Nagehan Alçı nagehan@nagehanalci.com

kategori2

365. gün

On yıl önce Suriye'nin çölünde dolaşıyordum. Beni bir Bedevi çadırına götürdüler. İçeride bir kadın ve iki çocuk vardı. Kadına 'Kocan nerede?' diye sordum. Karnının acıktığından bahseder gibi doÄŸal bir sesle 'Öbür eÅŸine gitti. Bir bebekleri oldu, ona para götürdü, birkaç aya gelir' dedi. Sanırım 'DoÄŸu'nun ezilen kadını' imajının gözümdeki ilk canlı kanıtıydı. Sayılarını az zannettiÄŸim, oryantalizmin en alasını yaparak, 'birkaç ötekiden biri' olarak etiketlediÄŸim... Onlardan milyonlarca olduÄŸunu, üstelik sadece DoÄŸu'da olmadığını ileriki yıllardaki seyahatlerimde öÄŸrenecektim.

Dört yıl önce Arjantin'den yürüyerek Bolivya'ya geçtim. Sınır kasabası Villazom dünyanın en tehlikeli uyuÅŸturucu hatlarından biri. Orada erkekler koka yaprağını fazla çiÄŸnedikleri için genellikle 'yukarıda' dolaşıyorlar. Kentin geçim kaynağı olan dinamit ve koka yaprağı ticaretini kadınlar yapıyor. Villazom'dan sonra ulaÅŸtığım Potosi kentinde konuÅŸtuÄŸum kadınlar ise kocalarının gümüÅŸ madeninde çalışırken kötü koÅŸullardan öldüklerini ya da hastalandıklarını söylediler. Geçinme mücadelesini tek baÅŸlarına veriyorlardı. Kutsal kabul edilen lama iskeleti, alkol ve koka satıyorlardı. Ve bu ÅŸekilde para kazanabildikleri için tanrıya lama kanı içerek dua ediyorlardı.

Geçen yıl yolum Etiyopya-Kenya sınırına düÅŸtü. Orada Omorate diye bir ÅŸehir var. O ÅŸehrin ortasından bir nehir geçiyor. Karşıdan karşıya geçmek için ya yüzmeniz ya da aÄŸaçtan oyulmuÅŸ bir kayığa binip ellerinizi kürek yapmanız gerek. Ben ikinci seçeneÄŸi tercih ettim ve karşıdaki Desenach kabilesinin köyüne gittim. O köydeki kadınlar sünnet ediliyorlardı. Yaklaşık 12-13 yaÅŸlarında çalı çırpıdan yaptıkları kulübe bozması evlerin içine yatırılıyorlardı. Köyün en yaÅŸlı kadını kör bir makasla kızların klitorislerini kesiyor, kanamayı durdurmak için aÄŸaç dallarıyla bacaklarını birbirine baÄŸlıyordu. Sonuç bir felaketti: sünnet edilenlerin yarısından fazlası ölüyordu. Orada 'hayatta kalmayı baÅŸarmış' kadınlarla tanıştım. Bütün gün tarlaya ve çocuklara bakıp ev iÅŸi yaptıklarını söylediler. Erkekler ise köyü düÅŸmandan korumak için karşıdaki ormanda oturup bekliyorlarmış!

Birkaç hafta önce Baltık ülkeleri gezisine çıktım. Karayoluyla Litvanya'dan Letonya'ya geçiyorduk. Yolda 'ihtiyaç molası' vermek için durduk ve o bölgenin 'Mc Donald's'ı olan Hess Burger'e girdik. Burgercide iki tuvalet vardı. Biri erkekler diÄŸeri ise kadınlar ve özürlüler için!

31 yıl önce Türkiye'de doÄŸdum. Kendimi hatırladığımdan beri bana bu ülkenin kadın hakları konusunda ne kadar mükemmel olduÄŸu anlatılıyor. Anlatılanlara uzun süre inandım.
Etrafımdaki ÅŸanslı 'numuneler'i görünce herkesi onlar gibi sandım. Ancak daha sonra DoÄŸu ve GüneydoÄŸu seyahatlerim baÅŸladı. 15 yaşında üç kere doÄŸum yapmış 'çocuk kadın'lar ve koca dayağından kaçan 'sığınma evciler'le tanıştım. İstanbul'da bekaretlerini kaybettikleri için intihar etmeyi düÅŸünen üniversite öÄŸrencilerine rastladım.

Bugün 8 Mart. Yukarıda saydığım ve sayamadığım tüm kadınların günü. Tuvaletleri ayırdıkları gibi günleri de ayırmışlar. Geri kalanları boÅŸ verin canım, koskoca bir gün bizim! Daha ne istiyoruz? Tadını çıkaralım!

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3