünün meseleyi; Hüsnü Åženlendirici ve İbrahim Tatlıses, sohbette konu açıldığı zaman 'Hayır, benim viagra gibi ilaçlara tabii ki çok ÅŸükür ihtiyacım yok' diye konuÅŸan türden erkeklerdendir. Buna neredeyse eminim ve Yılmaz Güney'in çektiÄŸi 'ArkadaÅŸ' filminde ikisinden biri rol almış olsaydı, o filmde bir sahnede bavul içinde görülen tabanca, komünist ihtilalde deÄŸil, kadınlara iplerin kimin elinde olduÄŸunu göstermek için kullanılacaktı. Ve o filmde Melika DemiraÄŸ'ın canlandırdığı tipin film sonunda mutlaka ama mutlaka cezalandırılması gerekecekti. Çünkü gerçek erkeklerin kadınlarda laubaliliÄŸe tahammülleri katiyen yoktur.