Bizim Platin Dergisi ilginç bir sorgulama çalışması yapmış. 'Holdinglerin krizde itibar stratejisi ne olmalı?' sorusunun yanıtını araÅŸtırmış. Platin'den Bahar Akgün, Türkiye'nin en büyük holdinglerinin kurumsal iletiÅŸim yöneticileriyle görüÅŸmüÅŸ.
Akgün, Sabancı Holding Kurumsal İletiÅŸim Direktörü Suat Özyaprak, Eczacıbaşı Holding Kurumsal İletiÅŸim Koordinatörü OkÅŸan Atilla Sanön, Yıldız Holding Kurumsal İletiÅŸim Genel Müdürü Zuhal Åžeker, Borusan Holding Kurumsal İletiÅŸim Müdürü Åžule Yücebıyık'ın 'İletiÅŸimcinin en önemli görevi nedir?' sorusuna aynı yanıtı verdiklerini tespit etmiÅŸ: Kurumsal itibarı koruyacak ve yüceltecek stratejiler geliÅŸtirmek...
Akgün ayrıca konuÅŸtuÄŸu kiÅŸilerin ÅŸu alanda mutabakat içinde olduklarını söylü-yor: Küresel krizin etkisi altında önemli bir resesyon sürecinden geçen ÅŸirketler için kurumsal itibar ve marka bilinirliliÄŸini korumak gerçekten de vazgeçilmez deÄŸerler arasında yer alıyor. Kurumsal iletiÅŸimin Türkiye'de yeni yeni geliÅŸen bir kavram olduÄŸuna dikkat çeken uzmanlar, özellikle KOBİ'lerin kurumsal iletiÅŸim stratejilerini hayata geçirmesi gerektiÄŸinin altını çiziyor.
Dergi kurumsal iletiÅŸim yöneticilerinin fotoÄŸraflarını da yayınlamış. Alın dergiyi bakın. Sadece kurumsal iletiÅŸim adına zenginleÅŸmek için deÄŸil; bu alanda kariyer yapmış insanlarla tanışmak için...
İletiÅŸim sektörü bu kiÅŸilere hizmet veri-yor iÅŸte... Hem reklam hem halkla iliÅŸkiler... Bir de örgütleniyorlar ÅŸu sıra: Kurumsal İletiÅŸim Direktörleri DerneÄŸi... YavaÅŸ yavaÅŸ 'iÅŸi yukarıdan baÄŸlama' muhabbeti de bitiyor. Bu kiÅŸiler yapıyor konkurları, patronlar pek karışmıyor...
Bakın fotoÄŸraflara. Okuyun görüÅŸleri... Yıllardır niye iletiÅŸim sektöründe hizmet veren tarafta olanların kendilerine çeki düzen vermeleri, kendilerini hızla geliÅŸtirmeleri gerektiÄŸinin altını çizmemin nedenleri bir nebze olsun belki anlaşılır...
Bu insanların bilgi ve birikimleri (özgeçmiÅŸleri) bir yana, giyimlerine kuÅŸamlarına da bakın... Bir de bu kiÅŸilere hizmet verenlerin bu kiÅŸilere verdikleri hizmetle aldıkları ödüller için düzenlenen törenlerindeki giyim kuÅŸamlarına...
Hizmet veren ile alan arasındaki denge-ler, hizmet verenin lehine bozuktu. Hem yaÅŸam tarzı, hem dünya görüÅŸü, hem bilgi ve deneyim konusunda bizimkiler patronlara tur bindirirdi. O yüzden de reklam aleminde %33'leri bulan komisyonlarla hizmet verilebiliyordu. Åžimdilerde komis-yon büyük iÅŸlerde % 2-3'e düÅŸtü... Halkla iliÅŸkiler ajanslarının aldıkları aylık hizmet bedelleri, dünya ile kıyaslandığında aÄŸlanacak durumda. Sizce neden?
İletiÅŸim sektörü titreyip kendine gelmez, kendi insanına yatırım yapmazsa sektörü, hele bu kriz döneminden sonra ciddi kabuslar bekliyor demektir...
Ben o röportajlardan buralara geldim... Abartıyor muyum acaba?
Effie'ye şık giyinip gelin!..
Bugün söz sektörden açıldı... Reklam dünyasının bence en önemli ödülü Effie 10 Mart'ta sahiplerini bulu-yor. Neden 'bence en önemli'? Çünkü özellikle 'etkililiÄŸe' ödül veriyor 'yaratıcı çözüme' deÄŸil... Effie'nin adı da 'effective'ten (etkili) geliyor olmalı...
Reklam, iÅŸ hedefi odaklı bir ÅŸeydir. İşin sonunda ticaret, iÅŸ baÅŸarısı vardır. O nedenle sanattan ziyade iÅŸ hedefine ulaşıp ulaÅŸamama, baÅŸarının kritik faktörüdür... Bu yüzden 'beÄŸenilen', 'güzel' olan deÄŸil, 'doÄŸru olan', 'çalışan' reklamlar reklamvereni hedefine götürür... Reklamverenler DerneÄŸi ile Reklamcılar DerneÄŸi'ni Effie'yi Türkiye'ye getirdikleri için kutluyorum. 10 Mart'ta Four Seasons Hotel - BeÅŸiktaÅŸ'ta olacağım. Koyu renklerimi de giyeceÄŸim. Umarım ödül alanlar da adam gibi giyinip gelirler... Sözüm daha çok erkeklere. Ne hikmetse kadınlar bu konuda çok daha özenli. Ne oluyor erkeklere?..