AKŞAM GAZETESİ | GUNCEL | 12 MART 2009, PERŞEMBE
Ergenekon soruşturması kapsamında emekli albay Mehmet Ülger gözatına alındı. Mehmet Ülger Malatya'da Zirve Cinayeti işlendiği sırada Malatla İl Jandarma Alay komutanıydı.

ANKARA - Zirve Yayınevi katliamı ile ilgili olarak dönemin Malatya Jandarma Alay komutanı emekli Kurmay Albay Mehmet Ülger gözaltına alındı.
''Ergenekon'' soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısının talimatı üzerine, hakkında ''yakalama'' kararı bulunan emekli Albay Mehmet Ülger'in evine sabah saatlerinde gelen, Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube ekipleri Ülgelerin evinde de arama yaparak bazı evraklara ve bilgisayarına el koydu.
İstanbul'a gönderileceği öğrenilen Mehmet Ülger, Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Ankara Adalet Sarayı'na getirildi. Adli Tıp Kurumu'nda sağlık kontrolünden geçirilen Ülger, yeniden Ankara Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Burada işlemleri yapılan Mehmet Ülger daha sonra havayolu ile İstanbul'a getirildi. Ülger İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne getirildi.
BİR UZMAN ÇAVUŞ GÖZALTINA ALINDI
''Ergenekon'' soruşturması kapsamında Diyarbakır'da bir uzman çavuşun gözaltına alındığı bildirildi.
Edinilen bilgiye göre, bir süre önce Malatya'dan Diyarbakır'a tayinle gelen Diyarbakır İl Jandarma Alay Komutanlığı istihbarat biriminde görevli uzman çavuş Mehmet Çolak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla gözaltına alındı. Sağlık kontrolleri yapılan Mehmet Çolak'ın İstanbula getirilerek Terörle Mücadele Şubesine teslim edileceği belirtildi.
ADI İHBAR MEKTUBUYLA GÜNDEME GELDİ
Malatya'da yaşayan Ali A. isimli ihbarcının iki yıl önce savcılığa gönderdiği mektupta, katliamın arkasında Malatya İl Jandarma Alay Komutanı Kurmay Albay Mehmet Ülger'in yönlendirmeleriyle, Malatya İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Ruhi Babat olduğu iddia edildi. (Üniversite kayıtlarında Ruhi Babat'ın adı Ruhi Abat olarak geçiyor) Ruhi Babat'ın üniversitede misyonerlikle ilgili tez hazırladığı da biliniyor.
Ruhi Babat'ın olaydan önce yaklaşık 4-5 aydır Mehmet Ülger ile beraber çalıştığı ileri sürülen mektupta, Ruhi Babat'ı, alay komutanı Mehmet Ülger ile irtibata geçiren kişinin ise, üniversite karakol komutanı Halil İşler olduğu ileri sürüldü.
Daha sonra alay komutanıyla irtibatı "Şeyhmuz" kod adlı Mehmet Çolak isimli şahsın sağladığı belirtilen ihbar mektubunda, olay öncesinde ve sonrasında bu çalışmaların yoğunluk kazandığı, telefon konuşmalarında ne kadar dikkatli olsalar da geriye dönük yapılacak bir araştırmada bu irtibatın bulunacağı iddia ediliyor.
Ayrıca olay öncesi ve sonrasında Malatya MHP Meclis üyesi Ruhi Polat isimli şahısla da çok sıkı bir irtibatın olduğu belirtilen mektupta ihbarcı hem Ruhi Polat'ın hem de Mehmet Çolak'ın cep telefonlarını savcılığa bildiriliyor.
İHBARCI ÖLDÜRÜLECEĞİNDEN KORKTUĞUNU DA SÖYLÜYOR
Daha fazla bilgiyi vermesi durumunda deşifre olup öldürülebileceğini belirten ihbarcı, Türkiye'nin daha büyük komplolarla karşı karşıya kalmaması adına savcılıktan bunların açığa çıkarılmasını talep ediyor.
İLAHİYATÇIDAN DAHA FAZLASI
Misyoner katliamından sonra, azmettirici olduğu iddiaları ortaya atılan Ruhi Babat’ın telefon görüşme kayıtlarında Malatya İl Jandarma Alay Komutanlığı’nı ve burada görevli askeri personeli yüzlerce kez arandığı tespit edildi.
Kayıtlara göre Abat, cinayet işlendiği dönemde Malatya İl Jandarma Alay Komutanlığı adresinde görünen telefonlarla 200’ü aşkın görüşme yaptı. O dönemde de Mehmet Ülger Malatya İl Jandarma Alay Komutanlığı görevini yürütüyordu. Ruhi Babat’ın ayrıca Malatya Jandarma İstihbarat Daire Başkanlığı’na kayıtlı telefonlarla ve Adem Türk, Mehmet Çolak, Haydar Yeşil isimli jandarmalarla çok sayıda görüşme yaptığı belirlendi. Bazı polislerle de sık görüştüğü belirlenen Abat’ın özellikle Mehmet Çolak isimli uzman çavuşla yaptığı görüşmelerin dikkat çekici olduğu belirtildi. Abat’ın ayrıca Başbakanlık İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı’na kayıtlı bir telefonla da çok sayıda görüşme yaptığı ileri sürülüyor.
ZİRVENİN KİLİDİ ÇÖZÜLÜYOR MU?
Ergenekon soruşturması kapsamında Diyarbakır’da tutuklanan öğretim görevlisi Abdurrahim Doğru verdiği ifadede, gönderilen ihbar mektubunda adı geçen askerlerden Mehmet Çolak’la ilişkisi olduğu olduğunu inkar etmedi.
3 KİŞİ ÖLMÜŞTÜ
Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske (46), Necati Aydın (35) ve Uğur Yüksel boğazları kesilerek öldürülmüş, polis, zanlılardan S.G. (20), C.Ö. (20), H.Ç. (19) ve A.Y'yi (19) olay yerinde yakalamıştı. Olaydan sonra üçüncü katın penceresinden kaçmak isterken düşerek yaralanan E.G, kaldırıldığı Turgut Özal Tıp Merkezi'nde tedavi altına alınmıştı. Emniyet Müdürlüğünde ifadeleri tamamlanan diğer dört zanlı, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştı.