Nedenleri ilerleyen yaÅŸla birlikte gelen tedirginlikler mi dersiniz yoksa dünyanın ve Türkiye'nin insanın üstüne yüklediÄŸi ilave yüklerden mi kaynaklanıyor dersiniz bilmiyorum ama son zamanlarda ciddi bir uykusuzluk çekmeye baÅŸladım.
Sabaha karşının bence en zalim saati olan 4.30 civarında uyanıyorum. Bu zalim bir saat çünkü sabah hayli yakında ama dakikalar bir türlü geçmek bilmiyor. Kalkıp kitap okuyayım desem bu da anlamlı gelmiyor çünkü saatlerinin hemen hemen tamamı okumakla geçen bir yaÅŸama ilave okuma saatleri eklemek de pek çekici deÄŸil.
Yatakta sabahın gelmesini beklerken, beyin hiçbir ÅŸey yapmadan duramayacağından, mecburen Türkiye'de olan bitenleri düÅŸünmeye baÅŸlıyorum. Haydiii bu sefer de gayet tabii ki kafamda yazılar uçuÅŸmaya baÅŸlıyor ve o noktadan sonra tekrar uykuya geçme ÅŸansı hiç kalmıyor. Birkaç gece önce yine o zalim saatler sürerken ben de kalktım oÄŸlumun yanına uzandım. OÄŸlanın uyurken çıkardığı nefes sesleri bende sakinleÅŸtirici etki yapıyor.
OÄŸlumun biraz kafasını okÅŸadım, terlemiÅŸti yorganın altına girdiÄŸi için. Biraz rahatlasın diye yorganı düzelttim. O sırada elimde olmadan Mustafa Balbay'ı düÅŸündüm. Zalim saatlere hapishanede yakalananlar aklıma geldi. Balbay'ı düÅŸünme nedenim sadece bu deÄŸildi, karısının bir televizyon kanalında yayınlanan sözleri bana hayli dokunmuÅŸtu. Balbay'ın karısı, çocuÄŸunu bir süre okula göndermeme kararı almış çünkü okulda babası hakkında olumsuz laflar duyabileceÄŸinden çekiniyormuÅŸ. DüÅŸünebiliyor musunuz bir annenin neler düÅŸünmek zorunda bırakıldığını bu ülkede.
O an oÄŸluma Ergenekon tutuklamalarını anlatmaya karar verdim. Tutuklamaları anlatacak ve eÄŸer aynı ÅŸey benim de başıma gelirse sakın ha üzülmemesini ve korkmamasını anlatacaktım. EÄŸer okulda arkadaÅŸları televizyondan duyabilecekleri bazı kötü ÅŸeyleri söylerlerse bunlara da inanmaması gerektiÄŸini iyice anlatacaktım. O durumun olması halinde annesine onca iÅŸi arasında bir de oÄŸlana konuÅŸma yapmak mecburiyetini ayrıca ve okulda ne olur- biter bunu düÅŸünmenin yükünü yüklememek için oÄŸluma her ÅŸeyi önceden anlatmanın doÄŸru olacağına karar verdim.
Evet Türkiye'de her ÅŸey her an olabilir. Bu duruma geldik biz. Olmaması gerekenleri olabilir diye kabul ettirdiler bize belki de yaÅŸanılan her ÅŸeyin gerçek amacı da buydu kim bilir. EÄŸer amaç buyduysa çok baÅŸarılı olundu bu da bilinsin.
7 yaşındaki çocuklar kendilerine açık ve dürüst konuÅŸulduÄŸunda hayatın her karmaşık olayını kavrayabiliyor. Ben de oÄŸluma daima öyle konuÅŸmayı ilke edindim. Alp ile arkadaÅŸ olduk bu yüzden. OÄŸluma sabah vakti durup dururken Ergenekon davası diye bir ÅŸeyi anlatmaya karar vermiÅŸtim de nasıl anlatacaktım acaba?
ÇocuÄŸuma anlatmam gereken ÅŸeyi henüz ben kendim daha tam anlayamamıştım. Bize anlatılanları tabii ki biliyordum ve bu lafların alt metinlerini de okuyordum ama bütün bu karmaÅŸadan ne çıkabileceÄŸini kestirmek tam da mümkün deÄŸildi. ArkadaÅŸları öldürüldüÄŸü, sakat kaldığı veya iÅŸkenceden delirdiÄŸi için Ergenekon türü gizli örgütlenmelerden adı ne altında olursa olsun daima nefret ederek yaÅŸamış ve bu yüzden 'Tiksiniyorum' baÅŸlıklı yazı yazmış bir insan olmama raÄŸmen bir gün bizim evimize de polislerin gelebileceÄŸini ve benim de götürülebileceÄŸimi oÄŸluma bir ÅŸekilde anlatmalıydım... Ama nasıl? Neden-sonuç baÄŸlantılarını kurabilmem, onun bunu kavramasını saÄŸlamanın yolu pek yoktu.
Türkiye'de ne olursa olsun hangi kurum ÅŸu anda güvensizlik verirse versin, oÄŸlumun ülkenin kurumlarına güvensizlik duyar bir ÅŸekilde büyümesine yol açmayı benim yapabilmem mümkün deÄŸildi. Askere güvenilmeyen, emniyet güçlerine karşı kuÅŸkuların oluÅŸtuÄŸu adalet mekanizmalarından yaygın bir yılgı olduÄŸu bir ortamı 7 yaşındaki bir çocuÄŸa nasıl açıklarsınız? Ya 'neden', kim sorumlu bu iÅŸten diye sorular gelmeye baÅŸlarsa ki mutlaka gelecektir. ÇocuÄŸu ülkesinden korkutmadan mantıki cevaplar verebilmem imkansızdı. Çaresizdim anlayacağınız.
Sonunda ona bir gün babasına da haksızlıklar yapılabileceÄŸinin nedenlerini anlatabilmemin mümkün olmadığına karar verdim. Sabah o konuÅŸmayı yapmaktan vazgeçtim. Yükü yine Rana'ın omuzuna bırakmış ve her ÅŸeyin her an olabileceÄŸi bu ülkede benim alınıp götürülmem durumunda oÄŸlana konuÅŸup açıklama iÅŸini ona bırakmıştım. Okulda duyabileceklerine de o hazırlayacaktı Alp'i. Kendimi korkak gibi hissettim. Baba sorumluluÄŸundan kaçıyordum. Ama bu kez suç bende deÄŸildi galiba bu kez gerçek suçlu Türkiye'ydi. Bizleri bu hale getirdi ya, yazıklar olsun.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.