AKŞAM GAZETESİ | Serdar Turgut | 2009-03-11

kategori2

Taraf gazetesi ve liberal faşizm

Marksizmin varolan düzene alternatif bir sistem olma iddiasının ortadan kalkması sol düşüncenin başına gelen en iyi şeylerden birisi...
Üzerindeki sistem ve reel-sosyalizm yükünü atan sol düşünce, çok daha özgürleşti. Yepyeni ve verimli tartışmalar açma evresine girdi.
Dünyada durum böyle. Bunun Türkiye'de de yansımaları oldu.
Türk solu içinde hayli verimli tatrtışmalar açılıyor, güncel siyasi hedefler artık önemini kaybetmiş olduğundan solcu düşünce, hayatın her alanındaki hakimiyet ilişkilerine eleştirel muhalif tavırla bakabiliyor.
Yöntem ve hangi tavrın doğru olduğu tartışması tabii ki hala daha sürüyor.
Bu bağlamda sol düşünce içinde çok ilginç bir kırılmanın 2007 yılının kasım ayında yaşandığını görüyoruz.
Taraf gazetesinin yayınlanmasıyla birlikte sol düşünce içinde hayli ilginç bir tartışma başladı.
Taraf gazetesi, solcuların doğal olarak gündemlerinde bulunması gereken devletin bazı aygıtlarına saldırmaya başlayınca solun içinde bir bölüm insan, Taraf gazetesinin yayın politikası ile bir noktaya kadar 'yol arkadaşı' olunabileceğini düşünmeye başladı.
Sol düşüncenin önemli insanı Murat Belge'nin Radikal'den ayrılıp Taraf gazetesinde yazmaya başlamasının önemi buradadır.
Bunlara karşı argüman geliştiren bir başka grup ise 'yol arkadaşları' olanların dediği 'bir noktaya kadar' lafındaki o noktanın kendileri açısından belirleyici önemde olduğunu belirttiler.
Taraf gazetesi tarafından başlatılan devlet kurumlarına karşı saldırının alt metninin o nokta tarafından belirlendiğini ve saldırının temelinde başka bir iktidar çekişmesi olduğunu, sol düşüncenin gelinen bu aşamada hiçbir iktidar çatışmasına hangi nedenle olursa olsun taraf olmamaları gerektiğini söylediler.
Tabii bu tartışmada liberalizmin nasıl ele alınması ve liberallerle solcuların ilişkileri de gündeme getirildi. 'Yol arkadaşlığı'na karşı olanlar, çok daha eleştirel tavırlar alabiliyor ama 'yol arkadaşlığı'nı savunanların da haklı olduğu yönler var.
Bu da sol düşünce içinde Taraf gazetesi yüzünden hayli belirgin bir kafa karışıklığı yaşandığını ortaya çıkardı.
(Bu yazıyı oluşturma sürecinde çok faydalanarak okuduğum Birikim dergisinin şubat sayısında bu kafa karışıklığını tespit eden önemli makaleler var. Özellikle bknz. Doğan Gürpınar 'Neo-liberal saldırı, Foucault etkisi' ve Ömer Laçiner 'Ergenekon davası ve zihniyet dünyamız').
Sol düşünce içinde belirgin bir fikir ayrılığı olmasına rağmen, liberalizmin farklı bir boyutu göz önüne alınırsa bence bu düşünce ayrılığının ortadan kaldırılması imkanı ortaya çıkacak...
Liberalizm yanlış olarak algılanıyor. Liberal düşüncenin özgürlükler hakkında söyledikleri bazı solcuların kafasını karıştırıyor ama işin bir de 'Liberal faşizm' yönü var. Bu kavram hakkında yazılmış sadece tek bir kitap bulunuyor. Jonah Goldberg'in yazdığı 'Liberal Fascism: The Secret History of American Left',  adından da anlaşılabileceği gibi Amerikan solu üzerine laf etse de edilen lafın evrensel değeri var.
Birçok insan faşizmi toplama kampları ve Nazizm ile eşdeğer tuttukları, faşizmi totaliter-otoriter ve baskıcı tutumlar toplamı olarak anlayamadıklarından, 'liberal faşizm' onlara bir oksimoron olarak gelebilir.
