Saat 11.15'te 200 kişi olan bir meydanı yaklaşık 3 saat sonra on binlere ulaştıran dinamik nedir?
Tarkan konseri? Bedava dağıtılan yemek? Başbakan Erdoğan?
Ayrı ayrı veya tek başına hepsi olabilir ama bir tekinin kesinlikle buna muktedir olduÄŸunu geçenlerde bir mitingde gördüm.
Burada, bir ErdoÄŸan güzellemesine girecek deÄŸilim ancak geçen seçimlerde olduÄŸu gibi bu kez de AKP'nin tırmanışını sürdüren oy grafiÄŸini 29 Mart seçimlerinde de devam ettireceÄŸini görüyorum.
Yani yüzde 47 ve üstü...
Türkiye'nin 'Beyaz Türk'leri bu fotoÄŸraf karesi karşısında ÅŸaÅŸkınlık, tepki ve çaresizlik içinde...
Görünen o...
Peki, ya AK Türk'ler?
Onlar daha ÅŸimdiden muazzam bir zafer sarhoÅŸluÄŸu içinde.
Seçim sonrasına dair bir tez ÅŸu idi:
Seçimlerden sonra derinleÅŸen küresel ekonomik krizin etkisini sokaklarda görmeye baÅŸlarız. IMF ile anlaÅŸan AKP iktidarı acı reçeteyi kabul eder ve ezilen yığınların farklılığı belli sosyal fayları hareketlendirir.
Bu süreci ne ÅŸekillendirir?
Baharın gelmesiyle PKK saldırır... Åžehit sayısının tırmanmasıyla milliyetçi damar hareketlenir ve metropollerde aynı ekonomik tablo altında ezilen farklı yapıdaki yığınlar çatışmaya baÅŸlar.
Yani, kaos...
Peki, bu tez gerçekleÅŸiyor mu?
Hayır.
Öncelikle AK PARTİ eliti arasında derin bir özgüven gözlemliyorum.
1 Nisan itibarıyla masalarında 'Sivil anayasa' var.
Kürt meselesinde Erbil, Washington ve Ankara arasındaki mutabakatın PKK'nın eylemselliÄŸini budayacağını öngörüyorlar.
Körfez sermayesinin 15-20 milyar dolar civarında derhal Türkiye'ye akacağını ve bu paranın da ellerini rahatlatacağını düÅŸünüyorlar.
DoÄŸan Grubu'nun ve elbette büyük sermayenin temel bazı aktörlerinin çok canını sıkmaya muktedir olduklarını da hissediyorum. Yani muhalefet iyice susacak ve can sıkmayacak.
Tüm bu resmin dağınık gibi duran parçalarını bir araya koyunca sermaye ve medya açısından, asker ve sivil bürokrasi açısından, nisan sonrası, bir büyük uzlaşıya doÄŸru uzanılabileceÄŸinin güçlü sinyallerini alıyorum.
Ne olabilir?
AKP, yüzde 50 sınırına eksi artı iki yaklaşırsa, tasarımı, büyük ve tehlikeli bir özgüvenle, baÅŸtan yapacağı düÅŸüncesindeyim.
Kürt meselesinde ve Ermenistan konusunda pozisyon çok açıktır.
Direnir gözüken DoÄŸan Grubu ya dönüÅŸür ya tasfiye olur...
PKK, 'silah bırakıyor' fotoğrafını verebilir...
Son olarak, neden 'tehlikeli özgüven' vurgusu yaptığımı açayım...
Burada 'dönüÅŸecek' olan aktörler bu projeye ne kadar teslim olur, küresel krizin boyutları ne kadar öngörülebilir ve nihayetinde AKP kadroları Yahudi ağırlıklı yeni Washington'a ne kadar güvenebilir bilemiyorum.
Dolayısıyla yüzde 50'leri ben de görüyorum ve fakat yarattığı havanın bir sarhoÅŸluk etkisini ÅŸimdiden hissederek, bunu, baÅŸta AKP kadroları; Türkiye açısından çok tehlikeli buluyorum.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.