Ama faşizmi doğru tanımlarsak o zaman liberal görüşte faşist eğilimlerin hayli fazla olduğunu anlayabiliriz.
Liberal görüşün, 'liberal faşizm'e evrilmesi şu şekilde oluyor...
İlk önce hayatın her alanının aslında siyasi olduğu tanımı yapılır. Yani söylediğiniz her laf, iç duygularınız, dış görünümünüz, spor, ağlence ve seks temelde politiktir. Sadece alanlarda veya Parlamento'da tavır alınarak politik olunamaz. Hayatın her alanında ve detayında tavır almak gerekir.
Bu kabul edildiğinde ikinci adım olarak doğru tavrın ne olduğu tanımları da yapılmaya başlanır ve bu aşamada 'siyasi doğruculuk' (political correctness) fikri devreye girer.
Görünürde politik olmasalar da bazı tavırlar, düşünceler ve fiziksel görünümler kabul edilemez sayılabilir ve o tavırlarda israr edenler ya ıslah edilmeli ya da dışlanmalı ve ötekileştirilmelidir. 
Slavoj Zizek 'siyasi doğruculuğun korku politikasının liberal versiyonu' olduğunu söylüyor.
Bu, kurbanı tek bir gruptan oluşmayan ve toplama kampları bulunmayan bir tür faşizmdir. Türkiye'de liberal insanlarla 'yol arkadaşı' olabilmek ancak onlar gibi düşünmek, giyinmek ve konuşmakla mümkündür.
Onların kuralları da hayli katıdır. Liberalizmin faşizme meyilli versiyonu ayrıca Taraf gibi bir gazetede devletin bazı kurumlarıyla iktidar çatışmasına girildiğinde hayli tehlikeli sonuçlar da doğurabilir.
Onlarla bir noktaya kadar 'yol arkadaşı' olmanın doğru olduğunu savunan ve de olan Marksistler en azından onlar kadar siyaseten doğrucu olmaya mecbur gibi geliyor bana. Öyle olmasalar zaten bir arada barınamazlardı.
Örneğin; gazetede yazmaya başlaması sol düşünce açısından hayli anlamlı olan Murat Belge zaten siyaseten doğrucu tavırları benimseyebileceğinin işaretini Radikal gazetesinden ayrılış gerekçesini anlatırken belli etmiştir.
Belge o dönemde kendisinden çok farklı düşünen insanlarla aynı gazetede çalışmak istemediğini söylemiş. Bu da birçok yorumcuya hayli anti-demokratik bir tavır olarak gelmişti.
O 'yol arkadaşlığı'nın kısa bir süre sonra büyük problemler yaşamaya başlaması ve 'bir noktaya kadar' diye tanımlanan fikirdeki o noktanın beklenilenden çok daha çabuk geleceği bellidir.
O güne kadar 'yol arkadaşlığı'nın doğru olduğunu söyleyen solcular ile her türlü iktidar mücadelesinin dışında kalmanın doğru olduğunu savunan solcular birbirleriyle diyaloğu koparmadan eleştirel ve edebi muhalif tavırda kalabilmeli, sol düşüncenin özgürlüğünü savunmalılar. Çünkü gün gelecek 'liberal faşizm'e karşı da solcuların direnmesi gerekecek. Direnme gününe kadar teorik altyapıyı da verimli teorik tartışma yoluyla hazırlayabileceğiz.
Son dönemde solcu düşünce içinde 'Foucault'çuluk hayli önem kazanmaya başladı. Bu da çok doğal, çünkü Foucault hayatın her alanında hakimiyet ve iktidar ilişkilerini çözümlemeye ve çözmeye imkan tanıyan teorik silahları insanın eline veriyor.
'Liberal faşizm'e en etkili karşı çıkışı da 'Foucault'çu solcu düşünce yapabilir.  Ancak onların düşüncesi 'liberal faşizm'in ve Taraf gazetesinin alt metinlerini görüp çözümleme imkanını veriyor bize..